Sonunda Muazzam Eşref'in Şam'dan ayrılmasına izin verdi.결국 유은은 퇴각했고, 마침내 노광조가 소주를 보유하는 것을 허락하고 말았다.
Muazzam bir ilerleme kaydettik....이를 계기로 엄청난 상황을 초래하는데...
Bunun ardından politikadan çekilerek Arad ilindeki muazzam aile topraklarını işletmeye başladı.בינתיים חידש איברהים פאשה את מדיניות האדמה החרוכה שלו ביבשה.
Hepsi de Roma İmparatorluğu'nun topraklarını genişlettiler ve muazzam inşaat projelerini gerçekleştirdiler.Всеки един от тях увеличава територията на Римската империя и започва големи строителни проекти.
Bu deri katlarının beslenme sırasında ağzın muazzam bir şekilde genişlemesine yaradığı anlaşılmıştır.Те позволяват на устата да се разшири неимоверно, когато се хранят.
Bu kayanın yarısında yer alan bir alanda, muazzam bir aslan biçiminde bir geçit inşa etti.Върху малко плато по средата на височината на скала той построява вход под формата на голям лъв.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.В нея е била съхранявана изключително ценна златотъкана плащаница.
Río Chagres (Rio Chagres) birkaç geniş nehirlerinden biri ve muazzam hidroelektrik enerji kaynağıdır.Една от малкото големи реки е Рио Чагрес, на която е построена огромна водноелектрическа централа.
İkinci uçak sorunları çözmek için muazzam bir modifikasyon sürecindeydi.Силно модифицираният втори самолет е забавен, за да се направи опит да се решат проблемите от предходния.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Frank Kameny brzo je primijetio ključne promjene koje su donijeli stonvolski neredi.
Entertainment Weekly, "Sesini kullanışının ardında muazzam duygusal bir zekâ var.Entertainment Weekly nazvao je album "gotovo u potpunosti osjetilnim iskustvom".
Orada muazzam bir cemaat vardır.Imam vrlo velik bend.
Kratos bu kılıçla muazzam bir güce kavuşur.Ich stvoriteľ k nim pristúpi so svojim mocným mečom “.
Bu çatışmada muhalif gruplar birlikte muazzam bir direnişe geçmişlerdir.Na južnem delu pa so napadalci naleteli na izjemen odpor.
Bu kayanın yarısında yer alan bir alanda, muazzam bir aslan biçiminde bir geçit inşa etti.Na majhnem platoju, ki je na pol poti na to skalo, je zgradil vhodno poslopje v obliki ogromnega leva.
Sonunda Muazzam Eşref'in Şam'dan ayrılmasına izin verdi.Kuningas andis lõpuks Magnusele korralduse Liivimaale tagasi minna.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.脳に莫大な違いを持つ専門家です さて この変化の過程の
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.1,000종 이상이라는 것은 엄청나게 다양한 것이죠.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Hơn 1,000 loài -- một sự đa dạng cực lớn.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Lebih dari 1.000 spesies -- keragaman yang sangat besar.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Mai mult de 1000 de specii - o mare varietate.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Mais de mil espécies - imensa variedade.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Más de 1.000 especies; una variedad enorme.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Meer dan 1000 soorten -- een enorme variatie.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Mehr als 1000 Arten -- eine enorme Vielfalt.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Mer än 1 000 arter -- en enorm variation.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Più di mille specie, una varietà enorme.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Ponad 1000 gatunków
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Több, mint 1000 faj -- ez hatalmas választék.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Viac ako 1000 druhov - to je obrovská rozmanitosť.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Více než 1000 druhů-- obrovská rozmanitost.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Yli 1000 lajia -- valtava valikoima.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Περισσότερα από 1.000 είδη μια τεράστια ποικιλία.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Более 1000 биологических видов - огромное разнообразие.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Повече от 1000 видове -- огромно разнообразие.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Понад 1000 біологічних видів - страшенно багато.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.יש יותר מאלף מינים מגוון עצום.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.أكثر من 1000 نوع-- تشكيلة هائلة
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.ものすごいバラエティがあります 皆さんは きっとこう考えているでしょう
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.1000년 전의 평균적 개인들과는 세부적으로 엄청나게 다른 뇌를 갖고 있습니다.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.A jeszcze bardziej odmienni od przeciętnego człowieka sprzed tysiąca lat.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Enormemente differente nei particolari dal cervello della media degli individui di 1000 anni fa.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Enorm verschillend in de details van het brein van het gemiddelde individu van 1000 jaar geleden.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Immensément différent dans les détails des cerveaux d'individus moyens d'il y a 1000 ans.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Incredibil de diferit la nivel de detaliu de creierul individului de rand de acum 1.000 de ani.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.lại vô cùng khác biệt trong từng chi tiết so với não của một người cách đây 1.000 năm.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Muitíssimo diferente nos detalhes do cérebro duma pessoa de há 1000 anos.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Supremamente diferente en los detalles del cerebro de un individuo promedio hace 1000 años.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.Огромная разница в деталях с мозгом среднего индивидуума жившего 1000 лет назад.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.С огромна разлика в детайлите от мозъка на средностатистическия индивид преди 1000 години.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.וישנם הבדלים עצומים בפרטים במוח הממוצע של לפני 1000 שנה.
1,000 yıl önceki ortalama bir bireyin beyninden detay bazında muazzam biçimde farklı.مختلف بشكل كبير في التفاصيل مقارنة بدماغ من متوسط السنوات الألف الماضية.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.25 év alatt ennek jelentős hosszú távú hatásai vannak nemzeted jólétére.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.그리고 지난 25년간 축적된 이 차이가 국가의 부에 장기적인 영향을 미쳤습니다.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Durante más de 25 años, esto tiene enormes efectos sobre la riqueza de la nación.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Em 25 anos isso tem efeitos a longo prazo na riqueza da nossa nação.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.I løbet af 25 år er har det enorme langsigtede virkninger på ens nations velfærd.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.În 25 de ani impactul asupra bunăstării naţiunii este mare.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Oltre 25 anni che hanno effetti enormi a lungo termine sulla ricchezza di una nazione.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Przez 25 lat da to ogromne efekty dla zamożności kraju.