"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mutta Siionin vuorella saavat olla pelastuneet, ja se on oleva pyhä, ja Jaakobin heimo on perivä perintönsä.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Na hoře pak Sion bude vysvobození, a bude svatá, a tak dědičně držeti bude dům Jákobův dědictví svá.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak."Pero en el monte Sion estarán los libertados, y será santo. La casa de Jacob poseerá las posesiones de ellos
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.А на горе Сионе будет спасение, и будет она святынею; и дом Иакова получит во владение наследие свое.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.ובהר ציון תהיה פליטה והיה קדש וירשו בית יעקב את מורשיהם׃
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.واما جبل صهيون فتكون عليه نجاة ويكون مقدّسا ويرث بيت يعقوب مواريثهم.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫 安 山 必 有 逃 脫 的 人 、 那 山 也 必 成 聖 . 雅 各 家 必 得 原 有 的 產 業
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫安山 必有 逃脫 的 人 、 那 山 也 必 成聖 . 雅各 家 必得 原有 的 產業
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Aber Naboth sprach zu Ahab: Das lasse der HERR fern von mir sein, daß ich dir meiner Väter Erbe sollte geben!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Ale Nábot riekol Achabovi: Od toho nech ma zachová Hospodin, aby som dal tebe dedičstvo svojich otcov!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Dar Nabot a răspuns lui Ahab: ,,Să mă ferească Domnul să-ţi dau moştenirea părinţilor mei!``
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.És felele Nábót Akhábnak: Isten õrizzen, hogy néked adjam az én atyáimtól maradt örökséget.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.I odpowiedzał Nabot Achabowi: Nie daj tego Panie, abym ci miał dać dziedzictwo ojców moich.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.나봇이 아합에게 말하되 내 열조의 유업을 왕에게 주기를 여호와께서 금하실지로다 하니
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mais Naboth répondit à Achab: Que l`Éternel me garde de te donner l`héritage de mes pères!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarede Akab: "HERREN bevare mig fra at overlade dig mine Fædres Arvelod!"
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarte: Herren la det være langt fra mig å gi dig min fedrene arv.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mutta Naabot vastasi Ahabille: "Pois se, Herra varjelkoon minua antamasta sinulle isieni perintöosaa".
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot pa reče Ahabu: GOSPOD mi ne daj, da bi dal očetov svojih dediščino tebi!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot respondió a Acab: --¡Guárdeme Jehovah de darte la heredad de mis padres
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot rispose ad Acab: «Mi guardi il Signore dal cederti l'eredità dei miei padri»
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Odpověděl Nábot Achabovi: Nedejž mi toho Hospodin, abych měl dáti dědictví otců mých tobě.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Respondeu, porém, Nabote a Acabe: Guarde-me o Senhor de que eu te dê a herança de meus pais.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.А Навутей рече на Ахаава: Да ми не даде Господ да ти дам бащиното си наследство.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Но Навуфей сказал Ахаву: сохрани меня Господь, чтоб я отдал тебенаследство отцов моих!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.ויאמר נבות אל אחאב חלילה לי מיהוה מתתי את נחלת אבתי לך׃
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.فقال نابوت لاخآب حاشا لي من قبل الرب ان اعطيك ميراث آبائي.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿 伯 對 亞 哈 說 、 我 敬 畏 耶 和 華 、 萬 不 敢 將 我 先 人 留 下 的 產 業 給 你
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿伯 對亞 哈說 、 我 敬畏 耶和華 、 萬 不 敢 將 我 先人 留下 的 產業給你
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ako pa ne pojdejo oboroženi z vami na ono stran, naj imajo posestva med vami v deželi Kanaanski.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ale keby neprešli ozbrojení s vami, dostanú državie medzi vami v zemi Kanaána.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››A ruszywszy się z Hesman, położyli się obozem w Moserot.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Dar dacă nu vor merge înarmaţi împreună cu voi, să se aşeze în mijlocul vostru în ţara Canaanului.``
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ha pedig nem mennek át fegyveresen veletek, akkor veletek kapjanak birtokot a Kanaán földén.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››그러나 그들이 만일 너희와 함께 무장하고 건너지 아니하거든 가나안 땅에서 너희 중에 산업을 줄 것이니라
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ma se non passano armati con voi, avranno la loro proprietà in mezzo a voi nel paese di Canaan»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Men om de icke draga väpnade ditöver med eder, så skola de få sin besittning ibland eder i Kanaans land.»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Pakli by nešli v odění s vámi, tedy dědictví míti budou u prostřed vás v zemi Kanán.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››se, porém, não passarem armados convosco, terão possessões entre vós na terra de Canaã.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ziehen sie aber nicht mit euch gerüstet, so sollen sie unter euch erben im Lande Kanaan.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››εαν ομως δεν θελωσι να διαβωσιν ωπλισμενοι με σας, τοτε θελουσι λαβει κληρονομιαν μεταξυ σας εν τη γη Χανααν.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››если же не пойдут они с вами вооруженные, то они получат владение вместе с вами в земле Ханаанской.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Но ако не щат да преминат с вас въоръжени, тогава да вземат наследство между вас в Ханаанската земя.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ואם לא יעברו חלוצים אתכם ונאחזו בתככם בארץ כנען׃
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ولكن ان لم يعبروا متجردين معكم يتملكوا في وسطكم في ارض كنعان.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘 若 他 們 不 帶 兵 器 和 你 們 一 同 過 去 、 就 要 在 迦 南 地 你 們 中 間 得 產 業
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘若 他 們不帶兵器 和 你 們一同 過去 、 就 要 在 迦南 地 你 們中間 得 產業
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Al morir su tío, Manuru heredó la deuda del tío lo que lo fuerza a ser esclavo en las minas.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Când a murit unchiul său, Manuru i-a moștenit datoria, ceea ce l-a condamnat să rămână sclav în mină.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Da hans onkel døde, arvede Manuru sin onkels gæld, der tvang ham yderligere til at være slave i minerne.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Gdy zmarł jego wuj, Manuru odziedziczył jego dług, który zmusił go do dalszej pracy w kopalni.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Když jeho strýc zemřel, Manuru zdědil strýcův dluh, což ho dále nutilo být zotročený v dolech.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Khi người chú mất, Manuru kế thừa món nợ của chú, và bị buộc làm nô lệ trong khu mỏ này lâu hơn nữa.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.그의 삼촌이 죽자, 마누르는 삼촌의 빚까지 물려 받아야 했어요. 그것 때문에 광산의 노예제 속으로 더 깊숙히 말려들게 되었죠.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Ko je umrl še stric, je Manuru podedoval njegov dolg, kar ga je prisililo v suženjstvo v rudnikih.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Когато чичо му починал, Мануру наследил дълга му, което го принудило да бъде роб в мините.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Після смерті дядька Мануру успадкував його борги, які далі примушують його залишатися рабом у шахтах.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.После смерти дяди, Мануру унаследовал его долг и по-прежнему является рабом в шахте.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.כשדודו מת, מנורו ירש את חובו של הדוד, מה שהעמיק את שעבודו במכרות.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.عندما توفي عمه، ورث مانورو دَين عمه، الذي اضطره ليكون عبداً في المناجم.