"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Então, "A sonoridade é tempo e significado" - uma grande citação.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Jadi, "kemerduan adalah waktu dan makna" -- kutipan hebat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!"Klangfülle ist Zeit und Bedeutung" ist ein grossartiges Zitat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!그래서 "소리의 울림은 시간과 뜻을 겸비합니다."
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Quindi, "Il suono è tempo e significato" -- un'ottima citazione.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Så, "Klang är tid och mening" - ett jättebra citat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Så, "Klang er tid og mening" -- et godt citat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!"Sunetul este timp și sens" - e un citat minunat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Szóval, a "hangzás idő és értelem" -- egy nagyszerű idézet.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Tak więc, "Wybrzmiewanie to czas i znaczenie"... świetny cytat.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Vì thế, có một câu nói nổi tiếng là "Độ vang là thời gian và có ý nghĩa"
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!"Zvučnosť v sebe obsahuje čas aj význam" - skvelý citát.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Έτσι "η ηχηρότητα είναι χρόνος και νόημα" - εξαιρετικό ρητό.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!"В созвучии — время и смысл" — великолепное высказывание.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!И така: "Звучността е време и смисъл" -- страхотен цитат.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Таким чином, "звучність є час і сенс" - прекрасна цитата. [Жан-Люк Нансі, французький філософ]
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!אז, "צליליות היא זמן ומשמעות" -- ציטוט נהדר.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!" حدة الصوت تعني الزمن والمعنى " انها عبارة رائعة ..
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!初めに言ったとおり 聴く能力が失われてきています
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Allez au diable!", Dit l'étranger d'une voix terrible, et "fermer cette porte, après vous. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Andate al diavolo!" Disse lo straniero con una voce tremenda, e "Chiudi quella porta dopo te ".
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Choď do čerta!" Povedal cudzinec v obrovský hlas, "Zavrite tie dvere od vy. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Du-te la dracu!", A spus străinul cu o voce extraordinară, şi "Taci că uşa după tine ".
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Ga naar de duivel!" Zei de vreemdeling in een geweldige stem, en "Shut die deur na je. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Gå till djävulen", sade främlingen i en enorm röst och "Stäng dörren efter dig. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Geh zum Teufel!", Sagte der Fremde in eine gewaltige Stimme, und "Shut die Tür nach
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Idź do diabła!" Powiedział nieznajomy w ogromny głos, i "Zamknij te drzwi po
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Jdi k čertu!" Řekl cizinec v obrovské hlasem, a "Zavřete ty dveře od vy. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""악마로 이동!"저 문을 닫아 후 "엄청난 목소리의 낯선했다, 그리고
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Menj a pokolba!" Mondta az idegen egy hatalmas hang, és a "Shut az ajtón után téged. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Painu helvettiin!" Sanoi muukalainen valtava ääni, ja "Shut että oven jälkeen sinua. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Pergilah ke setan!" Kata orang asing dengan suara luar biasa, dan "Tutup pintu bahwa setelah
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Pojdi na hudiča!" Je rekel tujec v ogromno glasu, in "Zapri vrata po vami. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Tới ma quỷ!" Người lạ trong một giọng nói to lớn, và "Shut rằng cánh cửa sau khi bạn. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Vá para o diabo!", Disse o estranho com uma voz tremenda, e "Shut a porta depois você ".
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Vete al diablo!", Dijo el desconocido con voz tremenda, y "Cierra esa puerta después de usted ".
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. "you。"
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Πήγαινε στο διάβολο!", Είπε ο ξένος σε μια τεράστια φωνή, και το "Shut αυτή την πόρτα μετά σας. "
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Идите к черту!", Сказал незнакомец в огромный голос, и "Shut, что дверь за
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""Ідіть до чорта!", Сказав незнайомець у величезний голос, і "Shut, що двері за
Şeytan git! "Shut sonra o kapı," muazzam bir sesle yabancıya dedi ve sen değil. ""اذهب للشيطان!" وقال غريب في صوت هائل ، و "إيقاف هذا الباب بعد
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Ahora, no es sólo que este tipo alimentó grandes cantidades de personas en el mundo.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Jetzt ist es nicht nur so, dass dieser Mensch eine Menge Leute auf dieser Welt ernährt.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.중요한 것은 보래그씨로 인해 많은 사람들이 기아에서 벗어날 수 있었다는 것이 아니라,
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Ma il punto non è solo che quest'uomo ha nutrito un'enorme quantità di persone nel mondo.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Mais la question n'est pas seulement le fait de nourrir énormément de gens à travers le monde.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Não se trata apenas de este homem ter alimentado uma quantidade enorme de pessoas no mundo.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Nie chodzi tylko o to, że ten człowiek wykarmił ogromną populację na świecie.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Şi nu e vorba doar de faptul că acest om a hrănit o mulţime de oameni din lume.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.Сега, не само е нахранил огромна част от хората в света.
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.כעת, זה לא רק שהאדם הזה האכיל מספר עצום של אנשים בעולם. זו התוצאה נטו
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.الآن، ليس فقط أن هذا الشخص قد أطعم كما هائلا من الناس في العالم. بل هو التأثير
Şimdi, asıl olay bu adamın muazzam miktarda insanı beslemesi değil.食糧を提供しただけではなく 生物学の知見によって
Şimdi bir nesne hayal edin, muazzam bir nesne, veya açıklayamadığımız bir şey,어떤 놀라운 천체와 설명할 수 없는 현상이 있어서
Şimdi bir nesne hayal edin, muazzam bir nesne, veya açıklayamadığımız bir şey,Представим себе некий совсем необычный объект, происхождение которого мы никак не можем объяснить.
Şimdi bir nesne hayal edin, muazzam bir nesne, veya açıklayamadığımız bir şey,דמיינו עצם, עצם מדהים, או משהו שאנו לא יכולים להסביר
Şimdi bir nesne hayal edin, muazzam bir nesne, veya açıklayamadığımız bir şey,الأن تخيل جسم, جسم مذهل, او شيء ليس بإمكاننا شرحه
Şimdi bir nesne hayal edin, muazzam bir nesne, veya açıklayamadığımız bir şey,説明不能な現象があって お手あげ状態で「だめだ 物理学では
Şimdi -- muazzam hayal gücü, çok teşekkür ederim.Acum -- extraordinara imaginatie, multumesc mult.
Şimdi -- muazzam hayal gücü, çok teşekkür ederim.Ahora - gran imaginación, muchas gracias.