Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.その際、ゲストとして登場した。
Misafirhane vardır.ゲストあるかも。
Birbirinden güzel yemekler yaparlardı, katılan misafirlere.料理が得意らしく、他のメンバーにご馳走を振舞っていた。
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.』で出会ったとんねるずらと交友がある。
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.他人が自分の家で迷惑をかけるなら、その人を情け容赦なく扱うこと。
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.来年からもよろしくお願いします。
Birbirleri ile yardımlaşmaya açık ve misafirperver bir tutum sergilemektedirler.互いに助け合い、あたたかな町をつくります。
Ağır misafirlik eylediler."」ぽぷかるゲスト出演。
Köye misafir gelmişse ağırlamak.高城元気がゲスト出演。
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''「私はあなたの住まいに客として訪れた。
Buradaki amaç ertesi gün çalışacak ve misafirlere hizmet edecek gençleri ağırlamaktır.このとき勝成は世話役の娘に手を付け子供をもうける。
Namaz dönüşü erkekler misafir getirir.ゲストのいる回ではゲストがおこなう。
1953 yılında Federal Almanya'da Münster Üniversitesinde misafir Profesör olarak ders verdi.1934年、彼は客員講師となるためにイングランドのマンチェスターに転居した。
New York Üniversitesi’nde profesör ve Cambridge Üniversitesi’nde misafir profesör olarak çalışmaktadır.彼女は、現在ニューヨーク大学の教授で、ケンブリッジ大学の客員教授を務めている。
Cumartesi günü de misafirler ağırlanır.) 日曜日はビジター不可。
Misafirlere 3 gün boyunca yemek verilir. .彼らは三日おきに食事をとる。
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.子朝員は隠居した。
Ertesi gün ayrılırken, Roger misafirperverlikleri için teşekkür eder.翌日、助けられたお礼にレイチェルはフランクをデートに誘う。
Mektuptan misafirin 2. Murad olduğunu anlarlar.著者はZUNで、挿絵は唖采弦二が担当している。
Çünkü odalarda misafir edilip yiyecek ve yatacak ihtiyaçları karşılanır.ルール上、宿泊となるので寝床や食事が支給される。
Düğüne gelen misafirler asla mağdur olmazlar.儀式に結婚相手の男性は伴わない。
Aynı zamanda 2006'dan 2008'e kadar George Mason Üniversitesi'nde misafir yardımcı doçent olarak görev yaptı.2006年からジョージ・メイソン大学教授、2008年から現職。
Projeye "Gelecekten Gelen Misafirler" adını verdiler.なのは曰く「未来から来た友達」。
Gelen misafirler çalgılarla "hoşgeldi" havası ile karşılanırdı.「美人ゲスト」はおぎやはぎの横に座る。
Misafirlerimize saygıda kusur ettiğimizi düşünerek dertlendik.私は集会で我々は妨害されるだろうかと訊ねてみた。
Okul arkadaşımla eve döndüğümde annem hiçbir ayrımcılık yapmayarak misafir etti ve birlikte yemek yedik.家が近所で家族ぐるみの付き合いがあったため、高校卒業後も連絡を取り続け、実家に帰った時は一緒に食事をする仲。
Öğrenci misafirhanesinin işletmeciliği ESBAV vakfı aracılığıyla yapılmaktadır.会社向けの訓練は、企業立大学を通じて行なわれている。
Misafir olarak mı?ちゃんと客くんのか?
Ev sahibi, misafirleri için hindi etini parçalara ayırdı.主人はお客に七面鳥の肉を切り分けた。
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.(尊重) 如果一個客人在你的地盤惹惱了你,不要仁慈,要殘忍的對待他。
Düğüne gelen misafirler asla mağdur olmazlar.退宫的宫女不得婚嫁。
Ama orada misafir sevmeyen bir hayalet vardır.另一方面,有着神出鬼沒的行事風格。
2. Sahne: Prens Gremin'nin Misafir odasi Tatyana'nın elinde Onegin'in mektubu vardır.第二場景:格列明親王府第的會客室 塔提亞娜收到奥涅金的來信。
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.回曲之处,各坐侍宴宾客。
Tekkenin dervişleri çok misafirperver olarak kabul edildi.画的鲨鱼很受博士欢迎。
Ağır misafirlik eylediler."热情好客会」。
Halkların misafiri olun.以客家人为主。
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.仅以客串身份出现。
Michel Renaud, 69, organizatör, ofiste misafirdi.米歇尔·雷诺(Michel Renaud),69岁,会议嘉宾。
Burada Dr. J.W. Lely'nin evinde misafir olarak kaldı.他住在文科中学校长J·W·莱利博士(Dr J.W. Lely)的家里。
Misafirler normalde otelde sadece 1 gece geçirirler.从不在同一所酒店下榻一晚以上。
Misafirler de hediye olarak at ve inek getirirler.亦向使者奉茶和提供馬匹。
Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider.人们将会在晚餐后开启自己的礼物。
Misafir olarak mı?擔任嘉賓。
Aynı yıl Tanrı Misafiri ve ertesi yıl Sana Neler Edeceğim'i yayınlamıştır.」自此以後他便歸向天主,並於次年受洗。
Misafirinin aklından geçenleri sezen Nasreddin der ki: "Bütün bunlar babamdan kaldı.」帝方扼廷議,得璁疏大喜,曰:「此論出,吾父子獲全矣。
Mesela ev sahibi i386 işlemcisine sahip ise misafir de i386 işlemcisini desteklemesi gerekiyor.然而,已支持i386处理器的3.x版本的Windows,却不能在 386增强模式中运行。
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.因此,每當我們聽到外國人說我們的語言時,總會有一種怪怪的感覺。
Misafirler gelmeye başlar.客串登場。
Örneğin, 2007 senesinde misafirlerin ziyaretine açılan borsayı, yaklaşık 3 bin kişi gezmiştir.2007年,前往泰國的遊客人次有1,400萬左右。
Hükümdarın yanındaki misafir gelip Kerem’e sarılır; Misafirin Aslı’nın babası Vezir olduğu görülür.曾祖父王禎,曾任正千戶;祖父王敬,曾任正千戶;父親王惟德,曾任教諭。
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.国际大学以来自世界不同国家的多元化学生为主体。
İmam lojmanı ve köy misafirhanesi 1999 yılında hizmete geçmiştir.天頌苑及天華邨於1999年入伙。
Michel Renaud, 69, organizatör, ofiste misafirdi.미셸 르노 (Michel Renaud, 69세), 회의 참석자.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''“려욱, 슈주에서 숙소이모 역할 톡톡”.
Düğüne gelen misafirler postayı çağırır.청첩장(請牒狀)은 결혼식에 초대하는 편지를 일컫는다.
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.안락한 집이 필요한 사람들을 대변한다.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.말이 많고 손님들을 끌어들이려 호객행위도 서슴지 않는다.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.그는 하객의 한 사람으로 참석하였다.
Princeton'da Institute For Advanced Study'ye davet edildi, bir yıl misafir öğretmenlik yaptı.이후 이휘소는 프린스턴 고등연구소의 연구회원으로 초빙됐는데 그 임기는 1년이었다.