İşte o zaman diğer türlerle muazzam bir rekabete girmiş olursunuz.衝突なしに天体から天体へと --
Kalınlık olarak düşünürseniz, bunlar gerçekten muazzam mesafeler.Jsou to obrovské vzdálenosti.
Kalınlık olarak düşünürseniz, bunlar gerçekten muazzam mesafeler.Отож, в плані товщини це неймовірні показники.
Kanadali olarak peyzajla ilgilenmeye basladim. Muazzam bir Kuzeyimiz var.Заинтересувах се силно от пейзажа като канадец.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.As nossas leis apoiam então esta tendência com protecções cada vez mais abrangentes e grandes recompensas.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.법률은 이런 성향을 더욱 강화시킵니다. 규제의 범위를 넓혀나가고 엄청난 대가를 제시하면서요.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.legile noastre tolerează această tendinţă (prejudecată) lărgind tot timpul protecţia şi mărind recompensa.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Naše zákony potom podporují tento předsudek stále se rozšiřujícími ochranami a obřími odměnami.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Nuestras leyes indulgen este sesgo con protecciones cada vez más amplias y recompensas masivas.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Onze wetten koestert dit vooroordeel met steeds groeiende bescherming en grote beloningen.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Prawo tylko wzmacnia ten punkt widzenia, proponując jeszcze szerszą ochronę i spore zyski.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Unsere Gesetze fördern diese Neigung, mit nicht endenden Absicherungen und enormen Vergütungen.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Vores love bakker op om denne skævhed med endnu bredere beskyttelse og massive belønninger.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Законите ни задоволяват тази наша предубеденост с все по-обширни протекции и гигантски печалби.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.Наши законы потакают этим чувствам, постоянно расширяя области защиты, увеличивая вознаграждения.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.החוקים שלנו להתמכר ואז זה הפרש עם הרחבת הגנות תמידית וגמולים מסיביים.
Kanunlarımız, genişleyen koruma sınırlarıyla ve muazzam ödüllerle bu eğilimimize boyun eğiyor.保護対象と報酬の拡大で 助長している 保護対象と報酬の拡大で 助長している 一方で訴訟費用が高額なので
Kasım ayında piyasaya sürülecek, tozlu kasalarda saklanan muazzam bir yapay zeka, tozları topladığı yer올 11월에 출시될 예정이죠 그리고 마이크로소프트사에서 먼지투성이 금고에
Kasım ayında piyasaya sürülecek, tozlu kasalarda saklanan muazzam bir yapay zeka, tozları topladığı yer2つ目は 優秀なAIです マイクロソフト社の片隅で 見向きもされず
Kasım ayında piyasaya sürülecek, tozlu kasalarda saklanan muazzam bir yapay zeka, tozları topladığı yerשתצא בנובמבר, בינה מלאכותית נפלאה שהתחבאה בכספות המאובקות,
Katarlı kadınları için muazzam bir saygı duyuyorum.Bardzo szanuję Katarki.
Katarlı kadınları için muazzam bir saygı duyuyorum.Ik heb een enorm respect voor Qatarese vrouwen.
Katarlı kadınları için muazzam bir saygı duyuyorum.J'ai un immense respect pour les femmes qataries.
Katarlı kadınları için muazzam bir saygı duyuyorum.Tengo un tremendo respeto por las mujeres cataríes.
Katarlı kadınları için muazzam bir saygı duyuyorum.Έχω τεράστιο σεβασμό για τις γυναίκες του Κατάρ.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.A fost cel mai uimitor lucru pe care l-am descoperit vreodata.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Bola to snáď tá najúžasnejšia vec, akú som kedy objavil.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Byla to asi ta nejúžasnější věc na kterou jsem kdy narazil.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.C'était le truc le plus étonnant que j'ai jamais découvert, et de loin.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Det var den mest fantastiske ting jeg nogensinde har opdaget, mere eller mindre.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Det var det mest fantastiska jag någonsin upptäckt.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Đó là điều tuyệt vời nhất mà tôi từng khám phá ra, thật sự kinh ngạc.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Era prácticamente lo más increíble que había descubierto jamás.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.E' stata la cosa più straordinaria che abbia mai scoperto, o quasi.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Es war so ziemlich das erstaunlichste, was ich je entdeckte.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Ez voltaképpen a legcsodásabb dolog volt, amire valaha rátaláltam.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Foi a coisa mais espantosa que já descobri até hoje.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Het was zo'n beetje het meest verbijsterende dat ik ooit tegenkwam.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.그것은 제가 이제껏 발견한 것들 중에서 가장 놀라운 것이었습니다.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Se oli uskomattomin asia, mitä olen ikinä löytänyt.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.To była, jakby nie patrzeć, najbardziej niesamowita rzecz jaką odkryłem.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Ήταν το πιο εντυπωσιακό πράγμα που είχα ανακαλύψει ποτέ μου, μπορώ να πω.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Това беше най - невероятното нещо, на което някога съм се натъквал.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.Это оказалась, пожалуй, самая потрясающая вещь, о которой я когда-либо узнал.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.זה היה פחות או יותר, הדבר הכי מדהים שאני אי פעם גיליתי.
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.وقد كان هذا أكثر شيء مدهش اكتشفته في حياتي ، والى حد كبير
Keşfettiğim en muazzam şeylerden biriydi.フリーダイビングには様々な競技があります
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absolutamente, exquisitamente diminutos, y sin embargo hemos descubierto prácticamente al juego completo.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absolut incredibil de minuscule, și totuși am reușit să descoperim cam tot setul.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absolut, unvorstellbar winzig, und trotzdem haben wir so ziemlich das ganze Sortiment gefunden.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absoluut onvoorstelbaar klein, en toch hebben we min of meer de hele collectie ontdekt.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absoluuttisen, äärimmäisen pikkuruisia, ja silti olemme löytäneet jotakuinkin kaikki.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Całkowicie, niezwykle drobne a udało nam się odkryć właściwe cały zestaw.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Coisas totalmente, estranhamente minúsculas, e, todavia, descobrimos a maior parte deste grupo de partículas.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Fuldstændigt, udsøgte minituøse, og alligevel har vi opdaget mere eller mindre dem alle sammen.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.확실히, 우리들은 정교하고 치밀하게 지금껏 대부분의 입자들을 발견해 왔습니다.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Neverjetno majhni, a vendar smo verjetno našli vse.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Pastinya sangat kecil, namun demikian, kami telah menemukan semuanya.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Tak úplne, nádherne nepatrné, a i tak sme objavili viac menej celú zostavu.
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Tedy, absolutně malinkatým. a přesto objevili skoro všechny.