Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.そして彼は 鉱山の奴隷労働から 逃れられなくなりました この時 彼は14年も鉱山で働いていました
Ancak, 19. yüzyıl başlarında filozoflar, yazarlar ve ressamlar bunun bir miras olduğunu fark eder.Ale na začátku 19. století filozofové, spisovatelé a malíři začali přijímat divočinu jako její velké dědictví.
Ancak bu durumda ise, o zaman ben bu miras olsaydı genotip, kahverengi gözlü baskın çünkü, hatırlıyorum하지만 이런 경우라면, 제가 이런 유전자형을 물려받았다면 갈색 눈 형질이 우성이기 때문에
Ancak bu durumda ise, o zaman ben bu miras olsaydı genotip, kahverengi gözlü baskın çünkü, hatırlıyorumMaar als dat het geval is, als ik dan dit genotype zou erven, omdat bruine ogen dominant zijn...
Ancak bu durumda ise, o zaman ben bu miras olsaydı genotip, kahverengi gözlü baskın çünkü, hatırlıyorumلكن اذا هذه الحالة ,كانت ترث الطرز الجينى,لأنها بنية العين فرد سائد,
Ancak daha önemli bir mirasa sahip oldum- hayallerimi gerçekleştirmek için gerçek bir firsata.기회, 저의 꿈을 이룰 수 있는 진정한 것이였죠.
Ancak daha önemli bir mirasa sahip oldum- hayallerimi gerçekleştirmek için gerçek bir firsata.Pero heredé algo aún mejor - la oportunidad verdadera de alcanzar mis sueños.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Avšak Kaddáfi nám zanechal ťažké bremeno, dedičstvo tyranie, korupcie a zárodkov nesúladu.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Gheddafi ha lasciato dietro di sé un pesante fardello, un'eredità di tirannia, corruzione e diversioni.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.그러나, 가다피는 우리에게 무거운 짐을 남기고 떠났습니다 폭정과, 부패와, 견제의 씨앗을 유산으로 물려주었죠
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Lecz Kaddafi zostawił po sobie brzemię, dziedzictwo tyranii, korupcję i ziarna niezgody.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Nicméně Kaddáfí za sebou nechal těžké břímě, dědictví tyranie, korupce a zárodky nesouladů.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Sin embargo, Gaddafi dejó una pesada carga, un legado de tiranía, corrupción y semillas de alteración.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Totuşi, Gaddafi a lăsat în urmă o povară grea, o moştenire plină de tiranie, corupţie şi neînţelegeri.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Ωστόσο, ο Γκαντάφι άφησε πίσω του ένα βαρύ φορτίο, την τυραννία, τη διαφθορά και το έδαφος για νέα εκτροπή.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Обаче Кадафи остави страната в тежко положение, история на тирания, корупция, и семена на отклонения.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Однако Каддафи оставил за собой тяжёлое бремя, наследие тирании, коррупции и предпосылок к диверсии.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.עם זאת, קדאפי השאיר מאחור נטל כבד, מורשת של עריצות, שחיתות והסחות דעת.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.و لكن، القذافى ترك خلفه حمل ثقيل، ميراث من الإستبداد والفساد و بذور التفرقة.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.圧政 汚職 横領などの根源は今だ残ったままです 40年にわたるカダフィの独裁政権は
Anladım. Yani büyükbabamın mirasının yarısı... ...benim olacak, doğru mu?Ναι. "ρα λέτε ότι η μισή από την περιουσία του παππού μου έχει γίνει δική μου, σωστά;
Annem öldüğü için değil... ... arkasında hiç kaybolmayacak bir ilişki mirası bıraktığı için.אלא מפני שהיא השאירה אחריה מורשת של מערכות יחסים, שלא תוכל להיעלם לעולם.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Ja dziedziczę dom Armstrongów, więc nie możesz umrzeć przed spisaniem testamentu.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Jag ska ärva Armstrongs hushåll. Du kan inte dö förrän allt är i ordning.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Jeg skal arve Armstrongs hus. Du kan ikke dø, før alt er på plads.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Minä perin Armstrongin omaisuuden. Et voi kuolla ennen papereiden tekemistä.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Nós é que vamos herdar a casa Armstrong, por isso, não podes morrer até a papelada estar toda tratada.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Yo seré quien herede la mansión Armstrong, así que no puedes morirte hasta que todo el papeleo esté hecho.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Εγώ θα κληρονομήσω τον Οίκο των Άρμστρονγκ. Δεν μπορείς να πεθάνεις πριν ετοιμαστούν τα χαρτιά!
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Имущество Армстронгов перейдёт ко мне, и я не дам тебе умереть, пока не будут оформлены бумаги.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;디즈니는 더 이상 자신의 유산에 충실하지 않습니다
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Es war seiner Herkunft nicht länger treu, oder dem Ruf von Walt Disney.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Het was niet langer trouw aan zijn erfenis niet langer trouw aan Walt Disney.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Nie był już wierny swojemu dziedzictwu; nie był wierny Waltowi Disneyowi.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Nó không còn đúng với di sản của mình nữa; không còn đúng nghĩa với Walt Disney.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Non era più fedele alla sua eredità; non era più fedele a Walt Disney.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Nu mai era sincer tradiției sale; nu mai era sincer cu Walt Disney.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Többé nem volt hű örökségéhez, nem volt hű Walt Disney-hez.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Δεν ήταν πλέον αληθινή απέναντι στην κληρονομιά της, δεν ήταν πλέον αληθινή στον Γουόλτ Ντίσνεϋ.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Она уже больше не была верна своему наследию; и больше не верна Уолту Диснею.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı; Walt Disney'e dürüst olmamaya başladı.Тя вече не беше вярна на наследството си; вече не беше вярна на Уолт Дисни.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;היא כבר לא היתה נאמנה למורשתה;
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;لم تعد صادقة مع تراثها.
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;もはやウォルト・ディズニーにたいして正直でない
"Aşikâr kader"in mirası bu.Aceasta este moştenirea ideii că America a avut un destin special de a se întinde pe întreg continentul.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ceci est l'héritage de la destinée manifeste.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Đây là tài sản của một đích đến rất rõ.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Det här är arvet av "det manifesta ödet".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dies ist das Vermächtnis der Idee vom "Manifest Destiny".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dit is de erfenis van de klaarblijkelijke lotsbestemming.
"Aşikâr kader"in mirası bu.É este o legado do destino manifesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Este es el legado del destino manifiesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Íme a leplezetlen végzet hagyatéka.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ini adalah peninggalan dari takdir yang nyata.
"Aşikâr kader"in mirası bu.이것은 미국이 북미 전체를 지배할 운명을 가지고 있다는 명백한 사명의 유산입니다.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Questo è il lascito del destino rivelato.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Tohle je dědictví doktríny zjevného osudu.
"Aşikâr kader"in mirası bu.To jest dziedzictwo koncepcji "Boskiego Przeznaczenia".
"Aşikâr kader"in mirası bu.To je zapuščina manifesta usode.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Toto je dedičstvo jasného osudu.