Tehlikeden muaf olma olarak da ifade edilebilir.Также может быть введена тема бегства от опасности.
İmparator, askerlere uygulanan veraset vergi muafiyetini kaldırdı, hatta bazen onları parasız bıraktı.В то же время император урезал выплаты денег войскам, если вообще не приостановил их.
Yaşamsal ihtiyaçlardan muaf olma: Dr. Manhattan yaşamak için hava, su ve yiyeceğe ihtiyaç duymaz.Известно, что титан не нуждается в еде или воде, чтобы выживать.
Bazen ya çok düşük bir vergi ödüyorlar, bazen de vergilerden dahi muaf hale geliyorlardı.Крупные, а иногда и мелкие владения освобождались от налогов.
Fransa, küçük araba üretimi yapan şirketlere vergi muafiyeti sağlar.وقدمت فرنسا إعفاءات ضريبية للشركات العاملة في مجال إنتاج السيارات الصغيرة.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.ويمكن تمديد هذا الإعفاء لمدة 30 يوماً أخرى.
Vize muafiyeti Rusya'nın diplomatik ve hizmet pasaport hamilleri içinde geçerlidir.الإعفاء من التأشيرة ينطبق أيضًا على حاملي جوازات سفر دبلوماسية أو جوازات سفر لمهمة من روسيا.
Eğer çocuk 15 yaşına ulaşırsa muafiyet, çocuğun kendi rızasına bırakılır.ومع بلوغ عشرة أشهر، ينبغي أن يصبح الطفل قادرًا على الوقوف بمفرده.
Vizeden muaf olmadıkça ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.دون شرط الحصول على التأشيرة.
II. Mehmed bir süre sonra Yahudileri "bir takım vergilerden" muaf tutmuştur.وبعد فترة أعفى السلطان محمد الثاني اليهود من مجموعة من الضرائب.
Resmi ve diplomatik pasaportlar harçtan muaf tutulur.تصدر الجوازات الدبلوماسية والخاصة.
Düşük gelirli vatandaşları vergiden muaf tutmak.ويمكن لذوي الدخل المنخفض أن يطالبوا بتخفيض هذه الضريبة.
Kesintiler yapıldıktan sonra, işçilerin çoğunluğu kişisel gelir vergilerinden muaftır.Após as deduções, a maioria dos trabalhadores estão livres de impostos de renda.
Diğer ülkelerle, Tayland hükümetinin vize muafiyetiyle ilgili ikili anlaşmalar vardır.Com alguns países, o governo tailandês mantém acordos bilaterais sobre a isenção de vistos.
Yeni pasaport ABD'nin Vize Muafiyet Programı tarafından belirlenen standartlara uygundur.O novo passaporte cumpre os padrões estabelecidos pelo Visa Waiver Program dos Estados Unidos.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Esta isenção pode ser estendida por mais 30 dias.
Çoğu kadın ise yedek görevden muaftır.A maioria das mulheres estão isentas do imposto de reserva.
Bu sınavdan başarılı olan adaylar 3 yıl süreyle sınavdan muaf olacaklardır.Como um resultado do teste positivo, Leben será suspenso durante 1 ano.
Bu zümreler vergilerden muaftı.Esses fundos são compostos por nossos impostos.
Ancak yaşadığı geçim zorluğu onu bu hayalinden muaf tutmaktadır.Ele começa então a prejudicá-la, para impedir que realize seu sonho.
Eğer çocuk 15 yaşına ulaşırsa muafiyet, çocuğun kendi rızasına bırakılır.Indien die persoon vijftien jaar wordt, dient deze nog de toestemming te krijgen van zijn meester.
Tehlikeden muaf olma olarak da ifade edilebilir.Zij kunnen bij gevaar ook worden teruggetrokken.
Aynı zamanda dinî kurum olmaları dolayısıyla vergiden muaf tutuluyorlardı.Daarboven moesten ze vanaf nu ook belastingen betalen.
Avusturya hükümeti, çeşitli muafiyetler de uygulanayarak karma evlilikleri özendiriyordu.De Oostenrijkse regering liet kostbare onderscheidingen vervaardigen.
Ben o dersten muaf tutuldum.Ik heb een vrijstelling gekregen voor dat vak.
Çoğu kadın ise yedek görevden muaftır.Większość kobiet jest zwolniona z ćwiczeń sił rezerwowych.
1 Nisan 2007 tarihinden itibaren muafiyetleri sınırlandırılarak 15 YTL olarak belirlenmiştir.Górnikom obiecano, że od 15 kwietnia dostaną podwyżki.
Kesintiler yapıldıktan sonra, işçilerin çoğunluğu kişisel gelir vergilerinden muaftır.Wówczas niemal od prawie wszystkich zatrudnionych ściągano podatki.
Görünen o ki yalnızca M.Ö. 240 ve M.Ö. 207 tarihleri, tartışmadan muaf tutuluyor.W wersjach 2.2.6 i 2.2.7 skupiono się tylko na poprawieniu błędów.
2008 yılından beri vize muafiyeti için müzakereler yürütmektedir.Od 1998 podlegały jej także kwestie polityki celnej.
Ama 1931 yılında özel geçici bir yasayla banka bu yükümlülüğünden muaf bırakıldı.År 1931 infördes dock en särskild temporär lag som befriade banken från den skyldigheten.
Buna ek olarak New York Times Company 26.1 milyon dolarlık vergi ödemesinden muaf kılındı.Utöver detta erhöll New York Times Company skattelättnader på $ 26 100 000.
Yiyecek ithalindeki giderleri düşürmek için, ticaret gemilerinin vergiden muaf olduğu ilan edildi.För att sänka kostnaden för import av mat förklarades handelsfartyg fråntagna beskattning.
1929'da 5'ten fazla çocuğu olan aileler yol vergisinden muaf tutulmuştur.Familjer med mindre än fem barn bestraffades med höga skatter.
İşgalciler bu yasaktan muafdı.Prinsessan trotsar förbudet...
2008 yılından beri vize muafiyeti için müzakereler yürütmektedir.Från 2008 var den godkänd för tester med besökare.
Niue'ye gelen tüm ziyaretçiler, milliyetlerine bakılmaksızın, maksimum 30 gün kalış süreli vizeden muaftır.Medlemskap i GUO är öppet för alla upp till och med 30 år med tillräckliga färdigheter på sitt instrument.
Ayrıca ABD'ye seyahatlerde de vizeden muaftırlar.Too fast for love en resa genom USA.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Цей дозвіл може бути подовжений ще на 30 днів.
Ya da ABD, Karaciç'in yargıdan muaf olacağına dair vaatlerde bulunuyordu.)Младич відмовився дати свідчення на процесі Караджича (укр.)
Demirtaş sağlık sorunları olduğu gerekçesiyle askerliğe elverişsiz raporu alarak askerlikten muaf tutuldu.Через проблеми зі здоров'ям був визнаний не придатним до військової служби.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Toto potvrzení o zrušení může být prodlouženo o dalších 30 dnů.
Yaşamsal ihtiyaçlardan muaf olma: Dr. Manhattan yaşamak için hava, su ve yiyeceğe ihtiyaç duymaz.T'lan Imassové necítí bolest ani strach, nepotřebují spánek, vodu ani potravu.
Buna karşılık barış zamanlarında bütün vergilerden muaf sayılıyorlardı.V dobách míru byli také odpovědní za vybírání daní.
Eğer çocuk 15 yaşına ulaşırsa muafiyet, çocuğun kendi rızasına bırakılır.Pokud tedy dítě nedosáhlo alespoň dvanácti let, dá souhlas s osvojením jménem dítěte opatrovník.
Guyana Hükümeti belirli ülke veya bölge vatandaşlarına yönelik vize şartını muaf tutar.U genderových identit záleží na přístupu konkrétní provincie či teritoria.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Această scutire poate fi extinsă cu încă 30 de zile.
Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte her türlü hizmet ve vergiden muaftı.Sub administrația sa, toți liderii religioși erau scutiți de taxe și servicii publice.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.A mentesség 30 nappal hosszabbítható.
Dördüncü grup olan thetes vergiden muaftı, ancak seçimlere katılma hakları yoktu.A 4-es sorszámot a Munkáspárt listája kapta, de kellő ajánlás hiányában a választásokon nem vehetett részt.
Bazen ya çok düşük bir vergi ödüyorlar, bazen de vergilerden dahi muaf hale geliyorlardı.Gyakran van pénzzavarban, ilyenkor a fiúk pénzt kölcsönöznek neki.
Ayrıca ABD'ye seyahatlerde de vizeden muaftırlar.Hänen passinsa kuitenkin oikeutti vain matkaan Yhdysvaltoihin.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.Vuonna 1900 Hesse vapautettiin heikkonäköisyyden vuoksi asepalveluksesta.lähde?
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Αυτή η απαλλαγή μπορεί να παραταθεί για άλλες 30 ημέρες.
Yine de yaşlanarak ölmekten muaf olmalarına rağmen, fiziki formları yok edilebiliyordu.Ωστόσο, αν και δε γερνούσαν, μπορούσαν να πεθάνουν.
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.Ἠλίας ἐν τῷ ζηλῶσαι ζῆλον νόμου ἀνελήφθη ἕως εἰς τὸν οὐρανόν.
Bu görevlerden dolayı Kazaklar, vergiden muaf tutulmuşlardır.Σε καθένα από αυτά τα αξιώματα ο καρδινάλιος ελάμβανε μισθό.
Ayrıca Hitler kendisini askerlik hizmeti yapmasından muaf tutmuştur.Hitler fritog ham også for militærtjeneste.
Ancak vize muafiyeti planlandığı gibi 1 Aralıkta yürürlüğe girecektir.Hjemturen den 1. februar bliver anderledes end planlagt.
Çoğu kadın ise yedek görevden muaftır.De fleste kvinder er fritaget for genindkaldelse.