mucize ile cümle

mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Výjimečně byl ovšem schopen se zachovat překvapivě velkomyslně.
İslamiyet’e göre, Muhammed bir gece mucizevi bir şekilde Mekke’den Kudüs’e gelip cennete yükseldi.Muhammad se měl v noci zázračně přepravit do Jeruzaléma v (Izraeli) a vystoupat na Nebesa (Mi'rádž).
Yahudi bilirkişiler tarafından, bu mucizevi olayı anmak için, sekiz günlük bir bayram ilan edildi.Jako připomínka tohoto zázraku byl židovskými mudrci ustanoven tento osmidenní svátek.
İsa'nın hayatı, mucizelere çok fazla değinilmeden anlatılmaktadır.Délka Kristova života se nedá z evangelií jednoznačně zjistit.
Ayın parçalanması Ayın yarılması diye bir mucize var mıdır? ^ 388V knize Proti pádu noci je uvedeno zničení Měsíce.
Mucize göstermesi beklenmektedir.Aby se stal zázrak.
Her zaman çalıştı, hayal etti ve kendi mucizesini yarattı.Nabili jsme ho touhou a imaginací a čekáme od něho zázrak.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.În mod uimitor, el a supraviețuit.
Bu bölüm için belirleyici olan gerçekleştirilen 7 mucizenin aktarıldığı metinlerdir.De aici vin cele șapte aspecte manifestate în ființa umană.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Dar și de data aceasta s-a întâmplat o minune.
Ancak bir mucize onları kurtarabilir.Un sfânt poate face o minune.
"Bizim için bu bir mucize".Pentru mine a reprezentat un pas înainte.”
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Problema este, dacă ei erau ostili, am fi știut până acum.
Ancak bir mucize onları kurtarabilir.Igen, csak ez a varázsige volt, ami megmenthette őket.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Ha Szodomában történtek volna a nálatok történt csodák, mind a mai napig fennállna.
Bir mucize olmuştur.Láss csodát!
Gisela uyanır ve rüyasındn gördüğü hayalin ne kadar mucizeli olduğu hakkında bir şarkıya başlar.Walter lép a szobába és elmeséli, milyen csodálatos álma volt.
Peygamberimizin yüzlerce mucizesi olduğu anlatılıyor.Filoména nevéhez több száz csoda fűződik.
"Bizim için bu bir mucize".Mind egy csoda."
Annus Mirabilis, İngilizcede “miracle year” (“mucize yıl”) veya Almancada Wunderjahr olarak adlandırılır..Gyakran hivatkoznak erre az esztendőre, mint „Annus Mirabilis” (latinul: A csodák éve).
İç mekandaki mozaikler “Bakire Meryem”in hayatından kesitler sunar ve İsa’nın mucizelerini gösterir.Az itt látható mozaikciklusok Szűz Mária és Jézus életéből vett jelenetekből állnak.
Bu felaketten kurtulanlar, bağışlarıyla mucizevi kaçışlarından ötürü kilise inşasına destek olmuşlardır.Az árvíz túlélői fogadalmi adományokkal támogatták, hogy csodálatos megmenekülésük helyszínén templom épüljön.
Bu anlayışa göre mucize gibi olaylar yoktur.Sen mukaisesti mitään ihmeiden kaltaisia tapahtumia ei tapahdu.
Bir mucize olmuştur.Ihme tapahtui.
"Bizim için bu bir mucize".Ihme tavaton tuo hetekamme on.”
Saat altıda şehri değil, adeta bir mucizeyi gördük (...)Kuustonen) Ei ulkokuori pettää voi Jumalaa – 3.00 (säv.
Uerdingen, ikinci yarı 6 gol atarak maçı 7-3 kazanıp "Grotenburg Mucizesi" adı verilen olaya imza attı.Peli päättyi kuitenkin Uerdingenin 7–3-voittoon, jonka takia ottelua alettiin kutsua Grotenbergin ihmeeksi.
(Bir mucize! ...Bir boş rüya değil).Δεν ήταν όνειρο»).
