Robin muazzam meşgul oldu. O çok bahçe görmek çok memnun etti kendi emlak başladı.كان روبن مشغول جدا. وكان الكثير جدا عن سروره لرؤية البستنة
Robin muazzam meşgul oldu. O çok bahçe görmek çok memnun etti kendi emlak başladı.彼自身の財産で始めました。彼はしばしばベンWeatherstaffで不思議だった。
Robin muazzam meşgul oldu.O robin foi tremendamente ocupados.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin a fost extrem de ocupat.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin bol nesmierne zaneprázdnený.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin byl nesmírně zaneprázdněný.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin był ogromnie zajęty.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin đã rất bận rộn.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin itu sangat sibuk.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin je bil izredno zaseden.
Robin muazzam meşgul oldu.Robin oli valtavasti kiireinen.
Robin muazzam meşgul oldu.The Robin var forrygende travlt.
Robin muazzam meşgul oldu.The Robin var oerhört upptagen.
Robin muazzam meşgul oldu.Ο Robin ήταν παρά πολύ απασχολημένος.
Robin muazzam meşgul oldu.Робин был чрезвычайно занят.
Robin muazzam meşgul oldu.Робин е изключително зает.
Robin muazzam meşgul oldu.Робін був надзвичайно зайнятий.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.De Romeinen hadden glazen ramen geperfectioneerd.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.I Romani avevano perfezionato le finestre di vetro.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Les Romains avaient des vitres parfaites.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Los romanos habían perfeccionado las ventanas de vidrio.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Người Rome có những cửa sổ kính cực kỳ hoàn hảo.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Orang Romawi telah menyempurnakan jendela kaca.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Os romanos tinham aperfeiçoado o vidro das janelas.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Romanii au perfecţionat ferestrele cu geamuri.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Rzymianie udoskonalili szklane okna.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Οι Ρωμαίοι είχαν τελειοποιήσει το γυάλινο παράθυρο.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.Римляне усовершенствовали оконное стекло.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.הרומאים הביאו לידי שלמות את זגוגיות החלונות.
Romalılar pencere camlarını da muazzam yapmışlardı.فقد أتقن الرومان صنع زجاج النوافذ.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Ciekawe jest olbrzymie zróżnicowanie w Afryce Subsaharyjskiej.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Det är intressant att se den enorma mångfalden som finns i Afrika söder om Sahara.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Diese enorme Vielfalt innerhalb des subsaharischen Afrika ist interessant.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.E interesant sa vezi gradul enorm de diversitate din Africa sub-Sahariana.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.E' interessante vedere l'enorme diversità dentro l'Africa Sub-sahariana.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.É interessante ver a enorme diversidade dentro da África subsaariana.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Érdekes látni az óriási különbséget a szub-szaharai Afrikán belül.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Es interesante ver la enorme diversidad dentro del África subsahariana.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Het is interessant om de enorme diversiteit te zien binnen Sub-Sahara Afrika.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Il est intéressant de voir l"énorme variété au sein de l'Afrique sub-saharienne.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Je zajímavé vidět tu obrovskou různorodost v rámci subsaharské Afriky.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Je zaujímavé vidieť obrovskú rozmanitosť v rámci subsaharskej Afriky.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.아프리카의 사하라 사막 근방에서 벌어지는 이런 셀수없는 다양성을 보면 참 신기합니다.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Sangat menarik melihat keragaman yang besar diantara Afrika Sub-Sahara.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Thật thú vị khi được thấy sự đa dạng to lớn nội trong khu vực châu Phi hạ Sahara.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Είναι ενδιαφέρον να παρατηρήσετε την τεράστια ποικιλομορφία μέσα στην υπο-Σαχάρια Αφρική.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Интересно е да видим огромното разнообразие в южната част на Африка.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.Очень интересно наблюдать огромные различия в странах тропической Африки.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.זה מעניין לראות את השונות העצומה בחלק הפנים-סהרי של אפריקה
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.إنه من المثير أن ترى هذا التنوع الهائل داخل أفريقيا الجنوبية للصحارى.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.サハラ以南のアフリカで見られることは。 昨年申し上げたことを、もう一度繰り返します。
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekildeJesteś niezwykłym, twórczym muzykiem, co było wspaniale widać podczas pobytu w Słowenii.
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekilde너는 정말 대단하고 창조적인 음악가란다. 내 생각에 그걸 확실하게 볼 수 있었던 때는
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekildeTu es un musicien créatif, fantastique, et je pense que tu en as donné la meilleure des preuves
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekildeאתה מוזיקאי יצירתי ויוצא דופן, ואני חושב שהיה מקום לראות ברור יותר, באמת,
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekildeأنت مدهش، موسيقي مبدع وأعتقد بأنك برهنت على ذلك
Sen muazzam, yaratıcı bir müzisyensin ve sanırım bunu en açık şekildeその創造性が最も発揮されたのは スロベニアに行った時です
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!A tak, "zvučnost v sobě nese čas a význam" - je skvělý citát.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!Donc, " La sonorité est le temps et le sens" , une belle citation.
"Ses verme niteliği zaman ve anlamdır" -- muazzam bir alıntı!"El sonido es el momento y el significado"; una gran cita.