Oyun bir paşanın mirasının, mirasçıları arasında paylaşılmasını konu etmektedir.ميراث) — право наследника на получение доли в наследстве.
Köprü, 2018'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi.Монастырь в 2018 году был внесён ЮНЕСКО в список Всемирного наследия.
Babasının ölümünden sonra, Herbert kale Château-Thierry miras aldı.После смерти отца Готфрид унаследовал графство Верден.
Ermeni Edebiyatının Mirası .الإندونيسية Heritage-Architecture.
Bu maskeler onlar için ulusal bir mirastır.Шаровары являются частью национальной одежды некоторых народов.
Miras şirketinde geçerli mülkiyet elbirliği mülkiyetidir.Одной из сфер деятельности компании являются фонды жилой недвижимости.
Yine de mirasının daha dayanıklı olduğu ispatlanmıştır.ومع ذلك، أثبت إرثه أنه أكثر استدامة.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.توفي والد أنجيلا في عام 1903 أما زوجة والده فقد توفيت في عام 1907 وتركت لها إرثا صغيرا.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.في وقت لاحق ، انفصل الإخوة الثلاثة.
Günümüzde, bu miras hem bir varlık hem de bir sorumluluktur.اليوم، وهذا التراث هو في نفس الوقت الأصل والمسؤولية.
Ancak, Swazi geleneklerine belli ölçüde bağlıdır ve mirasçısı seçme yetkisine sahip değildir.ومع ذلك فهو ملزم بدرجة معينة من تقاليد إي سواتيني ولا يملك سلطة اختيار خليفته.
Böyle bir kişi, çocuğu olmayan kız kardeşi öldüğünde, onun terekesinin tamamına mirasçı olur.فلو مات شخص وله أبناء وبنات، ثم مات أحدهم قبل القسمة، وليس له وارث سواهم، فالقسمة بين الباقين على صفة واحدة.
2004'ün sonuna kadar kültürel miraslar için altı ölçüt ve doğal miraslar için dört ölçüt bulunmaktaydı.إلى نهاية سنة 2004، كان هناك ستة معايير معمول بها للتراث الثقافي وأربعة معايير للتراث الطبيعي.
Fakat Resulullah: 'Biz miras bırakmayız.أرسلت زوجات النبي: «أنَّا لا نَسْتَطِيعُ أَنْ نَخْرُجَ إليه نصلي عليه.»
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.درس على أبيه وعلى أخويه صاحب المدارك (أخوه لأبيه) وصاحب المعالم (أخوه لأمه).
1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilen edilmiş ve İtalya'nın ilk Dünya Miras Alanı olmuştur.تم جمع إعتراف بها من قِبل اليونسكو في عام 1979، وكانت أول موقع للتراث العالمي في إيطاليا.
Böylece Metastasio'ya 15.000 scudi miktarında bir miras kaldı.وورث ميتاستاسيو ثروة تقدر بـ 15,000 سكودا.
1982 yılından beri bir Dünya Mirası alanıdır. ^وأصبح الموقع منذ عام 1982 موقعاً للتراث العالمي.
UNESCO, 2001 yılında çevresinin önemi nedeniyle bölgeyi bir Dünya Mirası olarak belirledi.في عام 2001 قامت منظمة اليونسكو بتعيين الإقليم كموقع للتراث العالمي نظرا لأهميته البيئية.
Le Morne Brabant Dağı, 2003 yılında Dünya Mirası listesine aday olarak gösterildi.ترشحت شبه جزيرة لي مورني برابانت للدخول في مواقع التراث العالمى بأفريقيا في سنة 2003.
İçinde barındırdığı canlı çeşitliliği nedeniyle 1988 yılında Dünya Mirası listesine kabul edilmiştir.أدرجت على قائمة مواقع التراث العالمي في عام 1988 نتيجة لتنوع الحياة البرية فيها.
2018 yılında Dünya Mirası olarak listelenmiştir.تم أدراجها على لائحة التراث العالمي في عام 2018.
Ortadoğu Uygarlık Mirası-1.إذاعة الشرق الأوسط 1.
2004 yılında UNESCO, Deçan Manastırı'nı olağanüstü evrensel değeri nedeniyle Dünya Mirası olarak listeledi.عام 2004، اعترفت اليونسكو بدير ديتشاني لقيمته العالمية الاستثنائية.
Oldukça zengin kültürel bir mirasa sahiptirler.وبالتالي فهي تمتلك تراثاً ثقافياً غنياً.
2006 yılında İtalyan hükümeti Medici villarını Dünya Miras Listesi için UNESCO'ya teslim etti.في عام 2006، قدمت الحكومة الإيطالية فيلات ميديتشي لليونسكو ليتم ضمها كموقع للتراث العالمي.
El Tajín, kültürel önemi ve mimarisi nedeniyle 1992'de bir Dünya Mirası alanı olarak ilan edildi.صنفت مدينة إل تاخين كأحد مواقع للتراث العالمي في عام 1992، نظرا لأهميتها الثقافية وهندستها المعمارية.
Fakat halk ibadetlerini ve kendilerini Yahudiliğin bir mirası olduğunu kabul eder.وبتألف قلوب الناس لطاعتهم ، والصلاة خلفهم ، والجهاد معهم ، وأداء الصدقات لهم.
Mirasçılar üç ay içerisinde mirası reddedebilir.قد حفظ القرآن الكريم في ثلاث أشهُر .
Kale 21 Haziran 2014 yılında Dünya Mirası Listesi'ne girmiştir.وأدرجت على قائمة التراث العالمي في 22 يونيو 2014.
Miras Vakfı (ing.الميراث (Inheritance).
Dünyadaki en eski oyunlardan biridir ve mirası pek çok millet tarafından sahiplenilir.هو من أشهر متاحف المجوهرات في العالم يحتوي على أكبر مجموعة من المجوهرات المعروضة المملوكة للدولة في العالم.
Mısır kısmen Batı Asya'da iken Mısır'daki Dünya Mirası alanları Afrika altında listelenmiştir.في حين أن لمصر امتداد آسيوي، إلا أن مواقعها التراثية تصنّف ضمن قارة أفريقيا.
Yunanistan'ın sahip olduğu on sekiz UNESCO Dünya Mirası, ülkenin zengin tarihsel geçmişini yansıtmaktadır.وينعكس الإرث التاريخي الغني لليونان بانتساب 18 موقعا لقائمة اليونسكو للتراث العالمي.
Kadınların mirastan pay alma hakkı yoktur.ولا تملك المرأة حق الاعتراض.
"Tunus medinası" UNESCO tarafından "Dünya Mirası" olarak kabul edilmiştir.ومن المسلم به هذا النوع من الفن من قبل منظمة اليونسكو بأنها "التراث غير المادي للبشرية".
Miras olaylarında hizmetçisi kargaşa çıkardı.رازقيه ( خادمة العائلة ) أصيبت في المجزرة.
Eski Mısır kültürü ve anıtları, dünya üzerinde kalıcı bir miras bıraktı.يعتقد المصريون القدماء أن هذا الجبل أدى إلى آمنتي والآخرة.
Babasından çok para miras kalmıştı.وكان قد ورث من أبيه أموالا كثيرة.
Les XX bazı yönleriyle L'Essor grubunun da mirasçısıydı.Les XX foi em certos aspectos sucessor do grupo L'Essor.
Yine de mirasının daha dayanıklı olduğu ispatlanmıştır.No entanto, seu legado foi mais duradouro.
Birçok kontluğun adı eyaletin Kızılderili mirasına hürmet eder.Os nomes de vários condados são tributos à herança indígena do estado.
Britanya kraliyet ailesine büyük miktarda miras kalmadı.A família real britânica não recebeu grandes heranças.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Sendo assim, com certeza, habitareis na terra que concedi a vós e a vossos pais.
Son kitap Miras'tır.Seu último livro é O legado de Capitu.
2004 yılında UNESCO, Deçan Manastırı'nı olağanüstü evrensel değeri nedeniyle Dünya Mirası olarak listeledi.Em 2004, a UNESCO reconheceu o Mosteiro Decani por seu valor universal excepcional.
Zenginliği arttıkça Moore mirası hakkında endişelenmeye başladı.Como sua riqueza pessoal cresceu dramaticamente, Moore começou a se preocupar com o seu legado.
2015 yılında, bölge, nehrin batı tarafı hariç UNESCO tarafından Dünya Mirası alanı olarak ilan edildi.Em 2015, o local foi designado Património da Humanidade pela UNESCO, excluindo o lado oeste do rio.
Norveç'in tek tarihöncesi Dünya Mirası Alanıdır.É o único sítio pré-histórico da Noruega que é Patrimônio Mundial.
Kendisine kalan miras sonucu, İtalya Yunanistan ve Mısır'da mülk sahibi oldu.Devido a sua herança, ela possuía propriedades na Itália, Grécia e Egito.
Her durumda, Postumus'un cezalandırılması Tiberius'un Augustus'un mirasçısı olarak önceliğini güçlendirdi.Em todo caso, o desterro de Póstumo assegurou a prioridade a Tibério como herdeiro de Augusto.
Batı Roma İmparatorluğu'nun en görünür mirası ise Roma Katolik Kilisesidir.Um visível legado do Império Romano do Ocidente é a Igreja Católica Romana.
Müller eski kocasının mülklerinin mirasçısı ve aynı zamanda başarılı bir değirmen sahibiydi.Müller, herdeira dos bens de seus maridos falecidos, também era a filha de um bem-sucedido dono de um moinho.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Originalmente, os irmãos não foram criados por seu pai, mas sim pelos seus tios.
Fakat Resulullah: 'Biz miras bırakmayız.Adoramos tê-lo no time."
1997'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı olarak listelenmiş ve 2001'de genişletilmiştir.Foram nomeados Património Mundial da UNESCO em 1997 e expandido em 2001.
Resif geniş canlı çeşitliğine ev sahipliği yapmaktadır ve 1981 yılında Dünya Mirasları arasına alınmıştır.Ela suporta uma grande biodiversidade e foi eleita um dos patrimônios mundiais da Humanidade em 1981.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Além dele, são entrevistados os outros três irmãos, antes não mencionados.
Quebrada de Humahuaca, 2 Temmuz 2003 tarihinde UNESCO Tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.A Quebrada de Humahuaca foi declarada Património Mundial da UNESCO em 2 de Julho de 2003.
Beatrix on yaşındayken Hollanda tahtının varsayımsal mirasçı oldu.Assim, Beatriz tornou-se herdeira presuntiva da coroa real neerlandesa aos dez anos de idade.