misafir ile cümle
misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Misafirler gelmeye başlar.客串登場。
Örneğin, 2007 senesinde misafirlerin ziyaretine açılan borsayı, yaklaşık 3 bin kişi gezmiştir.2007年,前往泰國的遊客人次有1,400萬左右。
Hükümdarın yanındaki misafir gelip Kerem’e sarılır; Misafirin Aslı’nın babası Vezir olduğu görülür.曾祖父王禎,曾任正千戶;祖父王敬,曾任正千戶;父親王惟德,曾任教諭。
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.国际大学以来自世界不同国家的多元化学生为主体。
İmam lojmanı ve köy misafirhanesi 1999 yılında hizmete geçmiştir.天頌苑及天華邨於1999年入伙。
Michel Renaud, 69, organizatör, ofiste misafirdi.미셸 르노 (Michel Renaud, 69세), 회의 참석자.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''“려욱, 슈주에서 숙소이모 역할 톡톡”.
Düğüne gelen misafirler postayı çağırır.청첩장(請牒狀)은 결혼식에 초대하는 편지를 일컫는다.
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.안락한 집이 필요한 사람들을 대변한다.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.말이 많고 손님들을 끌어들이려 호객행위도 서슴지 않는다.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.그는 하객의 한 사람으로 참석하였다.
Princeton'da Institute For Advanced Study'ye davet edildi, bir yıl misafir öğretmenlik yaptı.이후 이휘소는 프린스턴 고등연구소의 연구회원으로 초빙됐는데 그 임기는 1년이었다.
Halkların misafiri olun.주민의 상당수는 객가인이다.
Misafirlere yemek ikram edilir.손님을 초대하면 꼭 내놓는 음식이다.
Kız evi yük almaya gelen misafirlerine yemek, çay ikramında bulunur.여자가 커피잔을 가지러 들어간 안쪽 방에는 십수 명의 남자들이 있다.
Mesela ev sahibi i386 işlemcisine sahip ise misafir de i386 işlemcisini desteklemesi gerekiyor.그러나 i386 프로세서를 지원한 3.x 버전을 "386 확장 모드"으로 실행할 수 없다.
Bu davette yaklaşık 5000 misafir ağırlanır.이 건물은 약 5000 명을 수용하고 있다.
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.방귀가 나오지 않고 축적되면 불편함을 느낄 수 있다.
Eşcinsellerin misafirliği yapıldığı (ör.게스트들의 숨은 알까기 노하우(?)
Cumartesi günü de misafirler ağırlanır.בכל שבת ישנו רב אורח.
2003-2004 turist sezonunda Nevis'e 40.000 turist misafir olarak gelmiştir.בין השנים 2003 - 2004 הגיעו אל האי נוויס כ-40,000 תיירים.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.רוב הדמויות שיצרה שיקפו אנשים שהכירה.
Otel misafirlere açılmadan önce, halkın oteli ziyaret edebilmesi için halka açıldı.לעיתים, עשויים מלונות לקבל חבילות גם טרם הגעת האורח למלון.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''והנה הם יושבים במטבח שלי ומרגישים כמו בבית".
Halen köy içerisinde bir tanesi misafir kalacak şekilde mevcuttur.אל תוך החדר אז נכנס לו איש אחד, אורח.
Aynı yıl Tanrı Misafiri ve ertesi yıl Sana Neler Edeceğim'i yayınlamıştır.ראש השנה נחשב ליום שבו דן האלוהים את כל באי העולם אודות מעשיהם בשנה שעברה וכפועל יוצא מה יקרה בשנה הבאה.
1960 yılında Stanford Üniversitesinde Misafir Profesör oldu.הוא היה מרצה אורח באוניברסיטת סטנפורד בשנות השישים.
Evlerinde misafir olur.אורחים רבים התארחו בביתם.
Önceden uyararak düğündeki misafirleri kurtarmıştır.ראו בהקדמה לספרו אורחות חיים.
