Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Tako nisi več suženj, ampak sin; ako pa si sin, si tudi dedič po Bogu.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Takže už nie si sluha, ale syn, a jestli syn, aj dedič Boží skrze Krista.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Οθεν δεν εισαι πλεον δουλος αλλ' υιος εαν δε υιος, και κληρονομος του Θεου δια του Χριστου.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Посему ты уже не раб, но сын; а если сын, то и наследник Божий через Иисуса Христа.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Тимже вже більш не невільник єси, а син; коли ж син, то й наслїдник Божий через Христа.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.לכן אינך עוד עבד כי אם בן ואם בן אתה הנך גם יורש האלהים על ידי המשיח׃
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.اذا لست بعد عبدا بل ابنا وان كنت ابنا فوارث للّه بالمسيح
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.可 見 、 從 此 以 後 、 你 不 是 奴 僕 、 乃 是 兒 子 了 . 既 是 兒 子 、 就 靠 著 神 為 後 嗣
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.可見 、 從此 以 後 、 你 不 是 奴僕 、 乃是 兒子 了 . 既 是 兒子 、 就 靠著 神為 後嗣
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Beriem si to ako svoj vedecký dôkaz.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Ich sage mal, das ist mein wissenschaftliches Erbe.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Ik beschouw dat als mijn wetenschappelijke nalatenschap.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Io lo considero il mio lascito alla scienza.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.J'en ferai mon héritage scientifique.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.저는 점액을 제 과학적 유산으로 남기겠습니다
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Lo tomaré como mi legado científico.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Recebo esta como o meu legado científico.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Tôi sẽ xem nó như là một tài sản khoa học của mình.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Uznam to za moją naukową spuściznę.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Θα το δεχτώ ως την επιστημονική μου παρακαταθήκη.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Буду считать это моим научным наследием.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.Надявам се да постигна нещо по-драматично и романтично преди да умра.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.אני לוקח את זה כמורשת המדעית שלי.
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.سأعتبر ذلك هو إرثي العلمي
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.死ぬまでにもっと劇的でロマンティックな 何かを得たいものですが
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Cat de mult crezi in aceasta mostenire si ce ti-ar placea sa fie?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Dużo myślisz o tym co po sobie zostawisz i co chciałbyś zostawić w spadku?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?당신은 업적에 대해 얼마나 생각하나요, 그리고 당신의 업적은 뭐이길 바라나요?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Quanto ci pensi all'eredità, e cosa vorresti lasciare in eredità?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Tænker du på dit eftermæle, og hvad det skal være?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Wie sehr denken Sie an Ihr Vermächtnis, und was soll es sein?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Как много вы думаете о наследии, какое наследие хотели бы оставить?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Мислиш ли за наследство и какво наследство би искал да оставиш?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?Як багато Ви думаєте про свій спадок, і що б Ви хотіли бачити своїм спадком?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?כמה אתה חושב על מורשת, ומה אתה היית רוצה שמורשת שלך תהיה?
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?لأي قدر تفكر فى مسالة الإرث, و ما هو الإرث الذي تحب أن تتركه؟
Bunun ne kadarının miras olarak kalacağını düşünüyorsun, ve mirasın ne olacak?また何をどのように遺したいと思いますか?
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Au contraire, elle essaye d'engager un dialogue important sur sa culture, sa nation et son héritage.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Ehelyett egy nagyon fontos párbeszéddel igyekszik foglalkozni a kultúrájáról, nemzetéről és örökségéről.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Em vez disso, ela tenta empenhar-se num diálogo muito importante sobre a sua cultura, nação e herança.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.En su lugar, intenta entablar un diálogo muy importante sobre su cultura, su nación y su legado.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.În schimb, ea încearcă să creeze un foarte important dialog despre cultura, naţiunea şi moştenirile ei.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.그녀의 문화, 국가, 그리고 민족유산과의 진지한 대화를 시도하고 있습니다.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Melainkan, dia mencoba untuk terlibat dalam sebuah dialog penting tentang budayanya, bangsa, serta warisannya.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Statt dessen versucht sie, einen sehr wichtigen Dialog über ihre Kultur, ihr Volk, ihre Herkunft zu führen.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Thay vì vậy, cô cố gắng tiến hành một cuộc đối thoại quan trọng về nền văn hóa, quốc gia và di sản của cô ấy.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Wel probeert ze een zeer belangrijke dialoog aan te gaan over haar cultuur, natie en erfgoed.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Вместо това тя се опитва да въвлече в много важен диалог за нейната култура, нация и наследство.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.Напротив, она стремится вовлечь нас в очень важный диалог о её культуре, нации и наследии.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.במקום זאת היא מנסה להיות מעורבת בדו שיח חשוב בנושא התרבות, האומה והמורשת שלה.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.بدلا من ذلك، أنها تحاول الدخول في حوار مهم جدا حول ثقافة أمتها و تراثها.
Bunun yerine, kendi kültürü, ulusu ve mirası üzerine çok önemli bir diyalog kurmaya çalışıyor.文化 国家 伝統に重きを置く アプローチをとっています 彼女は写真・映画という媒体を通じて
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.Azért mondta, hogy megvédje az örökségét.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.Vous l'avez dit pour protéger votre héritage.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.Το είπες για να μπορέσεις να εξασφαλίσεις την δική σου κληρονομιά.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.لكن للحفاظ على ارثك
Bu onun mirasıdır.Devine moştenirea sa.
Bu onun mirasıdır.Het wordt zijn nalatenschap.
Bu onun mirasıdır.Staje się jego spuścizną.
Bu onun mirasıdır.Γίνεται η κληρονομιά του.