Ana içeriğe geç
Sözlük

miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom servetini miras olarak aldı.Tom inherited his wealth.
Tom mirasının üçte birini Mary'ye önerdi.Tom offered Mary a third of his inheritance.
Tom'a yüklü miktarda para miras kaldı.Tom inherited a considerable amount of money.
Dinlemezsen seni mirastan yoksun ederim!If you don't listen, I'm disinheriting you!
Tom mirasçı bırakmadan öldü.Tom died without heirs.
Tom bir mirasçısı olmadan öldü.Tom died without an heir.
Bu mirasımız.This is our legacy.
Tom tüm mirasını boşa harcadı.Tom squandered his entire inheritance.
Fadıl anne ve babasından miras aldı.Fadil came into an inheritance from his parents.
Biz doğduğumuzda hepimiz miras piyangosu kazanacak kadar şanslı değiliz.Not all of us were fortunate enough to win the inheritance lottery when we were born.
Mirasım hakkında endişe duyuyorum.I am concerned about my legacy.
Politik bir kariyeri çok isteyemezsin! Baban seni mirastan yoksun bırakacak.You can't aspire to a political career! Your father will disinherit you.
Sami, mirasını Leyla ile paylaşmak istemedi.Sami didn't want to share his inheritance with Layla.
O, oğluna bir miras bıraktı.He bequeathed his son a fortune.
Tom amcasının mülkünü miras aldı.Tom inherited his uncle's property.
Tom büyük bir servet miras aldı.Tom inherited a large fortune.
Sami her şeyi miras almak istedi.Sami wanted to inherit everything.
Konfederasyon bayrağı güneyin mirasının bir simgesi.The confederate flag is a symbol of southern heritage.
Tom büyük bir servetin mirasçısı.Tom is the heir to a large fortune.
Will, Will vasiyetinde mirasını Will'e bırakacak mı?Will, will Will will Will Will’s will?
Babasından çok para miras kalmıştı.He inherited much of his father's money.
Sadece Brunei ve Doğu Timor, Dünya Mirası alanlarına sahip değildir.Only Brunei and East Timor lack World Heritage Sites.
Middlesbrough sağlıklı bir müzikal mirasa da sahiptir.Middlesbrough also has a healthy musical heritage.
Eski Mısır kültürü ve anıtları, dünya üzerinde kalıcı bir miras bıraktı.The culture and monuments of ancient Egypt have left a lasting legacy on the world.
Abetz, Franco-Alman ilişkilerini güçlendirmek için bir miras geliştirdi.Abetz cultivated a legacy of strengthening Franco-German relations.
Yine de mirasının daha dayanıklı olduğu ispatlanmıştır.Nevertheless, his legacy proved more enduring.
Şirketin eski üyeleri Mitsubishi markasını ve mirasını paylaşmaya devam etmektedirler.The former constituents of the company continue to share the Mitsubishi brand and trademark.
Eyaletin eski başkentidir ve sömürge mirasının çoğunu korumaktadır.It is the former capital of the state and preserves much of its colonial heritage.
Le Morne Brabant Dağı, 2003 yılında Dünya Mirası listesine aday olarak gösterildi.Le Morne Brabant Mountain was submitted to the candidate list of the World Heritage sites in 2003.
Onun kültürel mirasına ilgisizlik, bir suçtur.Indifference to his cultural heritage is a crime.
Babasından kalan konakta, babasından kalan mirasla geçinerek yaşar.It is among the features inherited from his father.
Günümüzde, bu miras hem bir varlık hem de bir sorumluluktur.Today, this heritage is both an asset and a liability.
Dünya Mirası Alanı beş misyonerlik siti, tarihi bir çiftlik ve ilgili sitlerden oluşmaktadır.The World Heritage site consists of five mission sites, a historic ranch, and related properties.
1931 yılında Pulitzer'in mirasçıları gazetenin satışı için mahkemeye başvurdu.In 1931, Pulitzer's heirs went to court to sell the World.
Resmi olarak, Ukrayna'da yedi Dünya Mirası Alanı vardır.Officially, there are seven World Heritage Sites in Ukraine.
