mucize ile cümle
mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kur'an neden mucizedir? gibi soruları cevaplandırıyor.Where is the miracle, then, you fools?
Ufacık bir mucizeyle bu kadar büyük oyunculuk sergilemeleri olağanüstü," dedi.It's rare to see a game this beautiful with such detailed unit movements."
Ayrıca Wooden Wonder (Ahşap Mucize) ve Timber Terror (Dehşet Kereste) gibi lakapları vardır.There are also important woods like the "Mara" (mahogany).
Orada mucizevî bir uykuya dalarlar.It has Schläfli symbol {3,5,3}.
O mucize de gerçekleşiverir.Then the miracle happens.
Kendisinin ve eşinin yaşlı olduğu bir zamanda mucizevi bir şekilde oğlu olur.He and others are imprisoned until he miraculously names the murderer.
"Bizim için bu bir mucize"."A Day for a Miracle".
Son Giden Şarkıcı Çocuk Özgürlük Mucize?Her younger cousin is singer Marteen.
Ancak birkaç dakika sonra Filumena mucizevi bir şekilde iyileşiverir.After a few days Vince miraculously recovers from his amnesia.
İsa, Meryem’in oğlu ve Tanrı’nın gücüyle mucizevi doğumu itibarıyla Tanrı’nın Oğlu’dur.Jesus, son of Mary, announced you."
Mucize göstermesi beklenmektedir.He wishes for a miracle to happen.
Resul: Mucizesi ve kitabı olan peygamber.Muhammad and the People of the Book.
Onları içine düştükleri dar boğazdan kurtaracak bir mucize gereklidir.He will therefore be denied a victory in the encounter.
Ortama uyum sağlaması mucize olurdu.It's important to keep the wonder alive.
Bu anlayışa göre mucize gibi olaylar yoktur.To a perfect understanding nothing would appear miraculous.
Kehanet ve mucizeleri belirli olguların doğal belirtileri olarak izah etti.Omens and portents, he believed, are the natural symptoms of certain occurrences.
İsa'nın mucizeleri, Hristiyan ve İslam kaynaklarında İsa'ya atfedilen doğaüstü yeteneklerdir.The miracles of Jesus are the supernatural deeds attributed to Jesus in Christian and Islamic texts.
Her zaman çalıştı, hayal etti ve kendi mucizesini yarattı.He played, produced, and mixed everything himself.
Mucizeler gerçekliği İslam ilahiyatında tartışmalı konulardandır.Religious pluralism is a controversial subject in Islam.
Kozmik mucizeler SETI'yle alakalandırılabilir.Cosmic miracles are something which can be related to SETl.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.So, Brazil's ethanol miracle, I'm really afraid, is not enough.
Ve deneme yanılma yoluyla mucizeler yaratan sadece bu biyolojik sistemler değil.And it's not just biological systems that produce miracles through trial and error.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor."Then a miracle occurs.
Bir mucize oluyor diyebilirsiniz. Ama bu hiçbir şeyi açıklamaz. Ortaya attığı bir fikir yok.You can say a miracle occurs, it's just that it doesn't explain anything or offer anything.
Herhalde bir binada en fazla bir mucize olabiliyor.I guess you can only have one miracle per building.
Bu şimdi gerçekten Meryem mucizesi mi, yoksa Marge mucizesi mi?So is it really a miracle of Mary, or is it a miracle of Marge?
Bizler mucize değiliz, tamam mı?We're not a miracle, okay?
Mucizevi bir şekilde bir dönüşüm geçirdiğini göreceğiz.You'll notice how he is transforming miraculously.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.I think that this is a kind of miracle.
Aslında işimiz Dünya'da bir mucize gerçekleştirmekYou could say that really we're in the business of creating a miracle here on Earth.
Mucize gibiydi.It just vanished. It felt like a miracle.
Bu tabii ki bilişsel semptomlar ya da baş ağrıları için mucize bir tedavi değildi.Now it wasn't a miracle cure for the headaches or the cognitive symptoms.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.To me, that's the real natural wonder.
Bu bir mucize olarak görüldü.It was seen as a miracle.
Diyor ki, "Mucizevi."He said, "Miraculous."
O gün ölmemekle, bir mucizeyle ödüllendirildim.I was given the gift of a miracle, of not dying that day.
Ram Dass'ın, " Sevgi Mucizesi" ni yazarken ne dediğini hatırlıyorum.You remember what Ram Dass said that when he wrote *The Miracle of Love*
Çeşit çeşit mucizeler. İşte " Şimdi Burada Olun" u yazarken de aynı şeyleri hissediyordu.Of one kind or another, and he felt that when he wrote *Be Here Now* also.
Kolu bir kere çevirin, iki kere, iki kere, mucizeler ortaya çıkıyor.Now you turn the crank once, twice: twice, marvels come out.
Telsiz bağlantısını tamamen kaybettik mi? Mucizeyi başardım.Have we lost complete radio contact?
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.It's a tablet, a simple tablet, and when I take it with water, it does miracles.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.It's miraculous, and part of the explanation is this ability to circle around sacred values.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.That's the economic miracle of modern electrometallurgy.
Bu şarkıda bir hata yapmamam bir mucizeydi.It's a miracle I didn't make any mistakes on that song.
Bu bir mucizeydi.This was a miracle.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.We can create miracles, collectively, in our lifetime.
İneğe yaklaş, terliklerini bavuluna koy, duvarı görme, soruları yaşa, mucizeler topla.Approach the cow, pack your flipflops, don't see the wall, live the questions, harvest miracles.
Bu bir mucizeydi. Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.Some North Koreans in China seek asylum in foreign embassies.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.And so, we need energy miracles.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Now, when I use the term "miracle," I don't mean something that's impossible.
Mikroişlemci bir mucize.The microprocessor is a miracle.
Kişisel bilgisayar bir mucize.The personal computer is a miracle.
İnternet ve sağladığı hizmetler hep mucize.The Internet and its services are a miracle.
İnsanlar birçok mucizenin yaratılmasına katkıda bulundu.So, the people here have participated in the creation of many miracles.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Usually, we don't have a deadline, where you have to get the miracle by a certain date.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Usually, you just kind of stand by, and some come along, some don't.
Eğer %100 bağımlıysanız bu kesintili enerji kaynağına, o zaman mucizevi bir pile ihtiyacınız var.If you're counting on it for 100 percent, you need an incredible miracle battery.
'Bakın bir mucize!'See a miracle!
Annesi ve babası bir mucize bekliyorlardı.The parents were looking for a miracle.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Miracles are just events that are extremely improbable.