misafir ile cümle

misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.Tack till alla som har sökt i år!
"Eternal Wait" şarkısında Johanna Vakkuri adlı misafir bayan vokalist kullanılmıştı.I låten Eternal Wait hörde man också Johanna Vakkurins röst.
Misafirler gelmeye başlar.Till slut börjar gästerna ge sig av.
Aynı yıl Londra Üniversitesi'nde misafir profesör oldu.Samma år fick han tjänst vid University College London.
Köy halkı oldukça misafirperverdir.Omgivningen var fientlig.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.På morgonen går sällskapet skilda vägar.
Ağır misafirlik eylediler."Gästgiveri ^ ”Gästgivaregårdar”.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Te serveras så fort en gäst kommer till ett hus.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Ibland placerades rör i cuppan för varje nattvardsbesökare.
Timon bu ılık suyu misafirlerinin üzerilerine serper ve onlara boş tasları atarak gûya misafir ağırlar.Timon kastar vattnet i gästernas ansikten, och slänger tallrikarna efter dem.
Köy halkı son derece misafirperverdir.Partiet är starkt EU-vänligt.
1960 yılında Stanford Üniversitesinde Misafir Profesör oldu.Han var gästforskare i början på 1960-talet vid universitetet i Stanford.
Aynı misafirperverlik devam etmektedir.Gästgiveriet är fortfarande i bruk .
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.Testamentet styr vilka som erbjuds lägenhet.
Lut daha önce hiç görmediği yabancıları evinde misafir eder.Hon är misstänksam mot främlingen som hon aldrig har sett förut.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.У свою чергу, султан запевнив гостей, що їх прохання буде задоволено.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Якщо гість вашого барлогу набридає вам, поводьтеся з ним жорстоко та безжалісно.
Misafir evi olarak çalışır.Працював готельним конферансьє.
Beklenmeyen Misafir, (İngilizce: The Unexpected Guest), Agatha Christie'nin bir oyunudur.«Несподіваний гість» (англ. The Unexpected Guest) — детективна п'єса Агати Крісті.
Misafirler gelmeye başlar.Відвідувачі йдуть.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Хтось із них отримає усе чи вони поділять хліб та воду?
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.Рано вранці нажахані люди вибігають з будинків.
Mahallenin en önemli özelliği misafirperverliğidir.Найбільшою відмінною рисою казахського народу є гостинність.
Halkı misafir perverdirlerdir.До послуг гостей лижний підйомник.
Bunlar düğün ve bayramlarda misafir ağırlamakta kullanılırdı.Подавалася вона лише гостям і у святкові дні.
Köye gelen misafirleri zevk alarak gezdiriyorlar.Веселих гостей скрізь чекають.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Згадуючи про гостювання в Є.
Köylülerden birisi tesadüfen bu konuşmaya kulak misafiri olur.Прийшовши на збори, селяни могли почути розпорядження властей.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Люди приходять ті, з якими хочу спілкуватися.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Підозра, звісно, падає на одного з гостей.
Misafirperver bir halk olma özelliğinin yanında, düğünleri renkli ve görkemlidir.Поряд із дорогими йому людьми Кіба стає надзвичайно м'яким і ніжним.
Köyü ziaret eden misafirler ve dedeler için yapılan yemeklerdir.Нині це ферма, що пропонує гостям обіди та екскурсії.
Buckingham Üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır.Викладав гостьові курси в Будапештському університеті ім.
Örneğin, 2007 senesinde misafirlerin ziyaretine açılan borsayı, yaklaşık 3 bin kişi gezmiştir.У 2007 році кількість його відвідувачів склала 4 мільйона людей.
Gelen misafirler burada ağırlanır.Гості квапливо йдуть геть.
Düğüne gelen misafirler yemekten sonra takısını takar.Після весілля молоді йшли до батьків жениха на трапезу.
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.Не виїхав за кордон, вважаючи це ганьбою.
Köy halkı, Arap yemeklerini yapmakta ve misafirlerine Arap geleneği olan Mırra içeceğini sunmaktadır.Арабські купці запевняли, що ті, хто п'ють каву, обов'язково опиняться в раю.
Buradaki insanlar çok misafirperver.Люди тут дуже гостинні.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Předvolávaly lidi, se kterými jsem byl v kontaktu.
Düğüne gelen misafirler postayı çağırır.Svatebčané jej zvou ke stolu.
Totness'te bir misafirhane.Na obědě u Totora . .
Eski Akşehirliler kıymetli misafirlerini.Anna Bolavá našim vzácným hostem .
Bunun dışında misafir orkestra şefleri Krzystof Pendereki, Sebastian Weigle ve Muhai Tang'dır.K hostujícím dirigentům orchestru patří např. Krzysztof Penderecki, Sebastian Weigle a Muhai Tang.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Strhne k sobě rázem pozornost všech hostů.
Misafir evi isteyen kişiler tarafından kiralanmaktadır.Město ji pronajímalo potřebným.
Günümüzde otel lobilerinde ve konakların misafir salonlarında sıkça kullanılmaktadır.USA Today je často v hotelech a na letištích rozdáváno mezi zákazníky.
Misafir olarak mı?Jako představený?
İnsanlar sıcak kanlı misafirperverdir.Živí se krví hostitele.
Düğünde misafirler ağırlanır yemek verilir.Na svatební hostině si každý hledí hlavně jídla.
Kurtalan halkı misafirperverliğiyle övünür.Hnidy vši lepí na srst svých hostitelů.
Gelen misafirler çalgılarla "hoşgeldi" havası ile karşılanırdı.Jeden z hostů tvrdil, že voda chutná „divně“.
Misafirlere yemek ikram edilir.Vězňové dostávají večeři.
Aile, Sovyetskaya otelinde konakladı ve Smith, Andropov'un misafiri olarak ilkede iki hafta geçirdi.V Sovětském svazu pak společně strávili celkem dva týdny jako Andropovovi hosté.
Misafirler gelmeye başlar.Hosté se scházejí.
Bunun üzerine eve yeni bir misafir gelir:Meathead!!!Jeho správním centrem je město Csepreg. !!
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.I ostatní hosté se pak odebírají domů.
CouchSurfing (CS), internet üzerinde faaliyet gösteren uluslararası bir misafirperverlik servisidir.Proiectul CouchSurfing este un serviciu de ospitalitate internațional gratuit bazat pe Internet.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Pleacă săracie, apropie-te pâine.
Halkların misafiri olun.Fii respectuos cu oaspeții tăi.

İlgili Sayfalar