Dr. James Wilson (Robert Sean Leonard), huysuz Gregory House'u Adler'ı muayene etmeye ikna etmeye çalışır.Wilson (Robert Sean Leonard) přiměje House (Hugh Laurie), aby ji léčil.
Fizik muayenede ciltte solukluk izlenir.Při fyzikálním vyšetření chybí střevní zvuky.
Eğer bunlar yeterince büyük ise sağlık uzmanı, kişiyi muayene ederken onları görebilir.Pokud je tekutiny velké množství, může lékař tento stav diagnostikovat už při vyšetření osoby.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Doporučuje se, aby všichni pacienti trpící cukrovkou typu 2 podstupovali pravidelně oftalmologická vyšetření.
Anüs ve çevresinde yapılacak görsel muayene ile eksternal veya prolabe hemoroid teşhis edilebilir.Vizuální vyšetření konečníku a okolní oblasti může odhalit vnější nebo vyhřezlé hemoroidy.
Bu durum adli muayene tutanaklarına da geçti.Záleželo též na tom, kdo byl objektem soudního zájmu.
Bu tedavi yöntemleri memenin muayene bulgularına göre değişir.Odchylky od těchto hodnot vyžadují medicínskou prohlídku.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Pozorovatel samozřejmě musel mít zrak prověřen příslušným lékařem.
Muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu.V rámci prohlídky ho svlékli do naha.
Ur sıradan bir jinekolojik muayeneyle teşhis edilebilir.Nemusí být objeven ani při běžné gynekologické prohlídce.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Adâncimea unei arsuri este de obicei constată prin examinare, totuși se poate folosi și biopsia.
Hemoroid genel olarak fiziksel muayene ile teşhis edilir.Hemoroizii sunt diagnosticați de obicei prin consult fizic.
Muayenehanede uygulanabilecek çok sayıda işlem vardır.Pot fi efectuate mai multe proceduri în cabinetul doctorului.
Göğüs muayenesi normal olabilir ancak etkilenen bölgede göğsün genişlemesinde azalma görülebilir.Toracelui poate părea normal la examinare, însă poate prezenta o expansiune scăzută pe partea afectată.
Ayrıca her hafta Salı günleri doktor gelip sağlık ocağında muayene etmektedir.Nepoată: „În fiecare marți noaptea ieșea în curte.
Anüs ve çevresinde yapılacak görsel muayene ile eksternal veya prolabe hemoroid teşhis edilebilir.O examinare vizuală a anusului și a zonei înconjurătoare poate diagnostica hemoroizii externi sau prolabați.
Uçuş muayenesiSigla misiunii
Hipertansif hastaların başlangıç değerlendirmesinde, tam öykü ve fiziksel muayene içerir.A hipertóniás betegek első felmérésének tartalmaznia kell a teljes kórtörténetet és a fizikális vizsgálatot.
Kesin teşhis için laboratuvar muayeneleri gereklidir.A betegségek pontos azonosítása laboratóriumi vizsgálatot igényel.
Tüm kliniklerde hastaya yapılan ilk muayene işlemidir.Igyekszünk minden beteget az előjegyzett időpontban vizsgálatra behívni.
Doktor bebeği muayene etti.Az orvos megvizsgálta a kisbabát.
Su-jae diş muayenehanesini de restore ettiriyor.Davo on toiminut myös Redraman keikka-DJ:nä.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Το βάθος ενός εγκαύματος συνήθως καθορίζεται μέσω εξέτασης, αν και μπορεί επίσης να χρησιμοποιηθεί η βιοψία.
Hipertansif hastaların başlangıç değerlendirmesinde, tam öykü ve fiziksel muayene içerir.Η αρχική εκτίμηση των υπερτασικών ασθενών περιλαμβάνει ένα πλήρες ιστορικό και σωματική εξέταση.
Kesin teşhis için laboratuvar muayeneleri gereklidir.Για το λόγο αυτό απαιτούνται ειδικές εργαστηριακές αναλύσεις.
Uçuş muayenesiΑεροπορική Επιθεώρηση.
Kan tahlili ya da mikroskopi kullanılarak doğrudan gözle muayene yoluyla teyit edilir.Bekræftelse sker enten via blodtest eller direkte visuel inspektion ved brug af mikroskopi.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Alle patienter med type 2-diabetes bør regelmæssigt få øjnene undersøgt.
Örneğin; kurtarılan donanımları muayene etmek.Årlige øvelser med testing av alt redningsutstyr.
Araç trafikten men edilir ve en yakın muayene istasyonuna gönderilir.Dette betyr at alle tog skal evakueres ved nærmeste stasjon.
