Ana içeriğe geç
Sözlük

miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.The rich merchant adopted the boy and made him his heir.
Hepimiz ulusal mirasımızı korumak için özen göstermeliyiz.We must all take care to preserve our national heritage.
Zengin bir tarihsel mirasımız var.We have a rich historical heritage.
Hikaye babadan oğula miras kaldı.The story was handed down from father to son.
John büyük bir serveti miras olarak aldı.John inherited a large fortune.
Bu saat bana dedem tarafından miras bırakıldı.This watch was handed down to me by my grandfather.
Bu bina ulusal miras olarak tutulmalıdır.This building should be kept as a national heritage.
Servet mirasçılar arasında eşit olarak bölündü.The property was divided equally among the heirs.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Teyzem büyük bir emlakı miras olarak aldı.My aunt inherited the huge estate.
Büyük bir mirasa kondum.I came into a huge fortune.
Mirası öldüğünde kızına kaldı.The estate went to his daughter when he died.
Babası öldüğünde bir mirasa kondu.He came into a fortune when his father died.
O, tek çocuk olduğu için, tek mirasçıydı.Being an only child, he was the sole inheritor.
Kültürel miras gelecek nesillere aktarılır.A cultural heritage is handed down to posterity.
O, annesinin mavi gözlerini miras olarak aldı.She inherited her mother's blue eyes.
Babasından işi miras aldı.He inherited the business from his father.
O eski bir ahşap sandığı miras olarak aldı.He inherited an old wooden chest.
Ana babasından miras kalan bir apartmana henüz taşındı.He just moved into an apartment he inherited from his parents.
Babam bana büyük bir miras bıraktı.My father left me a large inheritance.
O, evi miras aldı.He inherited the house.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect to inherit the house from his uncle.
Tom büyükbabasından miras kalan parayla Mary için bir nişan yüzüğü aldı.Tom bought an engagement ring for Mary with money he inherited from his grandfather.
Tom oğlunun onun gayrimenkulunu miras olarak almasını diliyor.Tom wishes for his son to inherit his estate.
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.Tom inherited all of his father's property.
Tom bir sürü parayı miras aldı.Tom inherited a lot of money.
Türkiye, Osmanlı Devleti'nin mirasçısıdır.Turkey is the heir of Ottoman Empire.
Tüm koloni mutant DNA'yı miras alacak.The entire colony will inherit the mutant DNA.
Edward amcasının servetini miras olarak aldı.Edward inherited his uncle's property.
Edward amcasının menkulünü miras olarak aldı.Edward inherited his uncle's estate.
Büyük oğlu mirasını ikiye katlamayı başardıThe oldest son succeeded in doubling his inheritance.
Büyük oğul mirası iki katına çıkarmayı başardı.The older son succeeded in doubling his inheritance.
Ronnie'nin müzik ve mirası hepimizin içinde yaşıyor!Ronnie's music and legacy live in all of us!
Tom senin mirascın.Tom is your heir.
O büyük bir servetin (kadın) mirasçısıdır.She's the heiress to a great fortune.
Tom, miras iddiasında bulundu.Tom claimed the inheritance.
Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.He inherited some hectares of land from his grandfather.
Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?Teacher, what shall I do to inherit eternal life?
Tom aile şirketini miras olarak aldı.Tom inherited the family business.
Tom çiftliğini babasından miras aldı.Tom inherited his farm from his father.
Mirasım ne olacak?What will be my legacy?
Bana her zaman mirasımla gurur duymam gerektiğini söylüyorsun.You always tell me I should be proud of my heritage.
O, kaleyi miras olarak aldı.He inherited the castle.
Para halamdan bir mirastır.The money is a legacy from my aunt.
Tom annesi öldüğünde bir sürü parayı miras olarak almayı umuyor.Tom hopes to inherit a lot of money when his mother dies.
Bu, bağımsızlığın kültürel mirasıdır.This is the cultural inheritance of independence.
Tom'un son arzusu oğlunun her şeyi miras olarak almasıydı.Tom's dying wish was that his son should inherit everything.
Tom bütün mirasını size bıraktı.Tom left his entire estate to you.
Annesi öldüğü zaman Tom, bir sürü para miras almayı umuyor.Tom hopes to inherit a lot of money when his mother passes away.
Mirasımı çoktan harcadım.I've already spent my inheritance.
Onu anne ve babamdan miras aldım.I inherited it from my parents.
Tom'un hiç bir mirası yok.Tom has no inheritance.
Tom işletmeyi babasından miras aldı.Tom inherited the business from his father.
Hayatının sonlarına yakın, mirasının ne olacağı hakkında çok endişelenmeye başladı.Near the end of his life, he started to worry a lot about what his legacy would be.
Amcandan ne kadar miras aldın?How much did you inherit from your uncle?
Bu, para ya da güç hakkında değil. Bu mirasım hakkında.This isn't about money or power. This is about my legacy.
Dan annesinden miras kalan arazi üzerinde vergilendirilmek istemiyordu.Dan didn't want to be taxed on the land he inherited from his mother.
Tom amcasının arazisini miras olarak aldı.Tom inherited his uncle's estate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod