Hepsi elçi mi? Hepsi peygamber mi? Hepsi öğretmen mi? Hepsi mucize yapar mı?豈 都 是 使徒麼.豈都 是 先知麼 . 豈都 是 教師麼 . 豈都 是 行 異能 的 麼
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Cred că nu-i voie mai mult de o minune pe clădire.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Acho que só pode haver um milagre por edifício.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Asi je povolený len jeden zázrak na budovu.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Asi můžete mít jen jeden zázrak na budovu.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Chyba chodzi o to, że można mieć tylko jeden cud na budynek.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Ich nehme an, dass man nur ein Wunder pro Gebäude haben kann.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Ik vermoed dat je slechts één mirakel per gebouw mag hebben.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Ilmeisesti rakennuksessa voi olla vain yksi ihme.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Immagino si possa avere un solo un miracolo per edificio.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Jeg tror man kun kan have et mirakel per bygning.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.J'imagine qu'on a droit qu'à un miracle par building.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Kan kanske bara får ha ett mirakel per byggnad, tänker jag.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.빌딩마다 하나의 기적만 볼 수 있을 듯 하죠.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Parece que sólo pueden tener un milagro por edificio.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Tôi đoán mỗi tòa nhà chỉ có được một phép màu thôi.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Ugibam, da imaš lahko le en čudež na zgradbo.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Úgy tünik épületenként csak egy csoda lehet.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Φαντάζομαι ότι μπορείς να έχεις μόνο ένα θαύμα ανά κτίριο.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Явно дават само по едно чудо на сграда.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.Я думаю, одного чуда на здание вполне достаточно.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.אני מניח שאפשר שיהיה רק נס אחד לכל בניין.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.أعتقد أنك لا يمكنك أن تمتلك اكثر من معجزة واحدة في كل مبنى.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.(笑い)
Herkes diyor. O Şili'de ekonomik bir mucize yarattı.Toda a gente diz que ele fez um "milagre económico" no Chile.
Herkes diyor. O Şili'de ekonomik bir mucize yarattı.Všetci hovoria, že dosiahol v Čile ekonomický zázrak.
Herkes diyor. O Şili'de ekonomik bir mucize yarattı.Той прокара икономическо чудо в Чили.
Her şeyin planladığı gibi ilerlemesi oyun sektöründe bir mucizedir.In der Spieleindustrie ist es wirklich ein wundersamer Zufall, wenn alles nach Plan läuft.
Her şeyin planladığı gibi ilerlemesi oyun sektöründe bir mucizedir.모든 것들이 계획대로 진행된다는 것은 게임업계에서는 유례를 찾아보기 힘든 일입니다
Her şeyin planladığı gibi ilerlemesi oyun sektöründe bir mucizedir.La création d'un jeu vidéo qui se déroule comme prévu est vraiment un événement exceptionnel.
Her şeyin planladığı gibi ilerlemesi oyun sektöründe bir mucizedir.To prawdziwy cud, gdy w branży gier komputerowych wszystko postępuje zgodnie z planem.
Her şeyin planladığı gibi ilerlemesi oyun sektöründe bir mucizedir.V rámci herního průmyslu je to opravdu zázrak, když jde všechno podle plánu.
Honma Jotaro mucizevi bir ameliyatla hayatımı kurtardı.Honma Jotaro a performe une operation miraculeuse qui a sauve ma vie.
Honma Jotaro mucizevi bir ameliyatla hayatımı kurtardı.Honma Jotaro melakukan operasi ajaib yang berhasil menyelamatkan nyawaku.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.A fost un miracol ca am ajus pana la proba asta.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Att passera första steget, var ett mirakel för mig.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Avere passato la prima parte, è stato un miracolo per me.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.C'est déjà un miracle que j'ai réussi à passer la première étape.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Die erste Hürde zu nehmen, war solch ein Wunder für mich.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Het halen van de eerste stap, was een wonder voor mij
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.일단 게 뽑현 거 저도 싱기해요.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Lulus tes penerimaan pertama, adalah suatu keajaiban bagiku.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Przejście pierwszego stopnia było dla mnie cudem.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.To, že som prešla prvým kolom bol pre mňa zázrak.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Vượt qua vòng đầu tiên là một phép màu với em.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Το να περάσω την πρώτη φάση για μένα ήταν θαύμα.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Преодолеть первое препятствие было для меня чудом.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.Преодоляването на първото препятствие е чудо за мен.
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.רק לעבור את השלב הראשוני, היה נס בשבילי
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.النجاح من الخطوة الأولى ، كان معجزة بالنسبة لي
İlk aşamayı geçmek, benim için bir mucizeydi.だから実は 凄く感謝しています
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.De eerste reden zijn de mensen ter plekke, die manieren vinden om wonderen te verrichten door hun inzet.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.Den første grund er folkene på jorden, der finder måder at skabe mirakler på på grund af deres engagement.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.Der erste Grund sind die Menschen vor Ort, die es schaffen durch ihren Einsatz, Wunder möglich zu machen.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.첫번째 이유는 기적을 창조하는 방법을 찾는 사람들은 그들의 전념 때문입니다.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.La prima sono le persone sul campo, che sono in grado di compiere miracoli grazie alla loro dedizione.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.La primera de ellas es la gente en el campo que encuentra la forma de crear milagros gracias a su compromiso.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.Lý do đầu tiên là những người trên mặt đất mà cố gắng tìm ra cách để tạo ra phép màu bởi sự cống hiến của họ.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.Pertama adalah orang-orang di lapangan yang menemukan berbagai cara membuat keajaiban karena komitmen mereka.
İlk sebep yeryüzündeki insanlar mucize yaratabiliyorlar yapılan işe bağlanarak.Po pierwsze, są na świecie ludzie, którzy potrafią zdziałać cuda swoim poświęceniem.