Ana içeriğe geç
Sözlük

miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Aşikâr kader"in mirası bu.Αυτή είναι η κληρονομιά του πεπρωμένου του έθνους.
"Aşikâr kader"in mirası bu.С этим наследием с очевидной судьбой.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Това е наследството на "Предопределена съдба."
"Aşikâr kader"in mirası bu.זוהי המורשת של הייעוד המוצהר שלנו.
"Aşikâr kader"in mirası bu.هذا هو الإرث للسلالة العظيمة.
"Aşikâr kader"in mirası bu.遺産です 看守がいなくなって久しい今もなお
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram aber sprach: HERR HERR, woran soll ich merken, daß ich's besitzen werde?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram répondit: Seigneur Éternel, à quoi connaîtrai-je que je le posséderai?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram vroeg: "Maar Oppermachtige HERE, hoe kan ik er zeker van zijn dat U mij dit land zult geven?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ao que lhe perguntou Abrão: Ó Senhor Deus, como saberei que hei de herdá-la?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.A povedal: Ó, Pane, Hospodine, po čom poznám, že ju zdedím trvale?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp - ram thưa rằng : Lạy_Chúa_Giê - hô-va , bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản_nghiệp ?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp-ram thưa rằng: Lạy Chúa Giê-hô-va, bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản nghiệp?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Avram a răspuns: ,,Doamne Dumnezeule, prin ce voi cunoaşte că o voi stăpîni?``
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Da sa han: Herre, Herre, hvorav kan jeg vite at jeg skal eie det?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Él respondió: --Oh Señor Jehovah, ¿cómo sabré que yo la he de poseer
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.És monda: Uram Isten, mirõl tudhatom meg, hogy öröklöm azt?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Han svarade: »Herre, HERRE, varav skall jag veta att jag skall besitta det?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.In ko je rekel Abram: Gospod Jehova, po čem naj spoznam, da jo posedem?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.I řekl: Panovníče Hospodine, po čem poznám, že ji dědičně obdržím?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.그가 가로되 주 여호와여 내가 이 땅으로 업을 삼을 줄을 무엇으로 알리이까
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Men han svarede: "Herre, HERRE, hvorpå kan jeg kende, at jeg skal få det i Eje?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Mutta hän sanoi: "Oi Herra, Herra, mistä minä tiedän, että saan sen omakseni?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Rispose: «Signore mio Dio, come potrò sapere che ne avrò il possesso?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Zatem rzekł Abram: Panie Boże, po czemże poznam, iż ją odziedziczę?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ο δε ειπε, Δεσποτα Κυριε, Ποθεν να γνωρισω οτι θελω κληρονομησει αυτην;
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.А той рече: Господи Иеова, по какво да позная че ще я наследя?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Он сказал: Владыка Господи! по чему мне узнать, что я буду владеть ею?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.ויאמר אדני יהוה במה אדע כי אירשנה׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.فقال ايها السيد الرب بماذا اعلم اني ارثها.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 怎 能 知 道 必 得 這 地 為 業 呢
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 怎 能 知道 必得 這 地 為業呢
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.E neste fim de semana, nós celebramos o legado do Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.E questo weekend, ricorre la commemorazione del Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Et ce week-end, nous célébrons l'héritage du Dr Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.이번주말엔, 우린 마틴루터킹목사이 남긴 업적을 기념할까합니다.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Und an diesem Wochenende feiern wir das Vermächtnis von Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Και αυτό το Σαββατοκύριακο, γιορτάζουμε την κληρονομιά του Dr.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.A môj otec mi zanechal odkaz v podobe rukupisu v listoch a poznámkovom bloku.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.A můj otec mi zanechal odkaz v podobě ručního psaní v dopisech a poznámkovém bloku.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Bố tôi để lại cho tôi một di sản với chữ viết của ông qua những lá thư và cuốn vở.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Dan ayah saya meninggalkan sebuah warisan dari tulisan tangannya melalui surat-surat dan sebuah buku tulis.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Édesapám a kézírását hagyta rám örökségül levelek és jegyzetfüzetek formájában.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.En mijn vader liet me een nalatenschap van zijn schrijven na via brieven en een aantekeningenboek.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Et mon père m'a laissé un héritage de son écriture manuscrite au travers de lettres et d'un carnet.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.또 제 아버지도 편지와 공책을 통해서 그 필적의 유산을 제게 남겼죠.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Minun isäni testamenttasi minulle käsinkirjoittamansa kirjeet ja muistikirjan.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Mój ojciec pozostawił mi w spadku swoje zapiski w postaci listów i notatnika.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Nos seus dois últimos anos de vida, quando estava doente, encheu um caderno com pensamentos sobre mim.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Şi tatăl meu mi-a lăsat moştenire scrisul său de mână în scrisori şi într-un caiet.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Und mein Vater hinterließ mir seine Handschriften in Briefen und einem Notizbuch.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Y mi padre me dejó un legado de su letra a través de cartas y un cuaderno.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.Και ο πατέρας μου, μου άφησε μία κληρονομιά του τρόπου που έγραφε μέσα από επιστολές και ένα σημειωματάριο.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.А мій батько залишив мені у спадок свій почерк у своїх листах та записній книжці.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.А мой отец оставил мне наследие своего почерка в своих письмах и записной тетради.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.И моят баща ми остави наследство, писано с неговия почерк чрез писма и бележник.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.ואבי השאיר לי את המורשת של כתב היד שלו באמצעות מכתבים ומחברת.
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.وترك لي والدي ميراث من خط يده عبر الخطابات والمذكرات
Babam bana mektuplar ve notlar vasıtasıyla kendi el yazısıyla bir miras bıraktı.手書き文字という遺産を私に残しました 彼は病気のとき、人生の最後の二年間に
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.C'est la déclaration selon laquelleNmon père n'acceptera aucun héritage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod