Ana içeriğe geç
Sözlük

misafir ile cümle

misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gelen misafirler burada ağırlanır.De bezoekers zijn hierbij gewichtloos.
Gelen misafirler çalgılarla "hoşgeldi" havası ile karşılanırdı.Anderen kunnen zien wie de post "leuk" vonden.
Aynı yıl Tanrı Misafiri ve ertesi yıl Sana Neler Edeceğim'i yayınlamıştır.In deze nacht zou God de lotsbestemmingen voor het komende jaar vastleggen voor eenieder.
Bu nedenle yabancı misafirlerini ağırlayacağı gösterişli bir otel yaptırmak niyetindeydi.Hier werd ook een hotel gesticht, dat diende om de buitenlandse gasten van het bedrijf in onder te brengen.
Ayrıca köylü halkı çok misafirperverdir.De sprekende dieren zijn gelukkig zeer gastvrij.
Günümüzde otel lobilerinde ve konakların misafir salonlarında sıkça kullanılmaktadır.Daarom treft men het vaak aan in het ontbijtbuffet van hotels.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Zijn vrouw moet zoals elke donderdagmiddag naar haar tante op bezoek.
Ağır misafirlik eylediler.""Met een goede begeleiding.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Aandacht van de kok voor de dieetbehoeften van de gasten.
Bunun dışında misafir orkestra şefleri Krzystof Pendereki, Sebastian Weigle ve Muhai Tang'dır.Gastdirigenten waren tot nu toe Krzysztof Penderecki, Sebastian Weigle en Muhai Tang.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Elke aflevering ontvangt hij een gast.
Gruplar halinde gelen misafirlere sofralar kurulur.De gasten vertrekken geschokt.
Mektuptan misafirin 2. Murad olduğunu anlarlar.Op de afbeelding is de trochanter aangegeven met 2.
Misafirler en güzel şekilde ağırlanırlar.Gasten worden heel goed behandeld.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Zulke bezoekers zijn nu eens vreemde hovelingen, dan weer handelaars.
2000'li yıllarda televizyon programlarında sıkça misafir olmaya devam etti.Vanaf halverwege de jaren 90 verscheen hij nog regelmatig als gast in diverse televisieprogramma's.
Köylü misaferperver olup herkes misafir kabul eder.Van hoe verre u ook gekomen bent, wij behandelen alle gasten goed.
Burada misafirlere yemek verilir.Hier kunnen bezoekers zelf eten klaarmaken.
Berlin Devlet Balesi'nde ana dansçı, Londra'daki Royal Ballet'de misafir sanatçıdır.Ze is primaballerina bij het Royal Ballet in Londen.
Sağlık ocağı , sağlık evi ve misafirhane vardır.Er was onderhoudspersoneel en een gastvrouw.
Geri döndüm! Oh? Misafirimiz var mı?Ik ben er weer! O, hebben we bezoek?
Akşam yemeğe misafir alacaklar.Ze krijgen vanavond gasten te eten.
Ne zaman bize misafirliğe geleceksiniz?Wanneer komen jullie bij ons op bezoek?
Misafirimiz var.We hebben bezoek.
İkiniz de benim misafirimsiniz.Jullie zijn beiden mijn gasten.
Prunier ve Lisette misafirliğe gelirler.Pojawiają się Prunier i Lisette.
Kendisini banyoya kilitler (o sırada eşi ve misafirleri kapıyı açmaya çalışmaktadır).Podczas przyjęcia zamyka się w łazience (goście i jego żona dobijają się do drzwi) i wyskakuje przez okno.
Dubai'nin 2015 yılında 15 milyon turisti misafir etmesi beklenmektedir.Według szacunków do 2010 roku Dubaj odwiedzi 15 milionów turystów.
Ve İbrahim Filistîler diyarında hayli zaman misafir oldu."(34) I tak przebywał Abraham przez długi czas w kraju Filistynów.”
Sağ tarafta misafir odasını, biraz ileride solda tiyatro salonunu görüyoruz.Na lewo pamiętam salonik, dalej salon.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''Z miejsca wyraziłem chęć kupna domu”.
Halkların misafiri olun.Strona gminy Goszczanów.
Bu süre zarfında düğüne gelen misafirlere düğünde yapılan yemekler ikram edilir.Pozostała część zaproszonych na uroczystość gości urządza w tym czasie wesele.
Üçüncü albümleri Fake Can Be Just As Good kayıtlarında basçı Vern Rumsey gruba misafir olarak katıldı.Na ich trzecim albumie, Fake Can Be Just as Good, dołączył Vern Rumsey z Unwound, który zagrał partie basowe.
Misafirler gelmeye başlar.Pojawiają się pierwsi goście.
Misafir öğretmen olarak Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde dersler verdi.Jako profesor wizytujący wykładała na uczelniach w Ameryce Północnej i Japonii.
Gelen misafirler için yemek yapılır.Do dyspozycji gości oddana jest kuchnia.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Miała zwyczaj darować jeden z nich każdemu gościowi.
Keşkek mahallenin gençlerinin gelen misafirlerin enselerine havlu konularak yapılır(?).Dla młodszych roczników mają być założone wsie dziecięce” „(...)
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Pojawiała się w nim gościnnie.
Köyde misafir odaları bulunmaktadır.W mieście są również oferowane pokoje gościnne.
Misafir evi olarak çalışır.Pracowała jako gospodyni domowa.
Geleneğe göre, Suka’ya her gece farklı bir misafir girer ve ardından altı kişi onu takip eder.Każdego dnia inny z gości wchodzi do kuczki pierwszy, za nim postępują natomiast pozostali.
Misafir perverliğin en güzeli sergilenmektedir.Ania Przybylska najpiękniejsza!
Kurtalan halkı misafirperverliğiyle övünür.Ludzie prześcigali się w gościnności.
Gelen misafirler için eve en yakın düz alanda oturma yerleri hazırlanır.W najbliższych odcinkach ma pojawiać się gościnnie.
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.Przykład atrybucji zewnętrznej: Na pewno usłyszała właśnie coś śmiesznego.
Törende yöre yiyeceği keşkek kazanlarla pişirilerek misafirlere ikram edildi..Podczas obiadów zaczęto podawać gościom potrawy w wyraźnie europejskim guście.
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.Przebywanie w jego towarzystwie nie jest przytłaczające.
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.Tack till alla som har sökt i år!
"Eternal Wait" şarkısında Johanna Vakkuri adlı misafir bayan vokalist kullanılmıştı.I låten Eternal Wait hörde man också Johanna Vakkurins röst.
Misafirler gelmeye başlar.Till slut börjar gästerna ge sig av.
Aynı yıl Londra Üniversitesi'nde misafir profesör oldu.Samma år fick han tjänst vid University College London.
Köy halkı oldukça misafirperverdir.Omgivningen var fientlig.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.På morgonen går sällskapet skilda vägar.
Ağır misafirlik eylediler."Gästgiveri ^ ”Gästgivaregårdar”.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.Te serveras så fort en gäst kommer till ett hus.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Ibland placerades rör i cuppan för varje nattvardsbesökare.
Timon bu ılık suyu misafirlerinin üzerilerine serper ve onlara boş tasları atarak gûya misafir ağırlar.Timon kastar vattnet i gästernas ansikten, och slänger tallrikarna efter dem.
Köy halkı son derece misafirperverdir.Partiet är starkt EU-vänligt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod