miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
El Tajín, kültürel önemi ve mimarisi nedeniyle 1992'de bir Dünya Mirası alanı olarak ilan edildi.El Tajín được công nhận là di sản thế giới năm 1992, do tầm quan trọng văn hóa và kiến trúc của nó.
Gyeongju Tarihi Alanları, 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.Khu vực lịch sử xung quanh Gyeongju được liệt vào danh sách Di sản thế giới của UNESCO vào năm 2000.
Haziran 2014'te Büyük Himalaya Milli Parkı, UNESCO Dünya Mirası listesine eklendi. ^Vào tháng 6 năm 2014, vườn quốc gia Great Himalaya đã được thêm vào danh sách di sản thế giới của UNESCO.
Dünya Miras Fonu'ndan maddi destek, listelenen siteler için komite tarafından tahsis edilebilir.Hỗ trợ tài chính từ Quỹ Di sản Thế giới được phân bổ bởi Ủy ban đối với di sản bị đe dọa được liệt kê.
Eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur.子は徐武・女子一人(王濬の妻)。
Fakat Resulullah: 'Biz miras bırakmayız.だが朕の代に至って いまだ一度も誼みを通じようという使者がない。
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.1925年からは、親から受け継いだ法的権利のあるもの以外姓を名乗ることはできない。
Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı.しかしまた兄に叛き、敗れて捕らえられ、杖罰を受けて許された。
Çin, Afganistan'ın Budist mirasını sistematik olarak yok etmesini kınamıştır.中国政府は、アフガニスタンの仏教遺跡が組織的に壊されたことについて非難していた。
Ulusal miras listesinde de yer almaktadır.州遺産リストにも記載されている。
Miras Döngüsü bugüne kadar 25 milyondan fazla satmıştır.現在までの売り上げは2500万枚を超えている。
Ayrıca, bu Dünya Mirası alanı, Slovenya'da listelenen ilk kültürel dünya mirası oldu.また、この世界遺産は、スロベニアの世界遺産としては初の文化遺産登録となった。
Batı Roma İmparatorluğu'nun en görünür mirası ise Roma Katolik Kilisesidir.西ローマ帝国の最も重要な遺産は、カトリック教会である。
Hepsinin gözü de adamın mirasındadır.洋のすべて(文字通りの意味)を見てしまった人物でもある。
Nehir kıyısındaki ahşap depo yapıları UNESCO Dünya Miras Listesi için önerilmiştir.河岸の木製倉庫の建築はユネスコの世界遺産にすることを提案されている。
Dünya Mirası.世界遺産。
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.無形文化遺産保護条約は2003年にユネスコで採択され2006年に発効した。
Denarius'un tükenmeyen mirası İngiliz penny'si için "d" kısaltması olarak 1971'e kadar kullanıldı.また、1971年までイギリスのペニーの略記として "d" が使われていたのもデナリウスに由来する。
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.17年後、3兄弟は遺産を分割した。
Bu servet Doçe iken ölünce kardeşi Francesco'ya miras kaldı.同母兄フランチェスコの死にともなって公位を継承した。
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.モンティチェロは、世界遺産に選定されたアメリカ合衆国で唯一の私人の住居である。
1944) Babası 1935'te öldüğü zaman yüklüce bir miras eline geçti.1953年に父親が死亡し、その莫大な財産を相続した。
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.そんな彼の親戚連中は財産を我がものにするため、彼に取り入ろうと躍起になっていた。
Kostanay'da birçok tarihî ve kültürel mirasa sahip olan maddeler bulunmaktadır.コスタナイには多くの歴史的文化遺産がある。
Merkez, "İngiltere Ulusal Miras Listesi"'nde II. derece olarak listelenen bir bina olarak kaydedilmektedir.イングランドにおける国民遺産リスト(英語版)においてグレードII*の指定建造物となっている。
1986 yılında UNESCO, St Kilda'yı İskoçya'daki ilk Dünya Mirası olarak ilan etmiştir. ^1986年、セント・キルダはスコットランドで初めて、地上における自然の地形から、ユネスコ世界遺産に登録された。
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.家政婦の矢代には頭が上がらない。
Sirius Black'in ölümüyle burası Harry'e miras kalmıştır.ブラック家の遺産 シリウスの死後、彼の遺言により相続した。
