Ana içeriğe geç
Sözlük

mucize ile cümle

mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Ho detto: "Chris, ci vorrebbe un miracolo."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.I-am zis "Chris, asta ar fi o minune"
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Ich sagte: "Chris, das braucht ein Wunder."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Ik zei: "Chris, daarvoor is een wonder nodig."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Jag sa " Chris, det skulle kräva ett mirakel. "
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.J'ai répondu : "Chris, il faudrait un miracle."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.제가 "크리스, 그건 기적이 필요한 일인데요." 라고 했더니
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Le dije, "Chris, eso necesitará un milagro".
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Powiedziałem: "Chris, do tego potrzeba by cudu".
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Řekl jsem: "Chrisi, na to by byl potřeba zázrak."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Saya katakan, "Chris, untuk itu dibutuhkan keajaiban."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Tôi đã nói, "Chris, chuyện đó cần một phép lạ."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Του είπα, "Κρις, θα χρειαζόταν ένα θαύμα για να γίνει αυτό."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Отговорих "Крис, това би било чудо."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Я відповів: "Кріс, мало б статися диво".
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.Я сказал: "Крис, нужно совершить чудо, чтобы это получилось".
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.עניתי, "כריס, בשביל זה צריך נס."
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.قلت: يا كريس ذلك سيتطلب معجزة.
Ben de "Chris, bunun için bir mucize gerek." dedim.「君の救世主願望を生かす いい機会じゃないか」
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Bagi saya ini adalah keajaiban <em>Agile</em> yang terbukti.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Für mich ist das der Beweis eines agilen Wunders.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.저에게는 보증된 애자일의 기적이에요.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Para mí eso es un milagro Agile certificado.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Per me questo è stato un miracolo Agile certificato.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Pour moi, c'est un miracle estampillé "Agile" !
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Számomra ez az agilis csoda beigazolódása.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.To certyfikowany cud Agile jak dla mnie.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Với tôi, đó là giấy chứng nhận phép lạ của Agile.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Voor mij is dat een authentiek agile-wonder.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Για μένα αυτό είναι ένα πιστοποιημένο θαύμα της ευέλικτης μεθόδου.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.За мен това е сертифицирано гъвкаво чудо.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Мне кажется, это сертифицированное гибкое чудо.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Справжнє чудо гнучкого методу.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.בעיני זהו ממש נס של "פיתוח זריז".
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.بالنسبة لي هذه معجزة مصادق عليها .
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.(笑) (拍手)
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Du får inte likna mina mirakel vid alkemi.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Du må ikke sammenligne mine mirakler med alkymi.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Et saa verrata ihmeitäni alkemiaan.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Não admito que compares os meus prodígios à alquimia.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Nie pozwolę ci porównywać moich cudów do alchemii.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Non ti farò paragonare i miei miracoli all'alchimia.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.No permitiré que equipares mis milagros con la alquimia.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Μην εξισώνεις τα θαύματά μου με αλχημεία.
Benim mucizelerimi simya ile bir tutmana izin veremem.Я не позволю отождествлять мои дела с алхимией.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Bill Joy sprak eerder over de wonderen van koolstofnanobuizen.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ich weiß, dass Bill Joy einen Vortrag über die fantastischen Kohlenstoffnanoröhren gehalten hat.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Je sais que Bill Joy vous a parlé des qualités exceptionnelles des nanotubes de carbone.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.빌 조이가 탄소 나노튜브의 신비함에 신비함에 대해 말했었죠.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Saya tahu Bill Joy telah membicarakan tentang keajaiban carbon nanotubes.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Sei que o Bill Joy esteve a falar sobre as maravilhas dos nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Se que Bill Joy les estuvo hablando acerca de las maravillas de los nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Şiu că Bill Joy vă vorbea despre minunile nanotuburilor de carbon.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.So che Bill Joy vi stava parlando delle meraviglie dei nanotubi di carbonio.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Tôi biết Bill Joy vừa nói với các bạn về sự kì diệu của ống cacbon nano.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Wiem, że Bill Joy opowiadał wam o cudownym świecie nanorurek węglowych.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ξέρω ότι ο Μπιλ Τζόυ σας μίλησε για τα θαύματα των νανοσωλήνων άνθρακα.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Знам, че Бил Джой ви говори за чудесата на карбоновите нанотръби.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.כיצד ייתכן שזה יוביל ליותר משני מיליון מקרי מוות בכל שנה ? אני יודעת שביל ג'וי דיבר איתכם
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.أعلم بأن "بيل جوي" تحدث اليكم بخصوص عجائب "نانو أنابيب" الكربون
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod