misafir ile cümle
misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Toți oamenii pe care îi știa plecaseră.
Ertesi gün aynı ev bu sefer kadınları misafir eder.A doua zi scena s-a repetat, de data asta numai cu bărbații.
Kurbanlar kesilip misafirlere ikram edilir.Dezamăgiți, invitații pleacă rând pe rând.
Bu davette yaklaşık 5000 misafir ağırlanır.În această biserică încap circa 5.000 de persoane.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Pentru Străbuni, pentru Patrie, O Doamne al Vitejilor, o Doamne al Vitejilor!
Misafirler oldukça keyiflidir.Spectatorii sunt foarte nemulțumiți.
Misafir ağırlamak ister misin?Ai vrea să faci tu onorurile?
Gowen, hafif bunamış eski bir subaydır ve otelin daimi misafirlerindendir.Gowen őrnagy egy szenilis öreg katona, aki a hotel állandó lakója.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Visszatérő vendégként szerepelt.
Ekim 1968'de Tombalbaye Washington'da Başkan Lyndon B. Johnson'ın misafiri oldu.1968.októberében Tombalbaye Lyndon B. Johnson vendége volt Washingtonban.
Beklenmeyen Misafir şu anlamlara gelebilir: Beklenmeyen Misafir (oyun), 1958 tarihli Agatha Christie oyunu.A Váratlan vendég (The Unexpected Guest) Agatha Christie 1958-ban bemutatott színdarabja.
Köye gelen misafirler mutlaka uğramaları tavsiye edilir.A faluba érkező vendégeket is ebben fogadják.
Misafirler gelmeye başlar.Megérkeznek a vendégek.
Birbirinden güzel yemekler yaparlardı, katılan misafirlere.Csodaszép lakodalmat ülnek rengeteg vendéggel.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Ha birtokodon egy vendég bosszant, kegyetlenül és kímélet nélkül bánj el vele.
1960 yılında Stanford Üniversitesinde Misafir Profesör oldu.1960-ban vendégprofesszor volt a kaliforniai Stanford Egyetemen.
Misafirhane vardır.Vendégváró. .
Mahallede 2009 yılında yapılan misafir evi bulunmaktadır.A 2009-ben megjelenő Hajléktalan búzavirág.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.A második részben a vendégfogadást nézhetjük végig a vendégek érkezésétől a távozásig.
Gece sonunda gelen bütün misafirlere çerez dağıtılır.ve eğlence bu gece için bitmiştir.Persze a vendégeket éjszaka már nem lehet zavarni, így az egész költöztetést még este le kell bonyolítani.
Misafir öğretmen olarak Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde dersler verdi.Vendégprofesszorként Európa, Japán és az Egyesült Államok számos egyetemén tartott előadást.
Gelen misafirler çalgılarla "hoşgeldi" havası ile karşılanırdı.A vendéglátók szarugaku-előadással „kedveskedtek” az egybegyűlteknek.
Babasının oturma odasındaki devlet işleri tartışmalarına kulak misafiri olmaktaydı.Az amerikai polgárháború kitöréséig apja műhelyében foglalatoskodott.
Bu odalar eskiden gelen misafirlerin ağırlandığı yerlerdi.Korábban ezeken a helyeken gyakoribb vendégnek számított.
Törende yöre yiyeceği keşkek kazanlarla pişirilerek misafirlere ikram edildi..A királynak az ételeket előre kiválasztott szakácsok készítették.
Mahallenin halkı misafirperverdir ve yardımlaşmayı sever.A település lakói barátságosak, segítőkészek.
Misafirlerin konaklaması için misafir odası bulunmaktadır.A vendégek elszállásolására külön épület szolgál.
Darmstadt Teknik Üniversitesi'nde 1996 ve 1999 yıllarında misafir öğretim üyesi olarak bulundu.1990 és 1991 között a darmstadti Műszaki Főiskola vendégprofesszora volt.
Misafirler en güzel şekilde ağırlanırlar.Az egyszerűbb vendégek székeken ültek.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Emellett az épületet magas rangú vendégek elszállásolására használják.
Hayaleti görmiyen misafirler Macbeth'in bu acayip hareketlerini onun delirmiş olduğuna yorarlar.A vendégek őrültnek vélik Macbethet.
Misafirler bu odalarda ağırlanır.Ezek sűrűn vendégeskedtek házánál.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Terve sinulle, toivon maa, vieraanvaraisuuden maa.
Beklenmeyen Misafir (film), 1967 yapımı ABD filmi.Arvaa kuka tulee päivälliselle on yhdysvaltalainen elokuva vuodelta 1967.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Jos vieras asumuksessasi ärsyttää sinua, kohtele häntä julmasti ja armottomasti.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.He ovat saaneet yhteyden heidän tiedossaan oleviin suomalaisiin.
Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir.Oikein arvannut vieraskapteeni saa valita puolen.
Dadaşlar, misafirperverlikleriyle tanınırlar.Karjalaiset ovat tunnettuja vieraanvaraisuudesta.
Prunier ve Lisette misafirliğe gelirler.Prunier ja Lisette ovat myös saapuneet ravintolaan.
Köyde misafir odaları bulunmaktadır.Kylässä on majoituspalveluja.
Misafirler gelmeye başlar.Yhtäkkiä kosijat saapuvat.
Buradaki lider Amunenschi onu misafir eder.Hakusana ”Clemenceau” ohjaa tänne.
Brian Christopher bu maçın misafir spikeri oldu.Chris Benoit lähti ottelusta mestarina.
Misafir evi olarak çalışır.Se palveli majoitusaluksena.
Ayrıca insanları çok cana yakın ve misafirperverdir.Yhtä mielellään hän oli antelias ja vieraanvarainen isäntä.
Ayrıca dizide yinelenen misafir oyuncular vardır.Sarjassa on myös ollut vierasnäyttelijöitä.
2000'li yıllarda televizyon programlarında sıkça misafir olmaya devam etti.Kymmenenvuotiaasta alkaen hän on ollut säännöllisesti televisiosarjoissa.
Halk oldukça misafirperverdir.Venäläiset ovat hyvin vieraanvaraisia.
İlk rolü, babasının oynadığı Doc adlı bir dizide, misafir oyunculuktu.Ensimmäinen yhtye, jossa hän oli tosissaan mukana, oli nimeltään Uncle Joe.
Albüm kayıtlarında grup pek çok misafir müzisyen kullandı.Albumilla yhtye käytti myös useita avustavia muusikoita.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Ruoan kanssa tarjotaan vettä ja leipää.
Geri döndüm! Oh? Misafirimiz var mı?Tulin takaisin. Ai, onko meillä vieraita?
Kaç tane misafir var?Montako vierasta on?
Onlar bizim misafirlerimiz.He ovat meidän vieraitamme.
Selam olsun sana, umudun ülkesi, Misafirperverliğin ülkesi.Χαίρε, γη της ελπίδας, Χώρα της φιλοξενίας.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Αν ένας φιλοξενούμενος στην κηδεία σας σας ενοχλεί, να τον μεταχειριστείτε σκληρά και χωρίς έλεος.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Γώγου) και είναι έτοιμο προς επίσκεψη από κάθε ενδιαφερόμενο.
1986 yılında, Panthéon-Assas Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi oldu.Το 1986 δίδαξε ως Επισκέπτης Καθηγητής στο Πανεπιστήμιο Παντεόν-Ασσάς.
Misafir olarak mı?Είναι επισκέψιμη.
Ayrıca köy misafir odasına sahiptir.Επίσης στο χωριό λειτουργεί ξενώνας.