Bazı kültürlerde ev sahibi misafirlere sofraya oturmaları için komut verir.ישנן גם תרבויות בהן ממתינים להוראת המארח לפני שיושבים לשולחן.
Misafir evi olarak çalışır.עובדת בתור פקידת קבלה.
Köyde 5 adet misafirhane bulunmaktadır.בפארק יש חמישה מרכזי מבקרים.
Bunlar evin reisi ve misafiri içindi.זה מזיק למבקרים ולבית.
Düğünlerde genelde büyük baş hayvan kesilir ve misafırlere ikram edilir.בדרך כלל נישאים בני החסידויות הגדולות לבנות אותה חסידות.
Sağlık evi ve köy misafirhanesi vardır.היה לו בית כנסת גדול ובית הכנסת אורחים.
New York Üniversitesi’nde profesör ve Cambridge Üniversitesi’nde misafir profesör olarak çalışmaktadır.כיום היא מכהנת כפרופסורית באוניברסיטת ניו יורק וכמרצה-אורחת באוניברסיטת קיימברידג'.
Köy halkı misafirperverdir.בתי תושבי העיר התמלאו באורחים.
Schwenzer, 2010 yılından beri, Hong Kong City Üniversitesi’nde misafir profesördür.משנת 2012 פרופסור אורח באוניברסיטת הונג-קונג בהונג-קונג.
Son derece misafirperver ve ikram sever halkı vardır.אדם מוסרי, מצליח ונעים הליכות הוא האורח המועדף.
Ayrıca insanları çok cana yakın ve misafirperverdir.בנוסף בעלי ערך רב לנוחות וחברה.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Ако гост в дома ти те разстрои, отнеси се с него жестоко и безмилостно.
Misafirhane vardır.Изискват само един гостоприемник.
Halk oldukça misafirperverdir.Хората са много гостоприемни.
Evlerinde misafir olur.Чувствай се като у дома си.
Misafir evi olarak çalışır.Тя служела за гостна.
Misafirler gelmeye başlar.Гостите започват да се разотиват.
Bugün, bistroslar çoğunlukla misafirperverlik endüstrisinin bir parçasıdır.Днес, бистрата все още са част от индустрията на хотелиерството.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''В къщата си съм много взискателен“.
Misafir öğretmen olarak Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde dersler verdi.Като гост професор посещава различни университети в САЩ и Япония.
Halkı cana yakın ve misafirperverdir.Местните хора са гостоприемни и приятелски настроени.
Yolculuk sırasında soğuk algınlığı nedeniyle hasta düşer ve Netherfield’da birkaç günlüğüne misafir edilir.Бингли, но по пътя се разболява и остава в Недърфийлд няколко дни.
Cumartesi günü de misafirler ağırlanır.В събота предаването е отредено за гости.
Köylü misaferperver olup herkes misafir kabul eder.Всеки гост на селото, всеки случаен пътник е добре дошъл.
Sağ kale arkası misafir takımlar için olup 1.050 kişiliktir.Той е затревен, има трибуни за 1500 зрители.
Köy halkı kendi arasında veya misafirlerine karşı samimi bir karşılama ve ağırlama yapar.Сам по себе си е една приятна атракция за местни и гостуващи.
Projeye "Gelecekten Gelen Misafirler" adını verdiler.Алиса във филма „Гости от бъдещето“.
Bu elçiler Bağdat'ta misafirperverane karşılandılar ve bir ateşkes anlaşması yapıldı.Със съдействието на техните консули в Белград е постигнато по-трайно примирие.
Cuma günü misafirler gelmeye devam eder, cumartesi günü üken toy yapılırdı.След това Фокусникът праща Сам отново в сряда.
Köy halkı misafir perverlerdir.Жителите на селото са помаци.
Dadaşlar, misafirperverlikleriyle tanınırlar.Местните хора са известни с гостоприемството си.