Gisela uyanır ve rüyasındn gördüğü hayalin ne kadar mucizeli olduğu hakkında bir şarkıya başlar.Η Γκιζέλντα ξυπνά και τραγουδά για το θαυματουργικό όραμά της (άρια: Qual prodigio . . .
Rolling Stones dergisinin yazarı Peter Travers da; "Ledger'ın muhteşem performansı bir oyunculuk mucizesi.Ο Πίτερ Τράβερς του περιοδικού Rolling Stone επίσης έγραψε ότι η Λόρενς «είναι κάποιο είδος θαύματος.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Ωστόσο και πάλι εκ θαύματος παρέμεινε ζωντανός και υγιής.
O mucize de gerçekleşiverir.Men så sker miraklet.
Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!Fort mit der Dolchstoßlegende!
İsa'nın hayatı, mucizelere çok fazla değinilmeden anlatılmaktadır.Autoriteten hviler på Jesu lære, snarere end på hans mirakler.
Bir mucize olmuştur.Da skjedde et mirakel.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Dersom de mektige gjerningene som er gjort hos deg, hadde skjedd i Sodoma, ville byen ha stått den dag i dag.»
Annus Mirabilis, İngilizcede “miracle year” (“mucize yıl”) veya Almancada Wunderjahr olarak adlandırılır..Annus mirabilis er latin og betyr «vidunderår» eller «mirakelår».
İsa'nın gösterdiği mucizeler en fazla bu incilde örneklenir.Forsvinningspunktet som er i Jesu høyre øye understreker dette.
2005'te Sinema Bir Mucizedir'in film müziği albümünü yayınladı.I 2005, ble CD-boksen A Musical History utgitt.
Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve 'süregelen bir büyüdür' derler.Tetapi jika mereka melihat sebuah Tanda, mereka berpaling, dan berkata, "Ini adalah (tapi) sihir sementara.
İslam peygamberinin gösterdiği mucizeler nelerdir?Tetapi apa yang sang Rasul katakan?
Habib, onlardan delil olarak bir mucize istedi.Untuk mencobai Dia mereka meminta dari pada-Nya suatu tanda dari sorga.
Bir mucize olmuştur.Dan terjadilah keajaiban.
Rolling Stones dergisinin yazarı Peter Travers da; "Ledger'ın muhteşem performansı bir oyunculuk mucizesi.Peter Travers dari Rolling Stone juga menulis bahwa Lawrence "adalah semacam keajaiban.
Mûsâ'nın mucizelerine inanmaz, onu yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlar.Nasihat-nasihat Musa tidak dipedulikannya, bahkan ia sering mengejek dan memfitnah Musa.
Man, mûcizevi bir yiyecektir.Setelah itu manusia pun mulai dijadikan makanan.
Mucize ve keramet sahibidir.Sarana Perumahan dan Pemukiman.
Resul: Mucizesi ve kitabı olan peygamber.Sebab menurutnya, Syam adalah tempat lahirnya para nabi, rasul dan turunnya kitab-kitab suci.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Namun keajaiban kemudian terjadi.
Ruhani açıdan, Hanuka'da "Zeytin Yağı Mucizesi" anılır.Trong đức tin, Hanukkah nhằm tưởng nhớ "Dầu kỳ diệu".
Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!Hãy buông tấm màn trang trí!
"Bizim için bu bir mucize".Đó như thể phép màu vậy."
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Nhưng có một điều thần kỳ là tất cả đều còn sống.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Trong bối cảnh như vậy, đã xảy ra một sự kiện.
Mucize ve keramet sahibidir.Trấn: Thành Quan và Hầu Miếu.
Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez.アラーの使徒、アラーの恵みのあらんその人は、背が低くもなく高くもない。
Sanherib yeni sarayını ve bahçesini “tüm insanlar için bir mucize” olarak adlandırmıştır.センナケリブは彼の新しい宮殿と庭を「全ての人々にとって素晴らしいもの」と呼んでいる。
Resul: Mucizesi ve kitabı olan peygamber.御評定所寄筆者(書記)、御評定所筆者相付(書記)をつとめる。
"Bizim için bu bir mucize".これは奇跡と言うしかないよ」。
Fakat bu arada mucize yaşandı.そうこうするうちに奇蹟が起こった。

İlgili Sayfalar