Şahsen detaylı bir fiziksel muayene yaptığımdan emin olmak isterim.その回が診察のための回だからという理由でなく
Senin dişçi muayenehanen mi var?Also, du bist ein Zahnarzt im Auenland?
Senin dişçi muayenehanen mi var?Quindi, hai uno studio dentistico in citta'?
Senin dişçi muayenehanen mi var?Tu es dentiste dans la Comté.
Senin dişçi muayenehanen mi var?Κάνεις οδοντιατρική πρακτική στα λιμέρια σου?
Senin dişçi muayenehanen mi var?ホビットにヤクでラリらせて 週末パーティーの情報はかせてたっての?
Size gösterdiğim bu resim, 1700'lerin sonlarında perküsyonu (elle vurarak muayeneyi) bulan1,700年代 彼により 打診法が開発されました
Size gösterdiğim bu resim, 1700'lerin sonlarında perküsyonu (elle vurarak muayeneyi) bulan지금 보여드리고 있는 이 사람은 1700년 대 후반 타진(打診)을 발견한
Size gösterdiğim bu resim, 1700'lerin sonlarında perküsyonu (elle vurarak muayeneyi) bulanהתמונה שמופיעה כאן היא של ליאופולד איואנברוגר שלקראת סוף המאה ה-18,
Size gösterdiğim bu resim, 1700'lerin sonlarında perküsyonu (elle vurarak muayeneyi) bulanهذه الصورة هي لـ ليوبولد أوينبرويجر والذي قام بنهاية القرن السابع عشر
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaDépistagesfinnois _ suédois _ anglais _ russe
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaExploraciones por pantallafinés _ sueco _ inglés _ ruso
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaScreeningsundersökningarfinska _ svenska _ engelska _ ryska
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaSeulontatutkimuksetsuomi _ ruotsi _ englanti _ venäjä
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaСкрининговое обследованиефинский _ шведский _ английский _ русский
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusçaفحوصات الغربلةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية _ الروسية
Tarama muayeneleriFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça预防疾病检查芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语 _ 俄语
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeAjoneuvon katsastaminensuomi _ ruotsi
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeBesiktning av fordonfinska _ svenska
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeContrôle technique du véhiculefinnois _ suédois
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeInspección técnica de vehículosfinés _ sueco
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeТехнический осмотр транспортного средствафинский _ шведский
Taşıt muayenesiFince _ İsveççeالفحص المسحي لوسيلة المواصلاتالفنلندية _ السويدية
Taşıt muayenesiFince _ İsveççe车辆年检芬兰语 _ 瑞典语
Transfer iznini araç muayene istasyonları ve belirli gümrük işlem yerleri vermektedir.Förflyttningstillstånd beviljas av besiktningskontor och vissa av Tullens verksamhetsställen.
Transfer iznini araç muayene istasyonları ve belirli gümrük işlem yerleri vermektedir.Siirtolupia myöntävät katsastusasemat ja eräät tullitoimipaikat.
Transfer iznini araç muayene istasyonları ve belirli gümrük işlem yerleri vermektedir.Данное разрешение выдают станции технического осмотра и некоторые отделения таможни.
Transfer iznini araç muayene istasyonları ve belirli gümrük işlem yerleri vermektedir.تقوم بمنح رخصة النقل محطات فحص المركبات وبعض أماكن الجمارك.
Transfer iznini araç muayene istasyonları ve belirli gümrük işlem yerleri vermektedir.您必须购买芬兰法定的强制交通保险(liikennevakuutus)。
Üç ay sonra muayene odaları arasında tek bastonla yürüyebiliyordum.Tres meses después podía caminar entre las salas de pruebas usando un bastón.
Üç ay sonra muayene odaları arasında tek bastonla yürüyebiliyordum.כעבור 3 חודשים יכולתי לעבור בין חדרי הבדיקות בעזרת מקל אחד.
Üç ay sonra muayene odaları arasında tek bastonla yürüyebiliyordum.それから1か月後 松葉づえなしで 病院中を歩けるようになりました
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Ahogy az élet elszállt a koraszülött borjúból, megvizsgáltuk a sebeket.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Khi sự sống trôi qua con bê thiếu tháng, chúng tôi kiểm tra các vết thương.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.조산된 송아지가 죽어가는 동안 우리는 상처를 들여다 봤습니다.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Medan livet gled ifrån den för tidigt födda kalven undersökte vi mammans skador.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Mentre la vita abbandonava quel piccolo prematuro, esaminammo le ferite della madre.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Mientras la vida se escapaba de la cría prematura, examinamos sus lesiones.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Pendant que la vie glissait du veau prématuré, nous avons examiné les blessures.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Puiul prematur urma să moară, ne uitam la rănile mamei.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Sementara banteng prematur itu menghembuskan napas terakhirnya, kami memeriksa lukanya.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Terwijl het leven ontglipte aan het te vroeg geboren kalf, onderzochten we de verwondingen.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Während das Leben das Frühgeborene verließ, untersuchten wir die Verletzungen des Muttertieres.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Zatímco život vyprchával z předčasně narozeného mláděte, prozkoumali jsme zranění.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Życie uchodzi z wcześniaka, a my oceniamy jej obrażenia.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Καθώς η ζωή ξεγλιστρούσε από το πρόωρο μοσχάρι, εξετάσαμε τα τραύματα.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Когато животът се изплъзна от недоносеното малко, прегледахме раните.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Когда мы поняли, что преждевременно рождённый телёнок не выжил, мы осмотрели травмы.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.Коли життя передчасно покинуло теля, ми оглянули поранення.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.כשהחיים עזבו את גופו של הגור שנולד טרם זמנו, בדקנו את פצעיה.
Vakitsiz bir şekilde hayata gelen buzağı yaşamını kaybederken, yaraları muayene ettik.後ろ足が 8本撚りの ワイヤー製の罠にかかっていました
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.A na mé 17. narozeniny, po mém vyšetření očí nanečisto, oční lékař zjistil, že mám zrovna narozeniny.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.A na moje 17. narodeniny, po mojom falošnom vyšetrení, si očný lekár všimol, že mám akurát narodeniny.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.Et à mon 17e anniversaire, après mon faux examen de vue , l'ophtalmo a remarqué que c'était mon anniversaire.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.I w 17-ste urodziny, po fałszywym badaniu wzroku, doktor zauważył, że mam urodziny.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.그리고 제 열일곱번째 생일날, 가짜 시력 검사를 본 바로 후에 안과 의사는 우연히 제 생일인 것을 알게 되었습니다.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.Op mijn zeventiende verjaardag na mijn nep-oogtest, kwam de oogspecialist erachter dat ik jarig was.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.Y en mi 17° cumpleaños, luego de mi fingido examen visual, el oftalmólogo se dio cuenta que era mi cumpleaños.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.І на свій 17й день народження, після несправжнього огляду, окуліст згадав, що у мене день народження.
Ve 17. doğumgünümde sahte göz muayenemden sonra doktor doğum günüm olduğunu fark etti.ביום הולדתי ה-17, אחרי בדיקת העיניים המדומה שלי, מומחה העיניים הבחין שזהו יום הולדתי