Ana içeriğe geç
Sözlük

mucize ile cümle

mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.A divy veliké činil Bůh skrze ruce Pavlovy,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Allah melakukan keajaiban-keajaiban yang luar biasa melalui Paulus
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.A nie lada cuda czynił Bóg przez ręce Pawłowe;
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Dio intanto operava prodigi non comuni per opera di Paolo
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Dios hacía milagros extraordinarios por medio de las manos de Pablo
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Ðức Chúa Trời lại dùng tay Phao-lô làm các phép lạ khác thường,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Ðức_Chúa_Trời lại dùng tay Phao-lô làm các phép lạ khác_thường ,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.E Deus pelas mãos de Paulo fazia milagres extraordinários,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.És nem közönséges csodákat cselekszik vala az Isten Pál keze által:
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Et Dieu faisait des miracles extraordinaires par les mains de Paul,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.God deed door de handen van Paulus buitengewoon grote dingen.
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.In ne male čudeže je delal Bog po rokah Pavlovih;
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Ja Jumala teki ylen voimallisia tekoja Paavalin kätten kautta,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.하나님이 바울의 손으로 희한한 능을 행하게 하시니
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Och Gud gjorde genom Paulus kraftgärningar av icke vanligt slag.
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Og Gud gjorde usædvanlige kraftige Gerninger ved Paulus's Hænder,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Og usedvanlige kraftgjerninger gjorde Gud ved Paulus' hender,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Και ο Θεος εκαμνε δια των χειρων του Παυλου θαυματα μεγαλα,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.Бог же творил немало чудес руками Павла,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.І не малі чудеса робив Бог руками Павловими,
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.וגבורות גדלות עשה האלהים על ידי פולוס׃
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.‎وكان الله يصنع على يدي بولس قوات غير المعتادة‎.
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.神 藉 保 羅 的 手 、 行 了 些 非 常 的 奇 事
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.神藉 保羅 的 手 、 行了 些 非常 的 奇事
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.테크노 고고학은 과거를 파헤쳐서 그럴만한 이유들 때문에 일어난적이 없는 과거의 경이로운 것들을 찾는 일입니다.
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.Techno-Archeologia to poszukiwanie zjawisk, które nigdy się nie wydarzyły - - zazwyczaj ze słusznych powodów.
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.Tecnoarqueologia é escavar e encontrar milagres do passado que nunca aconteceram, normalmente por boas razões.
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.הטכנו-ארכיאולוגיה חופרת בעבר ומוצאת ניסים שכלל לא התרחשו-- ובדרך כלל מסיבות טובות.
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.علم الآثارالتكنولوجي يعود مرة أخرى ، ويكشف عن معجزات سابقة لم تحدث أبدا -- عادة ما يكون لسبب وجيه.
Tekno-arkeoloji kazıya kazıya hiç gerçekleşmemiş geçmiş mucizeleri buluyor -- çoğunlukla iyi bir nedenle.掘り起こす試みです 飛行船のツェッペリン号は ツェッペリンのカタログにあったもので
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Esperamos que no, o tal vez sólo esperamos hacer de los milagros algo más común.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.저희는 그게 기적이 아니길 바랍니다. 만약에 기적이라면 그런 기적이 더 자주 생기기 바랍니다.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Mamy nadzieję, że nie, a przynajmniej mamy nadzieję sprawić, by cuda takie zdarzały się nieco częściej.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Noi sperăm că nu, sau sperăm să facem miracolele puțin mai comune.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.On espère que non, ou peut-être espérons nous simplement rendre les miracles un peu plus communs.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Speriamo di no, o magari speriamo di rendere i miracoli un po' più frequenti.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.We hopen het niet, of misschien hopen we wonderen wat gewoner te maken.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Wir hoffen nicht, oder vielleicht hoffen wir, Wunder ein bisschen alltäglicher zu machen.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Мы надеемся, что нет, или мы просто хотим сделать чудеса чем-то чуть более обычным.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.Надяваме се, че не, или може би просто се надяваме да направим чудесата малко по-обичайни.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.אנו מקווים שלא, או אולי רק מקווים להפוך את הנסים למעט יותר שגרתיים.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.نتمنى ألا تكون كذلك، أو ربما نتمنى أن نجعل المعجزات أكثر حدوثًا.
Umarız değildir, ya da en azından mucizeleri biraz daha sık yaşanır yapmak istiyoruz.よくある奇跡となることを願います どうもありがとうございました
Umduğum mucize gerçekleşti.A csoda, amiben reménykedtem.
Umduğum mucize gerçekleşti.Le miracle que j'espérais.
Umduğum mucize gerçekleşti.Το θαύμα που έλεγα.
Umduğum mucize gerçekleşti.المعجزة التي حدثك عنها
-Umudun ve mucizenin ışığı olan bu sihirli köprüden sonra...¿Hay alguien más, como cubierto de astillas, como?
-Umudun ve mucizenin ışığı olan bu sihirli köprüden sonra...이 마법의 다리만 희망과 기적의 다리야
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Det är en mirakeldrog som ger längre liv.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Det er et mirakelmiddel, der forlænger livet.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Es una droga milagrosa que alarga la vida.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.É um medicamento milagroso, que nos proporciona longevidade.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.È un medicinale miracoloso, da cui si ottiene longevità.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Se on ikää pidentävä ihmelääke.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.To cudowny lek na długowieczność.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Ένα θαυματουργό φάρμακο που δίνει μακροζωία.
Uzun ömür veren mucizevi bir ilaç.Это чудодейственное средство, дающее долголетие.
Ve bir mucize meyvesi, aşina değilseniz, doğal bir malzeme ve özel bir niteliğe sahip.A miracle berry, pokud ji neznáte, je přírodní ingredience, která obsahuje speciální látku.
Ve bir mucize meyvesi, aşina değilseniz, doğal bir malzeme ve özel bir niteliğe sahip.A zázračná bobuľa, pokiaľ ju nepoznáte, je prírodná ingrediencia, ktorá má špeciálnu vlastnosť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod