Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.Ez a nyilatkozat arról, hogy az apám nem formál igényt az örökségre.
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.Είναι η ένορκη βεβαίωση του πατέρα μου ότι δεν θα επιχειρήσει να εφαρμόσει τα δικαιώματα του.
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.هذا اقرار من والدي على انه لن يطالب بحقه
Babanın şirketini miras alabilirsin.Cậu có thể thừa kế công ty ba cậu mà.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Du kan ärva din fars bolag.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Du könntest die Firma deines Vaters erben.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Je kan het bedrijf van je vader erven.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Kau bisa mewarisi perusahaan ayahmu.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Poti mosteni compania tatalui tau.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Puoi ereditare la compagnia di tuo padre.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Tu peux hériter de la société de ton père.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Μπορείς να κληρονομήσεις την εταιρία του πατέρα σου.
Babanın şirketini miras alabilirsin.Можешь унаследовать отцовскую компанию.
Babanın şirketini miras alabilirsin.بإمكانك أن ترث شركه والدك
Babanın şirketini miras alabilirsin.代表理事の席が待ってるじゃないのか?
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››A ešte povedal Abram: Hľa, mne si nedal semena, a tak hľa, cudzí syn môjho domu bude mojím dedičom.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››--Añadió Abram--: A mí no me has dado descendencia, y he aquí me heredará un criado nacido en mi casa
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Disse mais Abrão: A mim não me tens dado filhos; eis que um nascido na minha casa será o meu herdeiro.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››És monda Ábrám: Ímé énnékem nem adtál magot, és ímé az én házam szolgaszülöttje lesz az én örökösöm.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Et Abram dit: Voici, tu ne m`as pas donné de postérité, et celui qui est né dans ma maison sera mon héritier.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››I mówił Abram: Otoś mi nie dał potomka, ale oto sługa domu mego dziedzicem moim będzie.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››아브람이 또 가로되 주께서 내게 씨를 아니주셨으니 내 집에서 길리운 자가 나의 후사가 될 것이니이다
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Og Abram sagde: "Du har jo intet Afkom givet mig, og se, min Hustræl kommer til at arve mig!"
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Řekl ještě Abram: Aj, mně jsi nedal semene; a aj, schovanec můj bude mým dědicem.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Še reče Abram: Glej, meni nisi dal zaroda, in glej, moj domači hlapec bode dedič moj.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Şi Avram a zis: ,,Iată că nu mi-ai dat sămînţă, şi slujitorul născut în casa mea va fi moştenitorul meu.``
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Soggiunse Abram: «Ecco a me non hai dato discendenza e un mio domestico sarà mio erede»
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››ειπε προσετι ο Αβραμ, Ιδου, δεν εδωκας εις εμε σπερμα και ιδου, οικετης μου θελει με κληρονομησει.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Аврам рече още: Ето Ти не ми даде чадо; и, ето, един роден в дома ми ще ми стане наследник.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››И сказал Аврам: вот, Ты не дал мне потомства, и вот, домочадец мой наследник мой.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››ויאמר אברם הן לי לא נתתה זרע והנה בן ביתי יורש אתי׃
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››وقال ابرام ايضا انك لم تعطني نسلا وهوذا ابن بيتي وارث لي.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››亞 伯 蘭 又 說 、 你 沒 有 給 我 兒 子 、 那 生 在 我 家 中 的 人 、 就 是 我 的 後 嗣
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››亞伯蘭 又 說 、 你 沒有給 我 兒子 、 那 生 在 我 家中 的 人 、 就是 我 的 後嗣
Bana göre bu durum başarılı bir miras.A mon avis c'est un héritage réussi.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Bagi saya itu warisan yang sukses.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Das halte ich für ein erfolgreiches Erbe.
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)Per me questo basta per dire che è riuscito a lasciarci un'eredità (Risate).
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)وهذا بالنسبة إلي إرث ناجح (ضحك)
Bana göre bu durum başarılı bir miras. (Gülüşmeler)ところで私自身も
Bana göre bu durum başarılı bir miras.제게는 매우 훌륭한 유산이죠.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.(Lacht) in het DNA van zijn nageslacht. Dat noem ik een succesvolle nalatenschap.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Para mí eso es un legado exitoso.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.(Śmieje się)
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Számomra ez egy sikeres hagyaték.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Với tôi đó là một di sản thành công.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Αυτό για μένα είναι πετυχημένη κληρονομιά.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Вважаю, що це успішний спадок.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.Вот это, по-моему, удачное наследие.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.За мен това е добро наследство.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.זה בשבילי מורשת מוצלחת.
Başkan ona mirastan vazgeçip... ...ülkesine hizmet etmesini söyledi.لكن عندما طلب منه الرئيس الا يفكر في الثروة وان يقوم بشيء للبلاد
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.وأحيانًا يتعلق الرسم بتراث الحي
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.モーリサニアの場合はジャズの歴史です
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.A veces se trata del legado del barrio como el jazz en Morrisania.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Czasem mówi o spuściźnie sąsiedztwa, jak w Morrisania, o historii jazzu.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Dan terkadang ini tentang peningggalan lingkungan itu seperti Morrisania, tentang sejarah musik jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Đôi khi là về di sản của khu dân cư, hay như ở Morrisania, chúng nói về lịch sử nhạc jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.E por vezes tem a ver com o legado do bairro, como em Morrisania, acerca da história do jazz.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor. Caz tarihi dendiğinde Morrisania.Et parfois, il s'agit d'un héritage du quartier, comme à Morrisania, sur l'histoire du jazz.