Koruma alanı, 1980'de Biyosfer Rezervi ve 2008'de Dünya Mirası ilan edildi.The Reserve was declared a Biosphere Reserve in 1980 and a World Heritage Site in 2008.
(İngilizce) Cleveland resimleri İngiliz Mirası Arşivi.List of castles in England English Heritage.
1988'den 1991'e kadar İngiliz Tarihi Mirası'nı Koruma Ulusal Komisyonu'nda üye olarak görev yaptı.She served as a National Commissioner for English Heritage from 1988 until 1991.
1994 yılında Dünya Mirası olarak ilan edildi. ^In 1994, it was declared a World Heritage Site.
1993 yılında Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir. ^ History of the Sassi ^In 2006, he narrated Once in a Lifetime: The Extraordinary Story of the New York Cosmos.
Aynı zamanda miras konusunda kadınlara da hak verildi.However, women were entitled to inherit property.
SinemaTürk'te Mirasyediler IMDb'de MirasyedilerMiracle Workers on TBS Miracle Workers on IMDb
İşte bu, bizim gelecek nesillere bırakacağımız miras.This is the legacy we are leaving to future generations.
Yani, eğitim konusunda öyle parlak bir mirastan bahsedemeyiz.So there isn't a big legacy in the pride of education.
Ve biz, yalnızca savaşı değil, barışı da kazanan kişilerin mirasçısıyız.But we are also heirs to those who won the peace, and not just the war.
Bu çok önemli çünkü kitaplar kültürel mirasýmýz.It's really important because books are our cultural legacy.
Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.They are locked out from all of these journals.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.That's the only question one could ask.
Dolayısı ile şiddet, Afganistan gibi bir ülkede, bu mirasın sonucu olarak ortaya çıktı.How to turn a bicycle into an instrument of terror.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.You said that to protect your inheritance.
Miras için üzülüyor olabilirsin.You must be upset about losing your inheritance.
Bu benim için inşa edilmiş bir miras ve bu benim paraya çevirdiğim bir miras.And this is a legacy that was built for me, and it's a legacy that I've been cashing out on.
Çünkü yine de özel bir mülkü miras olarak alabilirsiniz.You can still inherit private property.
Beş tane Dünya Mirası Alanını koruyor.It's protecting five World Heritage sites.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.And sometimes it's about a legacy of the neighborhood,
Mirasının nerede olduğunu: geçmişte ne yaptığını bilmek.Knowing where your heritage is: what you have done in the past.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.It was no longer true to its heritage; no longer true to Walt Disney.
Fakat aynı zamanda biz Arab mirasıyla da yeniden bağlantı kuruyoruz.But at the same time we are reconnecting and reasserting our Arab heritage.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Instead, she tries to engage in a very important dialogue about her culture, nation and heritage.
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?How much do you think about legacy, and what would you like your legacy to be?
Mirasım mı?Insult my heritage?
"KIRMIZI BAŞLIKLI LİGİ: geç Ezekiah Hopkins mirasın varisleri,"TO THE RED-HEADED LEAGUE: On account of the bequest of the late Ezekiah Hopkins, of
Kaplumbağalar ve tuataralar o dönemin mirasıdır.Leatherbacks and tuataras are echoes from that era.
Onun mirası hala bizimle.His legacy is with us still.
Mirasıyla, mirasçısıyla meşgul olurdu.He'd be preoccupied with his inheritance, with his heir.
İsmi ve serveti kime miras kalacaktı?Who is going to inherit his name and his fortune?
Ya amcasýndan miras kaldýysa? Ya kalmadýysa, ya varsa?What if there is no such thing?
Babanın şirketini miras alabilirsin.You can inherit your father's company.
Ve muhtemelen bu gelecek mirasın farkında değillerdi, ama müthiş yaptılar.And they were probably not aware of this future legacy, but they did great.
Mezopotamyanın miraslarından biri de şehirler ve şehirler arasındaki kalıcı çatışmaydı.One of the legacies of Mesopotamia is the enduring conflict between country and city.
Bu onun mirasıdır.It becomes his legacy.
Ve bu bir açıdan bu haritanın bize mirası.And so that in a way is the ultimate legacy of this map.
O sıralarda, babamdan miras kalan bazı arazileri sattım.Around then, I sold some land I'd inherited from my father.
Mirasın çoğunu harcadım.I spent most of my inheritance.
Görüyorsunuz, Güney Merkez'de bana kalan bir miras var.See, I have a legacy in South Central.
İndus hepimizin mirasıdır. Onlar bizim atalarımızdı. Sizin ve benim.These are our ancestors -- yours and mine.
Muzigin dogal yapisi onu luks bir nesne olmaktan cikartip toplumun mirasi haline getirir.The spontaneity music has excludes it as a luxury item and makes it a patrimony of society.
En kapitalist düşünceyle, bu durumda servetini çocuklarına miras bırakacaktır.The question arises is what happens when this person passes away.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Can go against the ideas of meritocracy.
Büyük bir mirasa kondu zaten. Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Why should he study hard and go and, you know, tackle math and all of that?
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Death is my son-in-law, death is my heir;
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.This is a declaration that my father will not accept any inheritance.
Yani büyükbabamın mirasının yarısı... ...benim olacak, doğru mu?So it means half of grandfather's inheritance, will become mine, is that correct?
Şimdi gözler, ikinci mirasçı... ...Park Hae Young'dan gelecek haberlere çevrildi.With regards to the second-in-line inheritor, news of Park Hae Young is now the focus.
Mirasa konduğu için coşkulu bir zengin... ...insanların oy vermesine neden olur.The ecstasy of snatching assets from a chaebol, (rich man) that makes people want to go and vote.
Burayı imzaladıktan sonra... ...tek mirasçı olarak servetinizi kaybedeceksiniz.After you sign here, it shows that you as first-in-line, will forfeit the inheritance.
Tek isteğim bu mirasa konmaktı.It was only my wish to inherit those assets.
Büyükbabam Kraliyet Ailesi'nin mirasından kalanlarla... ...Dae Han Grup'u kurdu.He took the last remaining piece of this memorabilia of the Imperial Family, to set up this company.
Mirastan vazgeçecek mi?Is he giving up his inheritance?
Eskiden onun mirasını istediğimden biliyorum.I know because I wanted his inheritance in the past.
Mau 5 ay önce öldü ama, mirası ve dersleri yaşıyor.Mau passed away five months ago, but his legacy and lessons live on.
Abi, babamız öldü ! ne yapacaksın ? Biliyorsun miras pek fazla sayılmaz !Brother, our father is gone ! what will you do ? as you know, the heritage is not so much!
Mirası seninle paylaşacağımı mı sandın ?I will never share the lands od my father !
Bu büyüleyici miras, iş tecrübelerimin eseri...What I got from this elegant work experience is, a glorious camera-sense.
Prens Lee Han'dan miras kaldı. Senin ailenin olması imkânsız.No way it's given to you by your parents.