miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)وهذا بالنسبة إلي إرث ناجح (ضحك)
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)ところで私自身も
Bana göre bu durum başarılı bir miras.제게는 매우 훌륭한 유산이죠.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.(Lacht) in het DNA van zijn nageslacht. Dat noem ik een succesvolle nalatenschap.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Para mí eso es un legado exitoso.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.(Śmieje się)
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Számomra ez egy sikeres hagyaték.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Với tôi đó là một di sản thành công.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Αυτό για μένα είναι πετυχημένη κληρονομιά.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Вважаю, що це успішний спадок.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Вот это, по-моему, удачное наследие.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.За мен това е добро наследство.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.זה בשבילי מורשת מוצלחת.
Başkan ona mirastan vazgeçip... ...ülkesine hizmet etmesini söyledi.لكن عندما طلب منه الرئيس الا يفكر في الثروة وان يقوم بشيء للبلاد
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.A veces se trata del legado del barrio como el jazz en Morrisania.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Czasem mówi o spuściźnie sąsiedztwa, jak w Morrisania, o historii jazzu.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Dan terkadang ini tentang peningggalan lingkungan itu seperti Morrisania, tentang sejarah musik jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Đôi khi là về di sản của khu dân cư, hay như ở Morrisania, chúng nói về lịch sử nhạc jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.E por vezes tem a ver com o legado do bairro, como em Morrisania, acerca da história do jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Et parfois, il s'agit d'un héritage du quartier, comme à Morrisania, sur l'histoire du jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Néha ez a környék öröksége, mint Morrisania jazztörténelme.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Někdy je to dědictví okolní čtvrti, jako jazzová historie v Morrisanii /Jižní Bronx/.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Niekedy ide o dedičstvo oblasti, ako v Morrisianii (južný Bronx), kde šlo o históriu jazzu.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Qualche volta è un'eredità del vicinato, come a Morrisania, sulla storia del jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Soms gaat het over de nalatenschap van de buurt, zoals in Morrisania, over de jazzgeschiedenis.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Und machmal geht es um das Erbe der Wohngegend, wie in Morrisania um die Geschichte des Jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Uneori ţine de moştenirea zonei, ca în Morrisania, despre istoria jazzului.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Μερικές φορές το θέμα είναι η κληρονομιά της γειτονιάς, όπως στη Μορισάνια είναι η ιστορία της τζαζ.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Иногда я беру сюжеты из наследия местности, например, в Морризании - это история джаза.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Іноді я беру сюжети зі спадщини місцевості, як наприклад, в Моррізаніі - це історія джазу.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Понякога, това е наследството на квартала, както е с Морисания и историята на джаза.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.그리고 때때로 그것은 재즈의 역사에 대한 모리사니아와 마찬가지로 주변환경의 유산일때가 있습니다
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.לעיתים הוא מספר על המורשת של השכונה,
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.وأحيانًا يتعلق الرسم بتراث الحي
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.モーリサニアの場合はジャズの歴史です
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Alors peut-être devons-nous tous laisser à nos enfants un héritage de valeurs, et pas un héritage financier.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Así que puede que todos necesitemos dejar a nuestros hijos un legado de valores, y no uno económico.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Dus misschien moeten we allemaal onze kinderen een nalatenschap met waarde geven, en niet een financiële.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Joten ehkä meidän kaikkien tulisi jättää lapsillemme arvojen perintö taloudellisen sijasta.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.그렇기 때문에, 아마도 우리 모두는 우리 아이들에게 값진 유산을 남겨야 할 것 같습니다. 금전적인 것이 아닌,
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Možná všichni potřebujeme nechat svým dětem hodnotný odkaz a ne finanční bohatství.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Možno všetci potrebujeme nechať svojím deťom hodnotný odkaz a nie finančné bohatstvo.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Poate că ar trebui să ne părăsim copiii lăsându-le o moştenire de valoare, iar nu una financiară.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Talán mindannyiunknak értékes örökséget kellene hagynunk a gyerekeinkre pénzt helyett.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Vậy có lẽ chúng ta nên để lại cho con cháu của mình, một di sản quý giá, không phải là tiền bạc.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Vielleicht sollten wir alle unseren Kindern ein Erbe mit Werten hinterlassen, nicht finanzielle Werte.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Więc może wszyscy powinniśmy zostawić naszym dzieciom w spadku pewne wartości, a nie tylko pieniądze.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Ίσως όλοι μας πρέπει να αφήσουμε στα παιδιά μας μία κληρονομιά αξιών, και όχι μία οικονομική.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Може би всички трябва да оставим на децата си наследство от ценности, а не финансово.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Можливо нам слід залишати у спадок своїм дітям цінності, а не гроші.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Так что может быть нам всем надо оставить нашим детям наследие ценностей, а не финансового благополучия.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.אז אולי כולנו צריכים להשאיר לילדינו מורשת ערכית, ולא כלכלית.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.لذا ربما سنحتاج ترك لأولادنا ميراث قيّم، وليس ثروة مالية
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.価値ある遺産を残す必要があります。金銭的なものではなく 個人的に心打つ価値あるものを
Ben bir mirasıyım. Başka nereye gitmemi istiyorsunuz?Soy su legado. ?Adónde más quieren que vaya?
Ben bir mirasıyım.Ik ben een erfenis.
Ben bir mirasıyım.Jaz sem njegova zapuščina.
Ben bir mirasıyım.Jsem jeho dìdic.
Ben bir mirasıyım.Sunt urmaşul său.
Ben bir mirasıyım.Tôi là một di sản.

İlgili Sayfalar