miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mutta valtakunnan lapset heitetään ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối tăm ở ngoài, tại đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối_tăm ở ngoài , tại đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››pero los hijos del reino serán echados a las tinieblas de afuera. Allí habrá llanto y crujir de dientes
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сини царства будуть повикидані у темряву надвірню: там буде плач і скриготаннє зубів.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сыны царства извержены будут во тьму внешнюю: там будет плач и скрежет зубов.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а чадата на царството ще бъдат изхвърлени във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››אבל בני המלכות המה יגרשו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרוק השנים׃
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››واما بنو الملكوت فيطرحون الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟 有 本 國 的 子 民 、 竟 被 趕 到 外 邊 黑 暗 裡 去 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟有 本國 的 子民 、 竟 被 趕到 外邊 黑暗 裡 去 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
Ama ciddi olursak, çünkü bu fikir TED'den çıktı, TED'in bir mirası olmak istiyorum, ve bunu UluslararasıAle mówiąc poważnie, ten pomysł zrodził się w TED i dlatego chciałbym, żeby pozostał dziedzictwem TED.
Ama ciddi olursak, çünkü bu fikir TED'den çıktı, TED'in bir mirası olmak istiyorum, ve bunu UluslararasıSeriamente - perché questa idea è nata in TED, vorrei che fosse un retaggio di TED, e mi piacerebbe chiamarlo
Ama ciddi olursak, çünkü bu fikir TED'den çıktı, TED'in bir mirası olmak istiyorum, ve bunu UluslararasıНо если серьёзно, эта идея, зарождённая в TED, по мне, должна стать наследием TED, и я бы предпочёл назвать её
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Ali na gori Sionu bode rešitev, in bode sveta; in v last prejme hiša Jakobova posesti onih.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.A na górze Syon będzie wybawienie, a ta góra będzie święta, i posiędzie dom Jakóbowy osiadłości swe.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.,,Dar mîntuirea va fi pe muntele Sionului, el va fi sfînt, şi casa lui Iacov îşi va lua înapoi moşiile.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.De a Sion hegyén szabadulás lészen, és szentté lészen az, és a Jákób háza birtokba veszi az õ örökségét.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.오직 시온산에서 피할 자가 있으리니 그 산이 거룩할 것이요 야곱 족속은 자기 기업을 누릴 것이며
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mais le salut sera sur la montagne de Sion, elle sera sainte, Et la maison de Jacob reprendra ses possessions.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mas no monte de Sião haverá livramento, e ele será santo; e os da casa de Jacó possuirão as suas herdades.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Ma sul monte Sion vi saranno superstiti e saranno santi e la casa di Giacobbe avrà in mano i suoi possessori
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mutta Siionin vuorella saavat olla pelastuneet, ja se on oleva pyhä, ja Jaakobin heimo on perivä perintönsä.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Na hoře pak Sion bude vysvobození, a bude svatá, a tak dědičně držeti bude dům Jákobův dědictví svá.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak."Pero en el monte Sion estarán los libertados, y será santo. La casa de Jacob poseerá las posesiones de ellos
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.А на горе Сионе будет спасение, и будет она святынею; и дом Иакова получит во владение наследие свое.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.ובהר ציון תהיה פליטה והיה קדש וירשו בית יעקב את מורשיהם׃
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.واما جبل صهيون فتكون عليه نجاة ويكون مقدّسا ويرث بيت يعقوب مواريثهم.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫 安 山 必 有 逃 脫 的 人 、 那 山 也 必 成 聖 . 雅 各 家 必 得 原 有 的 產 業
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫安山 必有 逃脫 的 人 、 那 山 也 必 成聖 . 雅各 家 必得 原有 的 產業
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Aber Naboth sprach zu Ahab: Das lasse der HERR fern von mir sein, daß ich dir meiner Väter Erbe sollte geben!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Ale Nábot riekol Achabovi: Od toho nech ma zachová Hospodin, aby som dal tebe dedičstvo svojich otcov!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Dar Nabot a răspuns lui Ahab: ,,Să mă ferească Domnul să-ţi dau moştenirea părinţilor mei!``
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.És felele Nábót Akhábnak: Isten õrizzen, hogy néked adjam az én atyáimtól maradt örökséget.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.I odpowiedzał Nabot Achabowi: Nie daj tego Panie, abym ci miał dać dziedzictwo ojców moich.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.나봇이 아합에게 말하되 내 열조의 유업을 왕에게 주기를 여호와께서 금하실지로다 하니
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mais Naboth répondit à Achab: Que l`Éternel me garde de te donner l`héritage de mes pères!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarede Akab: "HERREN bevare mig fra at overlade dig mine Fædres Arvelod!"
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarte: Herren la det være langt fra mig å gi dig min fedrene arv.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mutta Naabot vastasi Ahabille: "Pois se, Herra varjelkoon minua antamasta sinulle isieni perintöosaa".
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot pa reče Ahabu: GOSPOD mi ne daj, da bi dal očetov svojih dediščino tebi!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot respondió a Acab: --¡Guárdeme Jehovah de darte la heredad de mis padres
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot rispose ad Acab: «Mi guardi il Signore dal cederti l'eredità dei miei padri»
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Odpověděl Nábot Achabovi: Nedejž mi toho Hospodin, abych měl dáti dědictví otců mých tobě.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Respondeu, porém, Nabote a Acabe: Guarde-me o Senhor de que eu te dê a herança de meus pais.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.А Навутей рече на Ахаава: Да ми не даде Господ да ти дам бащиното си наследство.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Но Навуфей сказал Ахаву: сохрани меня Господь, чтоб я отдал тебенаследство отцов моих!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.ויאמר נבות אל אחאב חלילה לי מיהוה מתתי את נחלת אבתי לך׃
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.فقال نابوت لاخآب حاشا لي من قبل الرب ان اعطيك ميراث آبائي.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿 伯 對 亞 哈 說 、 我 敬 畏 耶 和 華 、 萬 不 敢 將 我 先 人 留 下 的 產 業 給 你
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿伯 對亞 哈說 、 我 敬畏 耶和華 、 萬 不 敢 將 我 先人 留下 的 產業給你
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ako pa ne pojdejo oboroženi z vami na ono stran, naj imajo posestva med vami v deželi Kanaanski.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ale keby neprešli ozbrojení s vami, dostanú državie medzi vami v zemi Kanaána.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››A ruszywszy się z Hesman, położyli się obozem w Moserot.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Dar dacă nu vor merge înarmaţi împreună cu voi, să se aşeze în mijlocul vostru în ţara Canaanului.``
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ha pedig nem mennek át fegyveresen veletek, akkor veletek kapjanak birtokot a Kanaán földén.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››그러나 그들이 만일 너희와 함께 무장하고 건너지 아니하거든 가나안 땅에서 너희 중에 산업을 줄 것이니라
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ma se non passano armati con voi, avranno la loro proprietà in mezzo a voi nel paese di Canaan»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Men om de icke draga väpnade ditöver med eder, så skola de få sin besittning ibland eder i Kanaans land.»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Pakli by nešli v odění s vámi, tedy dědictví míti budou u prostřed vás v zemi Kanán.

İlgili Sayfalar