Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mi padre era un pastor Baptista, y creía en los milagros, y que la voluntad de Dios se ocuparía de ello.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mój ojciec był pastorem Kościoła Baptystów i wierzył w cuda, i w to, że wola Boża się tym zajmie.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mon père était un prêtre baptiste, et il croyait aux miracles, et que la volonté de Dieu allait s'en occuper.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.O meu pai era um pastor batista e acreditava em milagres, e que Deus trataria disso.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мій батько був баптистським священиком, він вірив в дива і покладався на волю Божу.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мой отец был баптистским священником, он верил в чудеса, и что Бог обо всем позаботится.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.אבא שלי היה כומר בפטיסטי, והוא האמין בניסים, ושבעזרת השם הכל יבוא על מקומו בשלום.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.والدي كان كاهن وكان يؤمن بالمعجزات وان الله سيتولي امره
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.そして、神の意思で全てがうまくいくと。 しかし勿論、それから6か月後に二人とも結局死んでしまいました。
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Apa kamu lihat aku bisa membuat keajaiban?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Cậu nhìn tôi xem, cậu nghĩ tôi có thể hóa phép sao?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Crezi ca pot face miracole?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Denk je dat ik wonderen kan verrichten.
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Denkst du ich kann Wunder bewirken?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?나보고 기적을 일으키라는거냐?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Máš pocit, že viem robiť zázraky?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Mi guardi e pensi che possa fare miracoli?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Patrząc na mnie myślisz,że czynię cuda?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Ser du på mig, og tror at jeg kan skabe mirakler?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Tittar du på mig och tror att jag kan uträtta mirakel?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Tu penses que je fais des miracles?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Με κοιτάς και νομίζεις ότι μπορώ να δημιουργήσω θαύματα;
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Мислиш ли, че мога да правя невъзможни неща?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Ты смотришь на меня и думаешь, что я могу творить чудеса?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana??את חושבת שאני יכול ליצור ניסים
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?هل تنظرين الي وتعتقدين اني ساصنع المعجزات ؟
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?俺は神じゃない!
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.For mig, det er det virkelig naturlige vidunder.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Für mich ist das das wahre natürliche Wunder.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Jest to, dla mnie, cud natury.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.이것이야 말로 자연의 신비입니다.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Para mí, esa es la verdadera maravilla natural.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Pentru mine, asta e adevarata minune a naturii.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Per me, questa è la vera meraviglia della natura.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Pour moi, c'est cela la merveille de la nature.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Với tôi, đó thực sự là một kỳ quan tự nhiên.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Voor mij is dat het echte wonder der natuur.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Για μένα, αυτό είναι το πραγματικό φυσικό θαύμα.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.Для меня, это настоящее чудо природы.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.За мен, това е истинското природно чудо.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.בעיני, זהו הפלא הטבעי האמיתי.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.بالنسبة لي, هذه تعتبر المعجزة الطبيعية الحقيقة.
Bana göre, gerçek doğal mucize budur.その大きなコンテクストで捉えて
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.Credo che questo sia una specie di miracolo.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.Creo que esto es una especie de milagro.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.la chose ordinaire. Je pense qu'il s'agit d'une sorte de miracle.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.شيء عادي. وأعتقد أن هذا نوع من المعجزة.
Beklediğim mucize gerçekleşmedi.A csoda, amiben reménykedtem, nem következett be. És ez a fajta csoda a közeljövőben nem is fog megtörténni.
Beklediğim mucize gerçekleşmedi.Le miracle que j'espérais n'a pas eu lieu.
Beklediğim mucize gerçekleşmedi.Το θαύμα που σκεφτόμουν ... δεν πραγματοποιήθηκε.
Beklediğim mucize gerçekleşmedi.المعجزة التي تمنيتها...لم تحدث
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.Acho que uma das coisas em que a religião acertou foi no uso da maravilha visual para transmitir uma mensagem.
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.Credo che una delle cose giuste della religione fosse l'uso della meraviglia visiva per mandare un messaggio.
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.저는 여러 종교들이 올바른 선택을 한 것 중 하나가 바로 메세지를 전달하기 위해
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.Myślę, że jedną z rzeczy, w której celowały religie, jest stosowanie wizualnych zagadek do przekazu treści.
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.Мені здається, що релігія є прикладом вдалого застосування візуального дива для поширення своїх ідей.
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.По моему мнению, религия очень умело использует визуальные чудеса для пропаганды своих ценностей.
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.אני חושבת שאחד הדברים שהדתות הבינו נכון הוא השימוש בהשתאות ויזואלית
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.اعتقد ان هذا واحد من الاشياء التي تحتويها الاديان كان استخدام التساؤل التصوري
Bence dinlerin doğru anladığı şeylerden biri de görsel mucizelerin mesaj vermek için kullanılmasıdır.メッセージを伝えるのに 視覚的な驚きを 利用することですが