Girici boya muayenesidir.Fargelære er studiet av fargene.
Hasara uğray Yine organın bulunduğu bölgenin elle muayenesinde ağrıya yanıt alınır.Gjenta behandlingen hvis det fremdeles er smerter fra hudområdet.
Dachau'nun SS doktorları tarafından yapılan bir muayene sonucunda dinlenmesi gerekli olduğu sonucuna ulaşıldı.Pengamatan medis oleh dokter SS di Dachau memperlihatkan ia butuh istirahat.
Teşhis muayene ile konmaktadır.Hal ini sesuai dengan data percobaan.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Puluhan ambulans lainnya disiapkan secara stand-by, menurut seorang anggota staf medis.
Fizik muayene, ultrasonografi ya da mammografi ile tespit edilebilir.Dapat pula adanya temuan insidental pada toraks atau mamografi.
Bütün köylüyü sağlık muayenesinden geçirdiler.Pemerintah Desa sangat memperhatikan kesehatan warganya.
Hemoroid genel olarak fiziksel muayene ile teşhis edilir.Wasir biasanya didiagnosis melalui pemeriksaan fisik.
Anüs ve çevresinde yapılacak görsel muayene ile eksternal veya prolabe hemoroid teşhis edilebilir.Pemeriksaan visual pada anus dan area sekitarnya dapat mendiagnosis wasir eksternal atau prolaps.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Các bác sỹ khuyến cáo rằng tất cả những người mắc bệnh tiểu đường loại 2 nên được khám mắt định kỳ.
Savaş bittikten sonra, Berlin'de özel muayenehanesine döndü.Sau khi chiến tranh chấm dứt ông trở về làm việc tại phòng mạch của mình ở Berlin.
Koklama; olfaksiyon. - Koku alma duyusu; koklama hissi ile muayene.Các giống: Bulbophyllum odoratissimum var. odoratissimum.
Elle, Sage'i muayenehane sürmeden önce arabaları bozulur.Jo thậm chí nổi tiếng trước khi được cho phép lái xe.
Muayenehanede uygulanabilecek çok sayıda işlem vardır.カウンターでの受付業務を任せられることが多いようである。
New York'ta bir muayenehane açtı.彼女はただちにニューヨークで個展を開いた。
Benn burada yeniden bir muayenehane açar.そこへまた勘平が出てくる。
Tüm ekipmanlar düzenli bir şekilde muayene edilir ve düzenli olarak ekipmanların bakımı yapılır.設備は自動化・無人化されており、定期的に点検を行っている。
Bu Kasiski muayene ve Friedman testi yardımcı olabilir belirlemek anahtar uzunluğu.使用卡西斯基试验和弗里德曼试验来得到密钥的长度。
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.所有患有2型糖尿病的人士都應定期进行眼科检查。
Göğüs muayenesi normal olabilir ancak etkilenen bölgede göğsün genişlemesinde azalma görülebilir.患者的胸腔檢查結果可能正常,但是也可發現患病側胸腔擴張下降。
Hemoroid genel olarak fiziksel muayene ile teşhis edilir.痔疮通常通过体检进行诊断。
Benn burada yeniden bir muayenehane açar.從這邊會進行再審。
Anüs ve çevresinde yapılacak görsel muayene ile eksternal veya prolabe hemoroid teşhis edilebilir.肛门及其周围的外观检查可以诊断出外痔或脱垂的痔疮。
Hipertansif hastaların başlangıç değerlendirmesinde, tam öykü ve fiziksel muayene içerir.对高血压患者的初始评估包括一个完整的历史和体检。
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.灼伤的深度通常是通过体检确定,但也可以用切片检查。
Koklama; olfaksiyon. - Koku alma duyusu; koklama hissi ile muayene.플레이버 다이얼(Flavor Dial / 臭貝) - 냄새를 저장, 방출하는 조개.
Ertesi gece SmackDown programında Lynch, Flair'ın kendi dizine saldırısı sonrası tıbbî muayeneyi reddetti.לילה לאחר מכן בתוכנית סמאקדאון, לינץ' סירבה לעבור בדיקה רפואית על הברך שלה לאחר שהתקוטטה עם פלייר.
Çıplak gözle yapılan muayenedir.הפסקת חיפושים גופניים בעירום.
Muayenesi yapılacak hava, cihaz içine alınır.הבדיקה חייבת להיעשות ברתיחה.
Fizik muayenede ciltte solukluk izlenir.ראיית רנטגן: מתגלה במהלך שיעור חינוך גופני.