Çok moral bozucu sonuçlar...Sehr enttäuschende Ergebnisse.
Çok moral bozucu sonuçlar...Velice chabé výsledky.
Çok moral bozucu sonuçlar...Zeer teleurstellende resultaten.
Çok moral bozucu sonuçlar...Πολύ απογοητευτικά αποτελέσματα.
Çok moral bozucu sonuçlar...Неутешительные результаты.
Çok moral bozucu sonuçlar...Ці результати страшенно розчаровують.
Çok moral bozucu sonuçlar...תוצאות מאכזבות מאוד.
Çok moral bozucu sonuçlar...نتائج جد مخيبة للآمال.
Çok moral bozucu sonuçlar...国民はショックを受け
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Fordi man tager hjem med dårligt humør.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Karena kamu akan balik ke rumah dengan perasaan yang tidak baik.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.집에 좋지 않은 기분으로 돌아갈것이기 떄문이었습니다.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Mert akkor rosszkedvűen mentek haza.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz."Não comecem os treinos tarde, "porque chegaram a casa de mau humor.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz."Nie przeciągajcie treningów, bo wrócicie do domu w złym humorze.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Parce que vous rentrerez chez vous de mauvaise humeur.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Pentru că o să mergeţi acasă prost dispuşi.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Perché tornerete a casa di cattivo umore.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Porque se irán a casa de mal humor.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Pretože prídete domov v zlej nálade.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Vì như vậy, các anh sẽ phải về nhà trong tâm trạng bực bội.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Επειδή θα πάτε σπίτι με κακή διάθεση.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Защото ще се приберете у дома в лошо настроение.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Потому что домой будете возвращаться в плохом настроении.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.Тому що ви підете додому в поганому гуморі.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz."כי אז תגיעו הביתה במצב רוח רע.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.لأنكم ستعودون إلى المنزل متعكري المزاج.
Çünkü eve kötü moralle gidersiniz.イライラして帰るのは 特に新婚には好ましくない」と言うんだ
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Denk aan het enorme morele gezag van de Dalai Lama -- dat komt van zijn morele nederigheid.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Denken Sie an die riesige moralische Autorität des Dalai Lama -- sie kommt aus moralischer Demut.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Gândește-te la uriașa autoritate morală a lui Dalai Lama -- ea izvorăște din umilitatea sa morală.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Gondolj a dalai láma hihetetlen erkölcsi tekintélyére -- és mindez az erkölcsi alázatából fakad.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.달라이 라마에게서 느껴지는 엄청난 도덕적 권위를 생각해보세요. 그의 권위는 그의 도덕적 겸손함에서 나온 것입니다.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pensate all' enorme autorità morale del Dalai Lama -- che viene dalla sua umiltà morale.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pensez à l'énorme autorité morale du Dalai Lama -- cela provient de son humilité morale.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Piensa en la inmensa autoridad moral del Dalai Lama -- y proviene de su humildad moral.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pikirkan tentang otoritas moral Dalai Lama yang sangat besar -- dan itu datang dari kerendahan hati moralnya.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pomyślcie o niesamowitym autorytecie moralnym Dalajlamy... Ma on swoje źródło w moralnej pokorze.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Suy nghĩ về uy quyền đạo đức vĩ đại của Đạt Lai Lạt Ma -- và nó xuất phát từ sự khiêm nhường đạo đức của ngài.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Tænk over den enorme moralske myndighed omkring Dalai Lama-- og den kommer fra hans moralske ydmyghed.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Σκεφτείτε την τεράστια ηθική αυθεντία του Δαλάι Λάμα -- και προέρχεται από την ηθική του ταπεινότητα.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Подумайте о невероятной нравственной авторитетности Далай-ламы - она вызвана его нравственной смиренностью.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Помислете за огромния морален авторитет на Далай Лама, който идва от неговото морално смирение.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.תחשבו על הדאלי למה. תחשבו על הסמכות המוסרית העצומה של הדאלי למה --
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.فكروا بالكم الهائل للسلطة الأخلاقية للدلاي لاما -- وأن مصدرها من تواضعه الأخلاقي .
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.それは彼の謙虚さから来るものです
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Aduce borcanul cu bani acasă ca să-l înveselească pe Derek.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Ella trae la jarra de dinero a casa para tratar de animar a Derek.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.Она принесла домой кучу денег, пытаясь подбодрить Дерека.
Derek'in moralini yükseltmek için parayı eve getiriyor.「このお金でプレイステーション2を 買おうか」
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Aggódom, nyugtalan vagyok és depressziós.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Estou preocupado. Estou ansioso. Estou deprimido.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Ich mache mir Sorgen. Ich habe Angst. Ich habe Depressionen.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Ik maak me zorgen, ik ben ongerust, ik ben depressief.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Jag är bekymrad. Jag är oroad. Jag är nedstämd."
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Jeg er bekymret. Jeg er urolig. Jeg er deprimeret.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Jestem zaniepokojony i przygnębiony.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Je suis inquiet. Je suis anxieux. Je suis déprimé.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."나는 걱정돼. 나는 불안해. 나는 우울해.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."Mám strach, bojím se, mám depresi.