Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.You attempted to ship the princess out for your inheritance's sake.
Miras, bu kurnaz gençlerin planladığı... gibi bölünmüyor.The inheritance isn't being divided up the way these crafty young people had planned.
Chris Stevens'ın mirası, yarar sağladığı insanların hayatında yaşayacaktır.Chris Stevens's legacy will live on in the lives he touched.
Bu gezegeni herkesin ortak mirası ilan etmedikçe bu döngünün sonunun gelmeyeceğini biliyorum.I see no end to that cycle of events unless we declare the earth as common heritage.
Etnosfer insanlığın büyük mirasıdır.The ethnosphere is humanity's great legacy.
Bu bizim kültürel mirasımız.That's our cultural inheritance.
Çok kültürlü bir mirasa da sahip değilsin değil mi?It's unlikely... ...but you're not from a multicultural heritage, are you?
Kültürel miras mı?Multicultural heritage?
"Joseon'un Büyük Mirası, Oh Yoon Joo"[Joseon's Great Heritage by Oh Yun Ju]
Eğer savaşı bitirmek istiyorsanız Dünya'yı ortak mirasımız olarak ilan etmelisiniz.If you want the end of war, you must declare the Earth common heritage.
Dünya'nın kaynaklarını tüm insanların ortak mirası olarak ilan etmeliyiz.We must declare Earth's resources common heritage for all the world's people.
Diyelim ki bu Leyla'ya miras kalan para.So let me say, Lydia's money that she inherited.
Şimdi bu ne kadar ediyor? Mirasının geri kalanını koyuyor.So how much was that?
Geçmiş mirası yeni inşaatlarla... ...yok olmamış.The vestiges of its past are still retained... ...among the constructions of the present.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Our heritage is much more than our collective memory -- it's our collective treasure.
- Miraste comer!- Miraste comer!
2:40 Omar ... 04,72 Miras a esto, Lo que se vende en el cajón.2:40 Omar ... 04,72 Miras a esto, Lo que se vende en el cajón.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Where I come from, we call it Delhi belly, as a legacy of empire.
"Aşikâr kader"in mirası bu.This is the legacy of Manifest Destiny.
Başkan ona mirastan vazgeçip... ...ülkesine hizmet etmesini söyledi.The chairman told him not to put a finger on the money, but live to serve the country.
Hayatı boyunca biriktirdiği para bu, veya amcasından miras kalmıştır, bilmiyorum. -Right? That's just your life savings or you inherited it from your uncle.
Ben bir mirasıyım.I'm a legacy.
Senin mirasını yaşamayı denedim.I tried to live up to your legacy.
Sanıyorum benim mirasım da bu olacak: Simon'ın köpekbalığı salgısı.So this is possibly going to be my legacy --
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.I'll take that as my scientific legacy.
Umarım ölmeden önce çok daha çarpıcı ve romantik başka bir miras bulurum kendime.Hopefully, I might get something a bit more dramatic and romantic before I die.
Mirasımız olan çevresel yıkımla anlaşmalıyız.And deal with our legacy of environmental destruction.
Amerika'nın rolü uygun mirası temsil ederAnd we strongly disagree. Except on one issue. Tell them what it is, Reverend Pat.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.That for me is successful legacy.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.You know, as for me, my wife and I have our own crazy legacy project.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.let our imagination take flight. You know, I never really believed in legacy.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.You know, I used to believe that education is the most important tool to leave a meaningful legacy.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.I was raised with a very heavy sense of unfinished legacy.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.It's as if I'm connecting with some legacy or with some energy far greater than myself.
Bu ortak miras fikrini inşa ettik.So, we've built this idea of a commons.
Bu, benim size tarif ettiğim şey; ... ...bu, Afrika'nın doğal politik mirasının bir parçası.Now, this is what I have described to you. This is part of Africa's indigenous political heritage.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Abram said, "Behold, to me you have given no seed: and, behold, one born in my house is my heir."
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.He said, "Lord Yahweh, how will I know that I will inherit it?"
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Abraham said to God, "Oh that Ishmael might live before you!"
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Rachel and Leah answered him, "Is there yet any portion or inheritance for us in our father's house?
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.In all the land of your possession you shall grant a redemption for the land.
Kızı yoksa mirasını kardeşlerine,If he has no daughter, then you shall give his inheritance to his brothers.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Moses commanded us a law, An inheritance for the assembly of Jacob.
Musa Gad oymağına da boy sayısına göre miras verdi.Moses gave to the tribe of Gad, to the children of Gad, according to their families.
Miras olarak bana boş aylar verildi, Payıma sıkıntılı geceler düştü.so am I made to possess months of misery, wearisome nights are appointed to me.
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.For you write bitter things against me, and make me inherit the iniquities of my youth:
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››This is the portion of a wicked man from God, the heritage appointed to him by God."
Çünkü insanın yukarıdan, Tanrıdan payı nedir, Yücelerden, Her Şeye Gücü Yetenden mirası ne?For what is the portion from God above, and the heritage from the Almighty on high?
Payıma ne güzel yerler düştü, Ne harika bir mirasım var!The lines have fallen to me in pleasant places. Yes, I have a good inheritance.
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Ama RABbe umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak.For evildoers shall be cut off, but those who wait for Yahweh shall inherit the land.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.But the humble shall inherit the land, and shall delight themselves in the abundance of peace.
RAB yetkinlerin her gününü gözetir, Onların mirası sonsuza dek sürecek.Yahweh knows the days of the perfect. Their inheritance shall be forever.
RABbin kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak, Lanetlediği insanların kökü kazınacak.For such as are blessed by him shall inherit the land. Those who are cursed by him shall be cut off.
Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.The righteous shall inherit the land, and live in it forever.
Sevdiği Yakupun gururu olan mirasımızı O seçti bizim için. _iSelaHe chooses our inheritance for us, the glory of Jacob whom he loved. Selah.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.For you, God, have heard my vows. You have given me the heritage of those who fear your name.
Kullarının çocukları orayı miras alacak, O'nun adını sevenler orada oturacak.The children also of his servants shall inherit it. Those who love his name shall dwell therein.
Ulusların topraklarını verdi onlara. Halkların emeğini miras aldılar;He gave them the lands of the nations. They took the labor of the peoples in possession,
Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır, Yüreğimin sevincidir onlar.I have taken your testimonies as a heritage forever, for they are the joy of my heart.
Bilge kişiler onuru miras alacak, Akılsızlara yalnız utanç kalacak.The wise will inherit glory, but shame will be the promotion of fools.