Ana içeriğe geç
Sözlük

muaf ile cümle

muaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece bu yapının içinden biri muaf tutulur.So within this structure, one is free.
Her türlü vergi muafiyeti sunarlar.They hand out all kinds of business tax breaks.
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'The sons of God who are exempt from college entrance by way of wealth!!
Bunlar çok varlıklı insanlar. Hakim olduğu bu ülkede onlar güçlü vergiden muaf vakıfGerald Ford, Jimmy Carter, and William Jefferson Clinton.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Peter said to him, "From strangers." Jesus said to him, "Therefore the children are exempt.
Ayrıca bu terim, hükümetleri belirli sorumluluklardan muaf tutmaktaydı.In addition, the term exempted governments from certain responsibilities.
Anlaşmada dini varlıklar için vergi muafiyetleri ve devlet yardımı öngörülüyor.The agreement establishes tax exemptions and state financing for religious entities.
Bugüne kadar muaf tutulan 6 milyon emekli de yakında bunlara katılabilir.The 6 million retired people, exempt until now, may soon join them.
Fajon: Kosova vizeden muaf olmalıdırFajon: Kosovo must become visa-free
Yurttaşlar değeri 100 eurodan düşük mallarda vergi muafiyetinden yararlanmaya devam edecek.Citizens will continue to be exempt from paying fees on goods valued under 100 euros.
Bu tarihe kadar, ikili müzakerelerle uygun muafiyetler mümkün hale getirilecek.Until that time, bilateral talks will make it possible to secure appropriate exemptions.
Bu bankalar, kendi ülkelerindeki daha büyük çaplı ekonomik bozulmalardan nispeten muaf kalıyor.They are relatively immune to greater disruption in the country of origin.
Tamamlama stratejisi, yargıdan muafiyet kazandıracak bir strateji değildir," şeklinde devam etti.The completion strategy -- it is not a strategy for obtaining impunity from prosecution."
Bu işletmeler, tütün satışlarını da kapsayan yeni kısıtlamalardan muaf kalabilirler.They remain exempt from the new restrictions, which also cover tobacco sales.
BH, ABD'yle muafiyet anlaşması imzalayan 35 ülke arasında bulunuyor.BiH is among 35 countries that have signed exemption agreements with the United States.
Ancak Türkiye, yaşanan karışıklıklardan sanıldığı kadar muaf olmayabilir.However, Turkey might not be as immune to the turmoil as previously reported.
Milletvekili dokunulmazlığı, adaletten muaf olmak mı?MP immunity: impunity from justice?
Sadece sınavları düzenli olarak geçenler ve yüksek notlar alanlar harçtan muaf tutuluyorlar.Only those who pass exams regularly and with high marks get tuition relief.
Arnavutluk başbakanı vergi muafiyeti sözü vererek Türk firmalarını yatırım yapmaya çağırıyor.Promising tax breaks, Albania's prime minister calls for Turkish companies to invest.
Tanıklara ayrıca Sırbistan'da yargılanmaktan bir cins muafiyet de tanınıyor.Witnesses will also be granted a sort of immunity from prosecution in Serbia.
Görünen o ki yalnızca M.Ö. 240 ve M.Ö. 207 tarihleri, tartışmadan muaf tutuluyor.[11]Only the dates of 240 and 207 seem exempt from controversy.[11]
Sidonius'un kendisi de, geleneğin aktardığı paganizm düşüncelerinden bütünüyle muaf değildir.Sidonius himself is not altogether free from suggestions of paganism handed down by tradition.
8 milyon Arnavutluk Leki üzerinde cirosu bulunan şirketler ise kurumlar vergisinden muaftır.Businesses with a turnover of less than 8 million is exempt from corporate tax.
Onlara özel ayrıcalıklar ve vergi muafiyeti verilmiştir.They were granted special privileges and given tax exemptions.
Vize Muafiyet ProgramıVisa Waiver Program
Hükûmet, yüksek puan alan öğrencileri, öğrenim ücretlerinden muaf tutmaktadır.The government exempts those who score higher from tuition fees.
501 (c) (3) vergiden muaf bir kuruluş olarak, ABD'nin iç siyasetinde hiçbir rolü yoktur.As a 501(c)(3) tax-exempt organization, it plays no part in domestic U.S. politics.
Dük ile özel bir ilişki nedeniyle vergiden muaf tutuldular.Due to a special relationship with the Duke, they were exempt from taxes.
Rehber köpekler toplu taşıma araçlarında ücretlerden muaftır.Guide dogs are exempt from the fare charges in public transportation.