Danimarka kültürü zengin bir entelektüel ve sanatsal mirasa sahiptir.The culture of Denmark has a rich intellectual and artistic heritage.
Vajravarahi'ye, Varahi'nin sert karakteri ve gazabı miras kalmıştır.Vajravarahi inherits the fierce character and wrath of Varahi.
1988'de Dünya Mirası alanı, Nanda Devi Ulusal Parkı (Hindistan) olarak listelenmişti.In 1988 the site was inscribed as Nanda Devi National Park (India).
Zenginliği arttıkça Moore mirası hakkında endişelenmeye başladı.As his wealth grew, Moore began to worry about his legacy.
Vadide yedi dünya Mirası alanı vardır.There are seven World Heritage Sites within the valley.
Lucy'nin Mirası: İnsanın Kökenini Arayış.Lucy's Legacy: The Quest for Human Origins.
Listelenen alanlar, bazı koşullar altında Dünya Miras Fonu'ndan para alabilmektedir.Under certain conditions, listed sites can obtain funds from the World Heritage Fund.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.Angela's father died in 1903 and her stepmother died in 1907, leaving a small inheritance.
Kasım 2006'da Bechdel, Amerikan Mirası Sözlüğünün Kullanım Paneli'nde katılımcı olarak davet edildi.In November 2006, Bechdel was invited to sit on the Usage Panel of the American Heritage Dictionary.
Burgundy'lerin mirası ile Habsburg Hanedanı Avrupa'da üstünlük doğurmaya başlamıştı.With the inheritance of Burgundy, the House of Habsburg began to rise to predominance in Europe.
Londra'nın en gözde turistik mekanlarından biridir ve bir Dünya Mirası alanıdır. ^It is one of London's top tourist attractions and is a World Heritage Site.
15 Temmuz 2016'da, Zuojiang Huashan Kaya Sanatı Kültür Manzarası, Dünya Mirası olarak ilan edildi.On July 15, 2016, Zuojiang Huashan Rock Art Cultural Landscape were listed as World Heritage Site.
"Talavera - Melekler Şehri'nden Meksika'nın dünyevi mirası"."Talavera – Mexico's earthly legacy from the City Of Angels".
Marie'ye büyük serveti, ailesinin bu tarafından miras kaldı.It was from this side of her family that Marie inherited her great fortune.
Mısır kısmen Batı Asya'da iken Mısır'daki Dünya Mirası alanları Afrika altında listelenmiştir.While Egypt is partially in Western Asia, its World Heritage Sites are listed under Africa instead.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.He and his brothers make their way towards the source - a cottage owned by a kindly old woman.
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.These ruins are the country's first World Heritage site.
Les XX bazı yönleriyle L'Essor grubunun da mirasçısıydı.Les XX was in some ways a successor to the group L'Essor.
Rus İmparatorluğu çöktüğünde, ADR Rus Hazar filosunun tamamını miras aldı.When the Russian Empire collapsed, ADR inherited the entire Russian Caspian flotilla.
Sri Lanka'nın Orta Yaylaları, Sri Lanka'da yer alan bir Dünya Mirası sitesidir.Central Highlands of Sri Lanka is a recognised world Heritage Site in Sri Lanka.
Darién Milli Parkı (İspanyolca: Parque Nacional Darién) Panama'da bulunan bir Dünya Mirası alanıdır.Darién National Park (Spanish: Parque Nacional Darién) is a world heritage site in Panama.
Güney Amerika'nın en büyük orman rezervidir ve bir Dünya Mirası alanıdır.It is one of the largest forest reserve in South America, and part of a World Heritage Site.
İki ülke yakın tarihi ve kültürel mirası paylaşıyor.The two countries share a close historical and cultural heritage.
UNESCO, Mompox'un tarihi merkezini 1995 yılında Dünya Mirası olarak ilan etmiştir.UNESCO named the historic center of Mompox as a World Heritage Site in 1995.
Jeju Volkanik Adası ve Lav Tüpleri, Güney Kore'de yer alan bir Dünya Mirası Alanıdır.The Jeju Volcanic Island and Lava Tubes is a World Heritage Site in South Korea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod