Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Ktoś, kto ma dołek lub depresję, jest pochmurny.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Om någon känner sig deppig, så har de ett moln över huvudet.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.O persoană tristă sau deprimată, stă sub un nor.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Quando qualcuno è giù di morale o depresso si dice che "è sotto una nube".
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Quand quelqu'un n'a pas le moral ou qu'il est déprimé, on dit qu'il vit sous un nuage.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Seseorang yang sedang bersedih atau dalam depresi, mereka digambarkan berada "di bawah awan".
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.So hängt eine dunkle Wolke über jemandem, der deprimiert oder niedergeschlagen ist.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır. Ve ne zaman kötü haberler gelse,Ha valaki levert vagy rosszkedvű, akkor azt mondjuk, hogy borús napja van.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır. Ve ne zaman kötü haberler gelse,מכילה בתוכה קישורים שליליים לגבי העננים.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Κάποιος που είναι πεσμένος ή θλιμμένος είναι "κάτω από ένα σύννεφο".
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Если человек грустит или унывает, то говорят, что он мрачнее тучи.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Някой, който е потиснат или депресиран, е 'под облак'. (фразеологизъм на английски)
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Хтось похмурий чи то пригнічений, він - "під хмариною".
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.فعندما يشعر الشخص بالاكتئاب أو الإحباط فيشار إليه بكونه تحت السحب.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.「顔を曇らせる」と言い 悪いことが起きそうなときには
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı Biraz endişeliyim.Нашата Ха Ни сега е толкова паднала духом, че .... малко се притеснявам.
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni a noastra e asa aeriana acum incat...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni của chúng ta suy sụp nhiều quá...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni sudah bukan dirinya lagi sekarang...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıNaša Ha Ni je z toho tak mimo, že...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıNasza Oh Ha Ni jest w tym momencie zagubiona..
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOh Ha Ni è così fuori di testa ora che...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOnze Oh Ha Ni is er zo niet bij op het moment...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıUnser Ha Ni ist so aus ihm heraus, dass gerade jetzt ...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıVåran Ha Ni är inte sig själv dessa dagar....
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıΗ Ο Χα Νι μας είναι τόσο έξω απο αυτό αυτη τη στιγμή..
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıНаша Ха Ни сейчас такая отрешенная, что...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı...האני שלנו עכשיו כל כך לא נמצאת כאן
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı...اوها ني ليست بمزاج جيد الآن ولذلك
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı俺も心配なんです
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.30 % morálních apelů na TEDu se opírá o tento základ.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Acest al doilea fundament susține celelalte 30 de procente ale enunțurilor morale pe care le-am auzit la TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.A második pillér alátámasztja a morális kijelentések másik 30%-át itt a TED-en.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Cette seconde fondation rassemble les 30% restants des affirmations morales que j'ai entendues à TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dat tweede fundament onderbouwt de overige 30 procent van de morele stellingen die ik op TED heb gehoord.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dette andet grundlag ligger under de andre 30 procent af de moralske udsagn vi hører her på TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dieser zweite Grundpfeiler stützt die anderen 30% der moralischen Äußerungen die ich hier bei TED gehört habe.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Ese segundo pilar es la base del otro 30 por ciento de las declaraciones morales que he escuchado aqui en TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Landasan kedua ini mendasari 30 persen lainnya dari pernyataan moral yang saya pernah dengar di sini di TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Nền tảng thứ hai làm cơ sở cho 30% còn lại của những phát biểu về đạo đức tôi đã nghe ở TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Ta druga podstawa stanowi podłoże pozostałych 30% twierdzeń moralnych, które słyszałem na TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.이러한 두번째 도덕적 토대는 TED에서 언급된 도덕에 관련된 이야기의 약 30%를 차지하지요.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Toinen peruspilari käsittää loput 30 prosenttia moraalisista toteamuksista, joita olen kuullut TEDissä.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Αυτό το δεύτερο θεμέλιο υποστηρίζει το άλλο 30 τοις εκατό των ηθικών προτάσεων που άκουσα εδώ στο TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Второй принцип лежит в основе 30 процентов нравственных высказываний, которые я слышал тут, на TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Този втори фундамент лежи в основата на останалите 30 процента от моралните изказвания, които чух тук на TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.היסוד השני נמצא בכ-30 אחוז מההצהרות ששמעתי כאן ב-TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.هذه السمة الثانية التي تسبب ال 30 % الأخرى من التعبيرات المعنوية التي سمعتها هنا فى تيد .
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.残り3割はこれです 3. グループ性/忠誠
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Azt hiszem, ez a két versszak tartalmazza a legmélyebb bepillantást, ami a morális pszichológiában elérhető.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Ces deux strophes contiennent, je pense, les aperçus les plus profonds de la psychologie morale.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Deze twee strofen bevatten volgens mij de diepste inzichten die ooit zijn bereikt in de morele psychologie.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Kedua bait berisi, saya pikir, wawasan terdalam yang pernah dicapai dalam psikologi moral.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.이제 들려 드릴 법어에는 지금까지 도덕 심리학이 깨달은 가장 심오한 통찰이 담겨 있다고 생각합니다.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Následující verše dospěly asi k nejhlubšímu poznání psychologie morálky.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Queste due strofe contengono, credo, le rivelazioni più profonde mai conseguite nella psicologia morale.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Te dwie zwrotki zawierają najważniejsze spostrzeżenia kiedykolwiek osiągnięte w psychologii moralności.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.Tôi cho rằng hai đoạn kinh này chứa đựng những suy nghĩ sâu sắc nhất từng được đưa vào tâm lý đạo đức.
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.אפשר למצוא את אותו דבר בבודהיזם. שני הבתים האלה מכילים, לדעתי, את התובנות העמוקות ביותר
Bu iki yarı, bence, moral psikoloji içinde daima varsayılmış en derin içgörülerdir.هذين الشكلين يوحيان , كما أعتقد , بأعمق رؤية نجحت على الإطلاق في الوصول إلى أعماق الفلسفة الأخلاقية .