32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Egy fickó, aki kapcsolatok és pénz nélkül 32 éves korára professzor lesz, ez már maga egy csoda.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Pour un mec sans réseau social et sans argent être professeur à 32 ans, c'est plutôt un miracle.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.Είναι σχεδόν θαύμα ότι κάποιος χωρίς υποστήριξη ή λεφτά είναι Καθηγητής στα 32 του χρόνια.
32 yaşında arkası ya da parası olmadan Profesör olmak mucize sayılır.انها معجزة لشخص لا يملك المال او العلاقات ان يصبح استاذا في سن 32
Adam, kalabalıkları peşinden sürükledi. Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Muž, který dokázal přitáhnout davy svými zázraky a slovy, které se ozývaly na každém rohu.
Ağır? Mimari mucize.-Arhitektno čudo.
Ağır? Mimari mucize.- Ο Αχυρώνας; - Ένα αρχιτεκτονικό θαύμα.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Cud umysłu nie polega na tym, że postrzegasz świat takim jakim jest.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Das Wunder Ihres Geists ist nicht, dass Sie die Welt sehen können, wie sie ist.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Điều kỳ diệu của bộ óc của chúng ta không phải ở chổ chúng ta có thể nhìn thấy thế giới là như thế nào.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Het wonder van je geest is niet zo dat je de wereld ziet zoals hij is.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Il miracolo della nostra mente non sta nel fatto che ci permette di vedere il mondo così com'è.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Keajaiban pikiran Anda bukan berarti Anda dapat melihat dunia apa adanya.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.우리 의식의 기적은 세상을 사실대로 보는것에 있지 아니하고,
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Le miracle de votre esprit n'est pas que vous pouvez voir le monde tel qu'il est.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Mielen ihmeellisyys ei ole siinä, että voi nähdä maailman sellaisenaan.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miracolul minţii voastre nu e că puteţi vedea lumea aşa cum este.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miraklet om ens sind er ikke at man kan se verden som den er.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.O milagre da nossa mente não está no facto de podermos ver o mundo como ele é.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vašej mysle nie je to, že svet vidíte taký, aký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vaší mysli není to, že můžete vidět svět takový, jaký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Το θαύμα του μυαλού μας δεν είναι ότι μπορούμε να δούμε τον κόσμο όπως είναι.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Чудото на вашето съзнание не е, че можете да видите света какъвто е.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.הנס של התודעה שלנו אינו שאנו רואים את העולם כפי שהוא.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.ان عظمة الدماغ هو انه لا يرى العالم كما هو
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.世界をそのままに見られる事ではなく 世界を違う角度から見られる事です
Aman Tanrım, bu bir mucize!Aχ θεέ μου, τι ανακούφιση!
Aman Tanrım, bu bir mucize!Doamne, ce usurare.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Oh gud, det är en sån lättnad.
Aman Tanrım, bu bir mucize!OH mein Gott, ich bin so erleichtert.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Oh,mijn God, wat een opluchting.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Oh mio Dio, che sollievo.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Oh mon dieu ! Quel soulagement !
Aman Tanrım, bu bir mucize!Ôi trời ơi, thật là được cứu rồi.
Aman Tanrım, bu bir mucize!O mój Boże, co za ulga.
Aman Tanrım, bu bir mucize!Ya Tuhan, itu melegakan.
Aman Tanrım, bu bir mucize!О, боже мой, это такое облегчение!
Aman Tanrım, bu bir mucize!يا اللهي , هذا مريح
Aman Tanrım, bu bir mucize!失礼ですが
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:하지만 이제, 방글라데시에는 1980년대에 기적이 일어납니다.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:Aber dann ist in Bangladesh in den 80er Jahren ein
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Ale teď, v osmdesátých letech, se v Bangladéši stal zázrak: imámové začali prosazovat plánované rodičovství.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Ale teraz cud z lat 80.: imamowie promują planowanie rodziny.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Maar nu, Bangladesh -- het is een wonder in jaren '80: de imams beginnen voorbehoedsmiddelen te promoten.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Ma ora il Bangladesh -- è il miracolo degli anni '80: gli imam promuovono la pianificazione delle famiglie.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Men se, Bangladesh - det er et mirakel der sker i 80'erne: imamerne begynder at støtte familieplanlægning.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Most azonban Bangladesben csoda történik a nyolcvanas években: az imámok elkezdik a családtervezést hirdetni.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Mutta Bangladeshissa tapahtuu 80-luvulla ihme: imaamit alkavat edistää perhesuunnittelua.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.І ось, Бангладеш, — це диво, що відбувається у 80-х: імами починають підтримувати планування сім'ї.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Но в Бангладеш в 80-е годы происходит чудо: имамы начинают поддерживать контроль рождаемости.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor: İmamlar aile planlamasını desteklemeye başlıyor.Но сега, Бангладеш -- случва се чудо през 80-те: имамите започват да насърчават семейно планиране.
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:Mais à présent... c'est un miracle qui s'est produit :
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:Nhưng giờ đây, Bangladesh -- đó là sự kì diệu vào những năm 80:
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:Pero Bangladesh es un milagro de los 80:
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:אבל עכשיו בנגלדש, זה נס שהתרחש בשנות השמונים:
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:لكن الآن، بنجلاديش - إنها معجزة حدثت في الثمانينيات
Ama şimdi, Bangladeş, 80"li yıllarda bir mucize oluyor:イマームが家族計画を推進し
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.A nagymamám számára, a mosógép egy csoda volt.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Bagi nenek saya, mesin cuci adalah sebuah keajaiban.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Dla mojej babci, pralka była cudem.