Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Mert több vala negyven esztendõsnél az az ember, kin a gyógyításnak ez a csodája lett vala.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Orang yang mengalami kesembuhan yang ajaib itu sudah lebih dari empat puluh tahun umurnya
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.pois tinha mais de quarenta anos o homem em quem se operara esta cura milagrosa.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.pues el hombre en quien había sido hecho este milagro de sanidad tenía más de cuarenta años
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Sillä sivu neljänkymmenen oli jo vuosiltaan se mies, jossa tämä parantumisen ihme oli tapahtunut.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Thi den Mand, på hvem dette Helbredelsestegn var sket, var mere end fyrretyve År gammel.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Vả , người đã nhờ phép lạ cho được chữa bịnh đó , là người đã hơn bốn mươi tuổi .
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Vả, người đã nhờ phép lạ cho được chữa bịnh đó, là người đã hơn bốn mươi tuổi.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Επειδη ο ανθρωπος, εις τον οποιον εγεινε το θαυμα τουτο της θεραπειας, ητο περισσοτερον των τεσσαρακοντα ετων.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Було бо більш сорока років чоловікові тому, на котрому стада ся ся ознака сцїлення.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.Ибо лет более сорока было тому человеку, над которым сделалось сие чудо исцеления.
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.כי בן ארבעים שנה ומעלה היה האיש ההוא אשר נעשה עמו אות הרפואה הזאת׃
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.لان الانسان الذي صارت فيه آية الشفاء هذه كان له اكثر من اربعين سنة
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.原 來 藉 著 神 蹟 醫 好 的 那 人 、 有 四 十 多 歲 了
Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.原 來 藉著 神蹟醫 好 的 那人 、 有 四十多 歲了
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostałem dar w postaci cudu, który polegał na tym, że nie zginąłem tamtego dnia.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostal jsem ten zázračný dar, že jsem toho dne neumřel.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Dostal som do daru zázrak, to že som v ten deň neumrel.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Egy csodát kaptam ajándékba, hogy aznap nem haltam meg.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Foi-me dado o milagre de não ter morrido naquele dia.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Ik heb het wonder ontvangen, om die dag niet te sterven.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Jag gavs den mirakulösa gåvan av att inte dö den dagen.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Jeg fik gaven i form af et mirakel, ved ikke at dø den dag.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.저는 그날 죽지 않는 기적의 선물을 받았습니다.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mi è stato dato un miracolo in regalo, quello di non morire quel giorno.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mir wurde das Wunder zuteil, an diesem Tag nicht zu sterben.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Mi s-a oferit șansa, un miracol, de a nu muri în acea zi.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.On m'a fait cadeau d'un miracle, de ne pas mourir ce jour-là.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Podarjen mi je bil čudež, da tistega dne nisem umrl.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Saya diberikan anugerah karena tidak meninggal pada hari itu.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Se me concedió un milagro, de no morir ese día.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Tôi đã được trao tặng 1 món quà kỳ diệu, là không phải chết ngày hôm đó.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Μου δόθηκε το δώρο ενός θαύματος, να μην πεθάνω εκείνη την ημέρα.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Бях дарен с чудото, да не умра през този ден.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Мені було дано чудесний дар пережити той день.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.Мне был дан чудесный дар пережить тот день.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.אני קיבלתי מתנה בנס, שלא מתתי באותו יום.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.اعطيت معجزة، النجاة من الموت في ذلك اليوم.
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.奇跡を授かりました そして 未来に立ち会える
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.예수께서 가라사대 금하지 말라 내 이름을 의탁하여 능한 일을 행하고 즉시로 나를 비방할 자가 없느니라
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.Иисус сказал: не запрещайте ему, ибо никто, сотворивший чудо именем Моим, не может вскоре злословить Меня.
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.Ісусже рече: Не бороніть йому, нема бо такого, що зробить чудо в імя моє, і зможе скоро злословити мене.
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.ויאמר ישוע אל תכלאהו כי אין איש עשה גבורה בשמי ויוכל במהרה לדבר בי רעה׃
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.فقال يسوع لا تمنعوه. لانه ليس احد يصنع قوة باسمي ويستطيع سريعا ان يقول علي شرا.
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.耶 穌 說 、 不 要 禁 止 他 . 因 為 沒 有 人 奉 我 名 行 異 能 、 反 倒 輕 易 毀 謗 我
‹‹Ona engel olmayın!›› dedi İsa. ‹‹Çünkü benim adımla mucize yapıp da ardından beni kötüleyecek kimse yoktur.耶穌說 、 不 要 禁止 他 . 因 為沒 有 人 奉 我 名行 異能 、 反倒 輕易毀謗我
Ona göre bir şeylere atılmaktan çok korkuyorum ve bir mucize bekliyorum.Azt mondja... ...túlságosan félek cselekedni, és hogy valamilyen bűvös megoldást keresek, ami valószerűtlen.
Ona göre bir şeylere atılmaktan çok korkuyorum ve bir mucize bekliyorum.Spune că mi-e prea frică să iau măsuri şi că aştept o soluţie magică, ceea ce e ireal.
Ona göre bir şeylere atılmaktan çok korkuyorum ve bir mucize bekliyorum.قال ... أني خائفة من أن أفعل شيئا وأني أبحث عن حل سحري و هو غير واقعي
Onu ameliyat edeceğim bu bir mucize anneAlles vorbereiten zur Operation! Es ist ein Wunder! Mama!
Onu ameliyat edeceğim bu bir mucize anneJe vais opérer c'est un miracle! Maman! J'ai vu comment tu as fleuri dans la tristesse
Onu ameliyat edeceğim bu bir mucize anneΘα εγχειρίσω. Αυτό είναι θαύμα! Μητέρα!
Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Câu chuyện về nó đã lan truyền tới mọi ngóc ngách.
Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Qui a opéré tant de miracles, dont les mots résonnaient partout.
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.A nemohol tam učiniť nijaký div, krome čo na niekoľkých chorých vzložil ruky a uzdravil ich.
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.E não podia fazer ali nenhum milagre, a não ser curar alguns poucos enfermos, impondo-lhes as mãos.
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.E non vi potè operare nessun prodigio, ma solo impose le mani a pochi ammalati e li guarì
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.Il ne put faire là aucun miracle, si ce n`est qu`il imposa les mains à quelques malades et les guérit.
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.I nemohl tu znamení žádného učiniti, jediné málo nemocných, vzkládaje na ně ruce, uzdravil.
Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.I nie mógł tam uczynić żadnego cudu, oprócz iż niektóre chore, wkładając na nie ręce, uzdrowił.