misafir ile cümle
misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Προσωπικότητες που γνώρισα.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''Τέλοσπάντων έκανα εξάσκηση στο δρομάκι του σπιτιού μου».
Sıcakkanlı sevecen ve misafirperverdirler."Ukomplicerede, varmhjertede og gæstfri."
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Særligt er forslag om at sælge til udenlandske købere meget upopulært.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Den forbereder sig til at modtage gæsterne.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Desuden medvirkede en gæstevært.
Köy halkı misafir perverlerdir.Til kommunen hører landsbyern Heidenkam.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Heil dir im Siegerkranz, Herrscher des Vaterlands!
Çok misafirperver biriydi.Det er gæstevenligt.
Cumartesi günü yine misafire yemek verilir (lahmacun .. vb).Om sommeren benyttes dog også mugicha (te af byg).
Yabancı misafirlerine karşı çok misafirperver bir halka sahiptir.Landet har en stor import af gæstearbejdere.
Sağ kale arkası misafir takımlar için olup 1.050 kişiliktir.Stævnehallen i Herlufmagle rummer plads til 1150 personer.
Bu arada şatoya bir Yabancı Prenses'de misafir olarak gelmiştir.I øjeblikket huser slottet en udstilling om prinsessen.
Misafirler oldukça keyiflidir.Disse er meget populære.
Misafirler gelmeye başlar.Gjestene drar.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Denne koppen skal hold til alle gjestene.
Aynı misafirperverlik devam etmektedir.Denne landhevinga pågår fortsatt.
Misafirlerin konaklaması için misafir odası bulunmaktadır.Huset kunne også inneholde overnattingssted for gjester.
Bunlar evin reisi ve misafiri içindi.Gards- og Ættesoga for Gjestal.
1960 yılında Stanford Üniversitesinde Misafir Profesör oldu.Han var gjesteprofessor ved Stanford på 1960-tallet.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Det er fortsatt i bruk som gjestgiveri.
Misafirler aç kalmasın diye dağıtılırdı nar gibi kızarmış ekmekler.Som dessert fikk gjestene is med pisket fløte.
Derenin kuzey tarafında, misafirhane vardı.På nordsiden av Tistedalen finnes en edelløvskog.
Şahin bunu bir misafirlik değil esaret olarak görüyor.For finnene er ikke saunaen ansett som luksus, men som en nødvendighet.
Hayaleti görmiyen misafirler Macbeth'in bu acayip hareketlerini onun delirmiş olduğuna yorarlar.Macbeth skjeller ut spøkelset og de skrekkslagne gjestene tror han er blitt gal.
Misafir öğretmen olarak Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde dersler verdi.Han underviste både ved japanske og amerikanske universitet.
Misafirperverliğe önem verilir.Meraker Smelteverk Gjestegård.
Brian Christopher bu maçın misafir spikeri oldu.Antonio Cabrini ble matchvinner i kampen.
Bazı tesislerde şarap, misafirlere bedavaya tadımlık olarak verilmektedir.I Spania serveres ofte tapas som gratis tilbehør til drikken før middagen serveres.
Ben Barnes, Logan, kıdemli Westworld misafiri.Ben Barnes sebagai Logan, tamu lama di Westworld.
1986 yılında, Panthéon-Assas Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi oldu.Pada 1986, Pavlopoulos menjadi seorang anggota pengajar di Universitas Panthéon-Assas.
Kırmızı Kraliçe kalesinde, gerçek kimliğinden habersiz olduğundan, Alice'i misafir olarak ağırlar.Ratu Merah tidak menyadari identitas Alice dan karena itu ia disambut sebagai tamu.
Evlerde genelde misafirlere teh manis (şekerli çay) veya kopi tubruk (bir tür Endonez kahvesi) ikram edilir.Rumah tangga Indonesia biasanya menyajikan teh manis, dan kopi tubruk untuk tamu.
Bu arada, Ukraynalı misafir işçiler çok sayıda Rusya ve AB ülkelerinde çalışmaktadırlar.Sementara itu, sejumlah besar pekerja Ukraina bekerja di Rusia dan negara-negara Uni Eropa.
Misafirlere yemek ikram edilir.Ruang makan untuk para tamu.
Dubai'nin 2015 yılında 15 milyon turisti misafir etmesi beklenmektedir.Target Dubailand adalah untuk menarik 15 juta turis menuju Dubai pada 2010.
En meşhur yemekleri hamis yemeğidir.Misafirperverdirler.Prangkokan Makanan terkenal adalah Gemblong Banding
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Benar-benar hanya sekadar untuk memenuhi kebutuhan nafkah sehari-hari pemiliknya.
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.Mereka dapat memberikan daftar kost yang dikehendaki penyewa.
Halen köy içerisinde bir tanesi misafir kalacak şekilde mevcuttur.Orang di desa ini masih terlihat sangat ramah bagi pendatang.
Misafir evi olarak çalışır.Dia bekerja sebagai kameramen.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Universitas-universitas yang ada di Varanasi telah menarik para pelajar dari seluruh dunia.
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.Tamu-tamu sudah kembali ke tempat asalnya.
Lut daha önce hiç görmediği yabancıları evinde misafir eder.Ia dibawa ke tempat-tempat yang Swift tak pernah kunjungi sebelumnya.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Air lautnya bening mengundang setiap pengunjung untuk terjun ke laut.
Birçok üniversitenin fakültelerinde dersler verdi ve misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı.Ia harus mondok di rumah orang lain dan bekerja sebagai guru les.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Sekarang kuduskanlah dirimu dan kuduskanlah rumah TUHAN, Allah nenek moyangmu!
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Cô xuất hiện với tư cách khách mời.
Kış aylarında gelen bütün misafirler bu yemekten özellikle isterler.Đặc biệt trong mùa đông món ăn này càng được ưa chuộng.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.Sáng mọi người hồ hởi về dự hội.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Gọi vượn bưng đến, quỳ dâng cho khách.
Berlin Devlet Balesi'nde ana dansçı, Londra'daki Royal Ballet'de misafir sanatçıdır.Cô là một vũ công chính của Ballet Hoàng gia, London.
Strathclyde Üniversitesi İktisat misafir profesör olmuştur.Hiện bà là Giáo sư danh dự tại Đại học Strathclyde.
Eski Akşehirliler kıymetli misafirlerini.Tân khách đều kính nể ông.
1970 ve 1971 yıllarında Columbia Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı.Năm 1970 và 1971, ông là nghiên cứu sinh tại Đại học Columbia.
Bütün beyaz sumrular gibi, yuvasını ve yavruyu savunurlar ve davetsiz misafirlere saldırırlar.Giống như tất cả đàn chim nhạn trắng, nó bảo vệ tổ của nó và bảo vệ con, chống lại những kẻ xâm nhập.
Misafirler, ev sahibinin emanetidir, en güzel şekilde ağırlamak zorundadırlar.Đối với khách là nam giới thì chủ nhà nhất thiết tiếp mâm riêng.
Liman burnunda bir misafirhanesi vardır.Trên khoang có một phòng khách cho khách hạng thương gia.
Halkların misafiri olun.Cư dân ở đây là người Khách Gia.
Misafirlere yemek ikram edilir.Chúng thường được du khách cho ăn.