mucize ile cümle
mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Z njim pobegne in po čudežu preživi.
Ancak bir mucize onları kurtarabilir.Padėti gali tik stebuklas.
İsa, birçok mucize göstermeye devam etti.Krišna daręs įvairius stebuklus.
Milano'da Mucize, 1951 İtalya yapımı fantastik güldürü filmidir.Stebuklas Milane (it. Miracolo a Milano ) – 1951 m. Italijoje sukurtas filmas – pasaka.
Mucize göstermesi beklenmektedir.Lyg stebuklo klausytųsi.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Jis per stebuklą išvengė sugriovimų.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Kai tik jis tai padarė, prasidėjo stebuklai.
Geçmiş nedensellik ilkesi bir mucizedir.Betarpiška pradžnios priežastis yra gili įžvalga.
Lauda mucizevi bir şekilde kurtulmakla kalmadı, altı hafta (iki yarış) sonra yarışlara döndü.Niki Lauda ne tik atsigavo, bet ir po šešių savaičių, praleidęs du Grand Prix, grįžo į lenktynes.
Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!Stebuklų šalyje, rež.
Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!Luba meid nüüd oma maast läbi minna!
Oberwesel'de de "mucizeler" Yahudiler aleyhine tek kanıt olarak kullanıldı.Moskoviidid nagu sa neid nimetad on alati juutidega vaenujalal olnud.
Geçmiş nedensellik ilkesi bir mucizedir.Suhtluse ajalugu on sisesuhtluse eellugu.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.1950년대 말에 이 백신은 과학적인 기적이라고 묘사되었습니다.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.A finales de los 50, fue aclamada como un milagro científico.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.A fost privit ca un miracol al științei în anii 1950 spre final.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Er wurde als wissenschaftliches Wunder bejubelt in den späten 1950ern.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Hal itu disambut sebagai keajaiban ilmiah di pertengahan 1950-an.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Het werd in de late jaren '50 ervaren als een wetenschappelijk wonder.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Il a été salué comme un miracle scientifique à la fin des années 1950.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Nó được chào đón như một điều kì diệu của khoa học vào cuối những năm năm mươi
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Okrzyknięto ją cudem techniki w późnych latach 50-tych XX w.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Venne accolto come un miracolo della scienza alla fine degli anni '50.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Vítali ji jako vědecký zázrak, tehdy koncem padesátých let.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Το αποκάλεσαν επιστημονικό θαύμα στα τέλη της δεκαετίας του '50.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Тя е възхвалена като чудо на науката в края на петдесетте.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.Это было провозглашено научным чудом в конце 1950-х.
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.ופיתחו את חיסון הפוליו. הוא הוכרז כנס רפואי
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.لقد رأيناه كمعجزة علمية في نهاية الخمسينات من القرن الماضي !
1950'lerin sonuna doğru bu bilimsel bir mucize olarak adlandırıldı.熱狂的に歓迎されました。 このひどい病気を食い止めるワクチンが遂に生まれたのです。
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Egy fickó, aki kapcsolatok és pénz nélkül 32 éves korára professzor lesz, ez már maga egy csoda.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Pour un mec sans réseau social et sans argent être professeur à 32 ans, c'est plutôt un miracle.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Είναι σχεδόν θαύμα ότι κάποιος χωρίς υποστήριξη ή λεφτά είναι Καθηγητής στα 32 του χρόνια.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.انها معجزة لشخص لا يملك المال او العلاقات ان يصبح استاذا في سن 32
Adam, kalabalıkları peşinden sürükledi. Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Muž, který dokázal přitáhnout davy svými zázraky a slovy, které se ozývaly na každém rohu.
Ağır? Mimari mucize.-Arhitektno čudo.
Ağır? Mimari mucize.- Ο Αχυρώνας; - Ένα αρχιτεκτονικό θαύμα.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Cud umysłu nie polega na tym, że postrzegasz świat takim jakim jest.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Das Wunder Ihres Geists ist nicht, dass Sie die Welt sehen können, wie sie ist.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Điều kỳ diệu của bộ óc của chúng ta không phải ở chổ chúng ta có thể nhìn thấy thế giới là như thế nào.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Het wonder van je geest is niet zo dat je de wereld ziet zoals hij is.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Il miracolo della nostra mente non sta nel fatto che ci permette di vedere il mondo così com'è.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Keajaiban pikiran Anda bukan berarti Anda dapat melihat dunia apa adanya.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.우리 의식의 기적은 세상을 사실대로 보는것에 있지 아니하고,
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Le miracle de votre esprit n'est pas que vous pouvez voir le monde tel qu'il est.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Mielen ihmeellisyys ei ole siinä, että voi nähdä maailman sellaisenaan.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miracolul minţii voastre nu e că puteţi vedea lumea aşa cum este.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miraklet om ens sind er ikke at man kan se verden som den er.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.O milagre da nossa mente não está no facto de podermos ver o mundo como ele é.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vašej mysle nie je to, že svet vidíte taký, aký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vaší mysli není to, že můžete vidět svět takový, jaký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Το θαύμα του μυαλού μας δεν είναι ότι μπορούμε να δούμε τον κόσμο όπως είναι.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Чудото на вашето съзнание не е, че можете да видите света какъвто е.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.הנס של התודעה שלנו אינו שאנו רואים את העולם כפי שהוא.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.ان عظمة الدماغ هو انه لا يرى العالم كما هو
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.世界をそのままに見られる事ではなく 世界を違う角度から見られる事です
Aman Tanrım, bu bir mucize!Aχ θεέ μου, τι ανακούφιση!
Aman Tanrım, bu bir mucize!Doamne, ce usurare.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Oh gud, det är en sån lättnad.
Aman Tanrım, bu bir mucize!OH mein Gott, ich bin so erleichtert.