Ana içeriğe geç
Sözlük

miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››Αυτη ειναι η παρα του Θεου μερις του ασεβους ανθρωπου, και η κληρονομια η διωρισμενη εις αυτον παρα του Θεου.
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››Вот удел человеку беззаконному от Бога и наследие, определенное ему Вседержителем!
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››Това е от Бога делът на нечестивия, И определеното му от Бога наследство.
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››זה חלק אדם רשע מאלהים ונחלת אמרו מאל׃
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››هذا نصيب الانسان الشرير من عند الله وميراث أمره من القدير
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››這 是 惡 人 從 神 所 得 的 分 、 是 神 為 他 所 定 的 產 業
Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay, Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››這是惡人從 神 所得 的 分 、 是 神為 他 所 定 的 產業
Bu gezegeni herkesin ortak mirası ilan etmedikçe bu döngünün sonunun gelmeyeceğini biliyorum.No le veo el fin a ese ciclo de eventos a menos que declaremos la Tierra como patrimonio común.
Bu gezegeni herkesin ortak mirası ilan etmedikçe bu döngünün sonunun gelmeyeceğini biliyorum.Nu văd niciun sfârșit al acestui ciclu de evenimente decât dacă declarăm Pamântul moștenire comună.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.C'est comme si je fusionnais avec quelque héritage ou quelque énergie bien au-delà de moi.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.È come se fossi in contatto con un lascito o con una energia molto più grandi di me.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Es como si conectara con algún legado, o con alguna energía mucho más grande que yo.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Este ca şi cum mă unesc cu un fel de moştenire sau cu un fel de energie mult mai mare decât mine.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Het is alsof ik verbinding maak met een erfenis of met energie veel groter dan mijzelf.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.마치 저보다 훨씬 커다란 어떤 유산이라던가 에너지와 연결되는 것 같다고나 할까요.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Như thể tôi đuợc gắn kết với những di sản hay với những nguồn năng lượng vĩ đại hơn tôi rất nhiều.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Seperti saya terhubung dengan suatu peninggalan atau energi tertentu yang jauh lebih besar daripada diri saya.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.To tak, jakbym łączył się z jakimś dziedzictwem czy swego rodzaju energią znacznie większą niż ja sam.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.То е като да се докосвам до някакво наследство, или някаква енергия много по-велика от мен.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.Я как будто подключаюсь к источнику вечной энергии, энергии гораздо более мощной, чем я сам.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.זה כמו שאני מתחבר עם קצת מורשת או קצת אנרגיה הרבה יותר גדולה ממני עצמי.
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.كما لو أني متصل مع إرث كبير .. او نوع ما من الطاقة اكبر بكثير مني
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.自分という存在を超えた 大いなるエネルギーの 一部になったような気分です この写真の端には
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.C'est la seule question à se poser.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.Det er det eneste spørgsmål man kan stille.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.Esa es la única pregunta que uno debería responder.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.To je jediná otázka, kterou by si měli lidé položit.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.Αυτή είναι η μόνη ερώτηση που μπορεί κάποιος να κάνει.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.Това е единственият въпросът, който можем да си зададем.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.Это единственный вопрос можно было бы спросить.
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz..وكيف نحيي مجده؟ هذا هو السؤال الوجيه الذي نستطيع أن نسأله
Bu mirasý nasýl daha ileriye taţýrýz, bu soruyu sormalýyýz.これが私たちに問われている唯一の問題です。
Bu muhteşem tarihi mirası eski haline getirmek, Endülüs mirası olarak adlandırılan bir girişimin amacı.Recuperar ese fabuloso patrimonio histórico es el objetivo de una iniciativa llamada El legado andalusí.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.És elbocsátá Józsué a népet, és elmenének az Izráel fiai, kiki az õ örökségébe, hogy bírják a földet.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.A Jozue rozpuścił był lud, i rozeszli się synowie Izraelscy każdy do dziedzictwa swego, aby posiedli ziemię.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.A tedy Jozua prepustil ľud, a synovia Izraelovi išli každý do svojho dedičstva zaujať zem dedičstva.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Da Josua havde ladet Folket fare, drog Israelitterne hver til sin Arvelod for at tage Landet i Besiddelse.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Da Josva hadde latt folket fare, og Israels barn hadde draget hver til sin arv for å ta landet i eie,
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Khi Giô-suê đã cho dân sự về, thì mọi người Y-sơ-ra-ên, ai nấy đều đi vào sản nghiệp mình, đặng nhận lấy xứ.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.전에 여호수아가 백성을 보내매 이스라엘 자손이 각기 그 기업으로 가서 땅을 차지하였고
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Ko je bil namreč Jozue razpustil ljudstvo, je šel vsak Izraelovih sinov v dediščino svojo, da posedejo deželo.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Rozpustil pak byl Jozue lid, a rozešli se synové Izraelští, jeden každý do dědictví svého, aby vládli zemí.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.И когато Исус разпусна людете, израилтяните отидоха всеки в наследството си, за да притежават земята,
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.Когда Иисус распустил народ, и пошли сыны Израилевы, каждый в свой удел, чтобы получить в наследие землю,
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.וישלח יהושע את העם וילכו בני ישראל איש לנחלתו לרשת את הארץ׃
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.وصرف يشوع الشعب فذهب بنو اسرائيل كل واحد الى ملكه لاجل امتلاك الارض.
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.從 前 約 書 亞 打 發 以 色 列 百 姓 去 的 時 候 、 他 們 各 歸 自 己 的 地 業 、 佔 據 地 土
Bundan sonra Yeşu halkı gönderdi. İsrailliler paylarına düşen toprakları miras edinmek için yola çıktılar.從前 約書亞 打發 以色列 百姓 去 的 時候 、 他們各歸 自己 的 地業 、 佔據 地 土
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Ainsi tu n`es plus esclave, mais fils; et si tu es fils, tu es aussi héritier par la grâce de Dieu.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Altså er du ikke længer Træl, men Søn; men er du Søn, da er du også Arving ved Gud.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Aşa că nu mai eşti rob, ci fiu; şi dacă eşti fiu, eşti şi moştenitor, prin Dumnezeu.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Así que ya no eres más esclavo, sino hijo; y si hijo, también eres heredero por medio de Dios
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.A tak již nejsi slouha, ale syn, a poněvadž syn, tedy i dědic Boží skrze Krista.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Azért nem vagy többé szolga, hanem fiú; ha pedig fiú, Istennek örököse is Krisztus által.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.그러므로 네가 이 후로는 종이 아니요 아들이니 아들이면 하나님으로 말미암아 유업을 이을 자니라
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Niinpä sinä et siis enää ole orja, vaan lapsi; mutta jos olet lapsi, olet myös perillinen Jumalan kautta.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Portanto já não és mais servo, mas filho; e se és filho, és também herdeiro por Deus.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Quindi non sei più schiavo, ma figlio; e se figlio, sei anche erede per volontà di Dio
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Så är du nu icke mer träl, utan son; och är du son, så är du ock arvinge, insatt därtill av Gud.
Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.Så er du da ikke lenger træl, men sønn; men er du sønn, da er du og arving ved Gud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
miras ile cümle - Sayfa 44 - miras kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App