Müze, Avrupa Endüstriyel Mirası Rotası üzerinde bir dayanak noktasıdır.ヨーロッパ産業遺産の道のアンカーポイントである。
Dante'ye babasından miras kalan bir kılıçtır.リベリオン ダンテが父親より受け継いだ剣。
Bir mirasa konunca 1839'da emekliye ayrıldı.父は1839年に事業から引退した。
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.生命の樹の実を食べると、神に等しき永遠の命を得るとされる。
2013 yılında Türk kahvesi kültürü ve geleneği, UNESCO'nun Somut olmayan kültürel miras listesinde yerini aldı.トルココーヒーの文化と伝統はユネスコの無形文化遺産に登録された。
Bu anlamıyla Faşizm füturizmin mirasçısıdır.そのため遺産相続順位の筆頭となっている。
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.遺産は彼の父親からではなく、妻であるまゆみ本人からのものだった。
Bunun üzerine Muhammed, onu evlat edindiğini ve artık kendisine mirasçı olduğunu bildirdi.啓輔も同時期に悟郎から武司が自分の実の子供だということを知る。
Miras şirketinde geçerli mülkiyet elbirliği mülkiyetidir.子会社株式会社ラビズにて不動産事業を開始する。
Tiryns, 1999 yılında Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.ティリンスは1999年に世界遺産の1つに登録された。
Çalışmalarda miyopi göz kusurunun ebeveynlerden miras alındığı görülmüştür.アイドル活動について最近になって両親から認められた。
Miras konusunda yeni bir düzenleme getirdi.という趣旨の新レギュレーションを導入した。
2004 yılı Temmuz ayında 38. paralenin kuzeyinde ilk UNESCO Dünya Mirasları sitesi oldu..2008年 7月8日 - 第32回世界遺産委員会でアイスランド初の自然遺産として登録された。
Bunlar karada yaşayan atalarından miras kalmıştır.それがこの星の人々の祖先であるという。
Malakka 7 Temmuz 2008 tarihinde UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilmiştir.2008年7月7日以来、ユネスコ世界遺産に登録されている。
Çağdaş tek-eşliliğin ortaya çıkışı, miras sorunuyla ilgiliydi.トートーメーを継ぐことは財産の相続を意味した。
Galt mirasında Allan'a $750,000 değerinde olduğu tahmin edilen bir miktar arazi bıraktı.しかし叔母を亡くしたローランドソンは7000£もの金を相続することになった。
Kiliseler, 1978 yılında Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.1978年、世界遺産に登録された。
Mirasını torunu olan kıza bırakmıştır.千姫 家康の孫娘で秀頼の妻。
1980 yılında tapınaklar Dünya Mirasları listesine alındı.1980年、ジュガンティーヤ神殿は世界遺産に登録された。
Babasının ölümünden sonra miras olarak kalan çiftliği işletmek için okulu bıraktı.大学を中退して死んだ父のこの店を継いでいる。
Babasının Mel lakabını miras almıştır.伯父の遺産を相続する予定。
Ayrıca, Namibya'daki ilk Dünya Mirası Alanı'dır.アンゴラでは初の世界遺産である。
Mostar Köprüsü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Miras Listesi'ne eklenmiştir.スタリ・モストは再建された翌年に当たる2005年に「モスタル旧市街の古い橋の地区」の名で、ユネスコの世界遺産に登録された。
Ben tüm bunları ondan neredeyse patolojik bir şekilde miras aldım.デザインはほぼそのまま継承している。
Proje Tarih, Arkeoloji, Sanat ve Kültür Mirasını Koruma Vakfı (TASK) tarafından yürütülmektedir.文献史学、考古学、文化財保護行政などをフィールドとしている。
Ana ve babadan her biri için kanuni miras hakkının yarısıdır.我々はすべて、母親と父親からDNAの半分、半分を継承している。
Fakat Resulullah: 'Biz miras bırakmayız.公所為不合古,吾不行。
Çevre ve Kaynaklar Kurumu, çöküşü Malta'nın kültürel mirası için büyük bir kayıp olduğunu açıkladı.马耳他的环境和资源局表示这次坍塌是马耳他自然遗产的重大损失。
Müller eski kocasının mülklerinin mirasçısı ve aynı zamanda başarılı bir değirmen sahibiydi.穆勒不但是她前两任丈夫财产的女继承人,同时也是一名成功磨坊老板的女儿。
Ayrıca kendilerinden başka şehrin mirasçısı kalmamıştır.無雙城主獨孤一方的大哥。
Kasım 2006'da Bechdel, Amerikan Mirası Sözlüğünün Kullanım Paneli'nde katılımcı olarak davet edildi.2006年11月,贝克德尔受邀参加美國傳統英語字典的使用小组。

İlgili Sayfalar