miras ile cümle
miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Δεν ήταν πλέον αληθινή απέναντι στην κληρονομιά της, δεν ήταν πλέον αληθινή στον Γουόλτ Ντίσνεϋ.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Она уже больше не была верна своему наследию; и больше не верна Уолту Диснею.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Тя вече не беше вярна на наследството си; вече не беше вярна на Уолт Дисни.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;היא כבר לא היתה נאמנה למורשתה;
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;لم تعد صادقة مع تراثها.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;もはやウォルト・ディズニーにたいして正直でない
"Aşikâr kader"in mirası bu.Aceasta este moştenirea ideii că America a avut un destin special de a se întinde pe întreg continentul.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ceci est l'héritage de la destinée manifeste.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Đây là tài sản của một đích đến rất rõ.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Det här är arvet av "det manifesta ödet".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dies ist das Vermächtnis der Idee vom "Manifest Destiny".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dit is de erfenis van de klaarblijkelijke lotsbestemming.
"Aşikâr kader"in mirası bu.É este o legado do destino manifesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Este es el legado del destino manifiesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Íme a leplezetlen végzet hagyatéka.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ini adalah peninggalan dari takdir yang nyata.
"Aşikâr kader"in mirası bu.이것은 미국이 북미 전체를 지배할 운명을 가지고 있다는 명백한 사명의 유산입니다.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Questo è il lascito del destino rivelato.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Tohle je dědictví doktríny zjevného osudu.
"Aşikâr kader"in mirası bu.To jest dziedzictwo koncepcji "Boskiego Przeznaczenia".
"Aşikâr kader"in mirası bu.To je zapuščina manifesta usode.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Toto je dedičstvo jasného osudu.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Αυτή είναι η κληρονομιά του πεπρωμένου του έθνους.
"Aşikâr kader"in mirası bu.С этим наследием с очевидной судьбой.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Това е наследството на "Предопределена съдба."
"Aşikâr kader"in mirası bu.זוהי המורשת של הייעוד המוצהר שלנו.
"Aşikâr kader"in mirası bu.هذا هو الإرث للسلالة العظيمة.
"Aşikâr kader"in mirası bu.遺産です 看守がいなくなって久しい今もなお
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram aber sprach: HERR HERR, woran soll ich merken, daß ich's besitzen werde?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram répondit: Seigneur Éternel, à quoi connaîtrai-je que je le posséderai?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram vroeg: "Maar Oppermachtige HERE, hoe kan ik er zeker van zijn dat U mij dit land zult geven?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ao que lhe perguntou Abrão: Ó Senhor Deus, como saberei que hei de herdá-la?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.A povedal: Ó, Pane, Hospodine, po čom poznám, že ju zdedím trvale?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp - ram thưa rằng : Lạy_Chúa_Giê - hô-va , bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản_nghiệp ?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp-ram thưa rằng: Lạy Chúa Giê-hô-va, bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản nghiệp?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Avram a răspuns: ,,Doamne Dumnezeule, prin ce voi cunoaşte că o voi stăpîni?``
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Da sa han: Herre, Herre, hvorav kan jeg vite at jeg skal eie det?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Él respondió: --Oh Señor Jehovah, ¿cómo sabré que yo la he de poseer
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.És monda: Uram Isten, mirõl tudhatom meg, hogy öröklöm azt?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Han svarade: »Herre, HERRE, varav skall jag veta att jag skall besitta det?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.In ko je rekel Abram: Gospod Jehova, po čem naj spoznam, da jo posedem?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.I řekl: Panovníče Hospodine, po čem poznám, že ji dědičně obdržím?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.그가 가로되 주 여호와여 내가 이 땅으로 업을 삼을 줄을 무엇으로 알리이까
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Men han svarede: "Herre, HERRE, hvorpå kan jeg kende, at jeg skal få det i Eje?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Mutta hän sanoi: "Oi Herra, Herra, mistä minä tiedän, että saan sen omakseni?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Rispose: «Signore mio Dio, come potrò sapere che ne avrò il possesso?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Zatem rzekł Abram: Panie Boże, po czemże poznam, iż ją odziedziczę?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ο δε ειπε, Δεσποτα Κυριε, Ποθεν να γνωρισω οτι θελω κληρονομησει αυτην;
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.А той рече: Господи Иеова, по какво да позная че ще я наследя?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Он сказал: Владыка Господи! по чему мне узнать, что я буду владеть ею?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.ויאמר אדני יהוה במה אדע כי אירשנה׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.فقال ايها السيد الرب بماذا اعلم اني ارثها.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 怎 能 知 道 必 得 這 地 為 業 呢
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 怎 能 知道 必得 這 地 為業呢
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.E neste fim de semana, nós celebramos o legado do Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.E questo weekend, ricorre la commemorazione del Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Et ce week-end, nous célébrons l'héritage du Dr Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.이번주말엔, 우린 마틴루터킹목사이 남긴 업적을 기념할까합니다.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Und an diesem Wochenende feiern wir das Vermächtnis von Dr. Martin Luther King Jr.
Ayrıca bu haftasonu Dr. Martin Luther King Jr'ın mirasını kutluyoruz.Και αυτό το Σαββατοκύριακο, γιορτάζουμε την κληρονομιά του Dr.