Bu kez bir kabine bakanı, İmparatoru Cauchy'yi yeminden muaf tutmaya ikna edebildi.This time a cabinet minister was able to convince the Emperor to exempt Cauchy from the oath.
Hanefiler, ayakların (bilekler dahil) de avretten muaf olduğunu düşünürler. [1] [2] [3]The Hanafis view the feet (including the ankles) to be excluded from 'awrah as well.[19][20][21]
Tahiriler, birçok haraç ve gözetim işlevinden muaf tutuldular.The Tahirids were exempted from many tribute and oversight functions.
Buna ek olarak, kadınlar, kadınlarla ilgili cinsiyetçi inançları desteklemekten muaf değiller.In addition, women are not immune from endorsing sexist beliefs about women.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.Im Jahr 1900 wurde Hesse wegen seiner Sehschwäche vom Militärdienst befreit.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Diese Frist kann um 30 Tage verlängert werden.
Tehlikeden muaf olma olarak da ifade edilebilir.Sie können auch unabhängig versuchen, der Gefahr auszuweichen.
Sıradan bir muhafız vergiden muaf aylık 1300 Euro almaktadır.Einführung eines gesetzlichen Mindestlohns in Höhe von 1.400 Euro pro Monat brutto.
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.Ohne Tadel war dein Verhalten seit dem Tag, an dem man dich schuf, bis zu dem Tag, an dem du Böses getan hast.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Staatsbürger Osttimors sind von der Visapflicht für die Schengenstaaten befreit.
Göç eden aileler iki veya üç sene vergi vermekten muaf tutuldular.Die männlichen Falter schlüpfen etwa zwei bis drei Tage vor den weiblichen (Proterandrie).
Ayrıca Hitler kendisini askerlik hizmeti yapmasından muaf tutmuştur.Auch Hitler selbst war von seinen militärischen Fähigkeiten überzeugt.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.En 1900, Hesse fut exempté du service militaire en raison de sa faible vue.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.L'exemption peut être prolongée de 30 jours supplémentaires.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Il gère les vols en provenance de Schengen.
Yaşamsal ihtiyaçlardan muaf olma: Dr. Manhattan yaşamak için hava, su ve yiyeceğe ihtiyaç duymaz.Endurance illimitée : Azazel n'a pas besoin de nourriture, d'eau, d'oxygène, ou de sommeil pour survivre.
Bazen ya çok düşük bir vergi ödüyorlar, bazen de vergilerden dahi muaf hale geliyorlardı.Au contraire, elles dépensent souvent beaucoup pour les financer, et vont parfois même jusqu'à s'endetter.
ABD Mart 2010'da Yunanistan'ı vize muafiyeti programına dahil ettiğini açıkladı.Hungría se unió al Programa de exención de visa en 2008.
Yalnızca mali durumu ve/veya sağlığı ciddi derecede yetersiz olan kişiler Hac yapmaktan muaftırlar.Solo los individuos cuya posición financiera o de salud sea insuficiente están exentos de hacer el Hajj.
Ancak kâtipler zorunlu askerlikten muaf iken, rahipler değildi.Su uso por no sacerdotes se encontraba prohibido.
Başarılı olanlar hazırlık sınıfından muaf sayılır ve 1.Sınıf'tan eğitim hayatına başlar.La mayoría de los profesores corrigen las tareas pre-clase al menos una hora antes de la clase comience.
Çünkü tez onun için muaf tutulmuştu.Quisieron excomulgarme debido a él...
Diplomatik pasaport hamilleri ise 90 güne kadar vize uygulamasından muaftır.La legislación coreana exige que las mujeres tengan hasta 90 días de licencia de maternidad.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.Possono essere fatte per altri 30 giorni.
Çünkü tez onun için muaf tutulmuştu.Sfortunatamente per lui fu costretto a dare forfait.
Muhtemelen 7 hanesi vergiden muaf tutulmuştur.7, elenca le esenzioni dall'imposta.
Görünen o ki yalnızca M.Ö. 240 ve M.Ö. 207 tarihleri, tartışmadan muaf tutuluyor.Di queste solo le due unità SS e la 207ª Divisione presero parte agli scontri.
Tehlikeden muaf olma olarak da ifade edilebilir.A questo punto si può considerare fuori pericolo.
Lenin, Baptistleri askerlikten muaf tuttu.Ленин освободил баптистов от службы в армии.
Çoğu kadın ise yedek görevden muaftır.Большинство женщин освобождены от резервной службы.
Aşağıdaki ülkelerin hükümetleri Tayland ile karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzalamıştır.Правительства следующих стран заключили двусторонние соглашения о безвизовым режиме с Таиландом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod