mirasçı ile cümle

mirasçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Cái chết là con trai trong luật pháp của tôi, cái chết là người thừa kế của tôi;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;De dood is mijn zoon-in-law, de dood is mijn erfgenaam;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Der Tod ist mein Sohn-in-law, ist der Tod mein Erbe;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Döden är min son-in-law, är döden min arvtagare;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Døden er min søn-in-law, er døden min arving;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Kematian anak-dalam-hukum-Ku, kematian adalah pewaris saya;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Kuolema on minun vävy, kuolema on minun perillinen;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;La morte è mio figlio-in-law, la morte è il mio erede;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;La mort est mon fils-frère, la mort est mon héritier;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;La muerte es mi hijo-en-ley, la muerte es mi heredero;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Moartea este fiul-in-law mea, moartea este mostenitorul meu;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Śmierć to mój zięć, śmierć jest moim spadkobiercą;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Smrt je moj sin-v-zakon, smrt je moj dedič;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Smrť je môj syn-in-law, smrť je môj dedič;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Smrt je můj syn-in-law, smrt je můj dědic;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Ο θάνατος είναι ο γιος-το-δίκαιο μου, ο θάνατος είναι κληρονόμος μου?
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Смерть моего сына-в-законе, смерть моего наследника;
Ölüm oğlum-in-law, ölüm benim mirasçısı;Смъртта е моят син-в-закон, смъртта е моят наследник;
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.Abychom, ospravedlněni jsouce milostí jeho, byli dědicové v naději života věčného.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.aby sme súc ospravedlnení jeho milosťou boli dedičmi podľa nádeje večného života.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.Abyśmy usprawiedliwieni będąc łaską jego, stali się dziedzicami według nadziei żywota wiecznego.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.afin que, justifiés par sa grâce, nous devenions, en espérance, héritiers de la vie éternelle.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.auf daß wir durch desselben Gnade gerecht und Erben seien des ewigen Lebens nach der Hoffnung.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.da bi, opravičeni po milosti njegovi, postali dediči po upanju večnega življenja.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.että me vanhurskautettuina hänen armonsa kautta tulisimme iankaikkisen elämän perillisiksi toivon mukaan.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.för att vi, rättfärdiggjorda genom hans nåd, skulle, såsom vårt hopp är, få evigt liv till arvedel.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.for at vi, retfærdiggjorte ved hans Nåde, skulde i Håb vorde Arvinger til evigt Liv.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.forat vi, rettferdiggjort ved hans nåde, efter håpet skulde bli arvinger til det evige liv.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.Hogy az õ kegyelmébõl megigazulván, örökösök legyünk az örök élet reménysége szerint.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.우리로 저의 은혜를 힘입어 의롭다 하심을 얻어 영생의 소망을 따라 후사가 되게 하려 하심이라
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.para que, sendo justificados pela sua graça, fôssemos feitos herdeiros segundo a esperança da vida eterna.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.pentruca, odată socotiţi neprihăniţi prin harul Lui, să ne facem, în nădejde, moştenitori ai vieţii vecinice.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.perché giustificati dalla sua grazia diventassimo eredi, secondo la speranza, della vita eterna
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.ινα δικαιωθεντες δια της χαριτος εκεινου, γεινωμεν κληρονομοι κατα την ελπιδα της αιωνιου ζωης.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.Павел, затворик за Христа Исуса и брат Тимотей, до нашия любезен съработник Филимон
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.чтобы, оправдавшись Его благодатью, мы по упованию соделались наследниками вечной жизни.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.щоб оправдавшись благодаттю Його, зробились ми наслїдниками по надії життя вічнього.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.למען נצדק בחסדו ונירש לפי התקוה את חיי העולמים׃
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.حتى اذا تبررنا بنعمته نصير ورثة حسب رجاء الحياة الابدية.
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.好 叫 我 們 因 他 的 恩 得 稱 為 義 、 可 以 憑 著 永 生 的 盼 望 成 為 後 嗣 。 〔 或 作 可 以 憑 著 盼 望 承 受 永 生
Öyle ki, Onun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.好 叫我 們 因 他 的 恩得稱為義 、 可以 憑 著 永生 的 盼望 成為 後嗣 。 〔 或 作 可以 憑 著 盼望 承受 永生
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››여호와의 말씀이 그에게 임하여 가라사대 그 사람은 너의 후사가아니라 네 몸에서 날 자가 네 후사가 되리라 하시고
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››Maar de HERE nam weer het woord: "Niemand anders dan uw eigen zoon zal uw erfgenaam zijn."
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››והנה דבר יהוה אליו לאמר לא יירשך זה כי אם אשר יצא ממעיך הוא יירשך׃
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››فاذا كلام الرب اليه قائلا. لا يرثك هذا. بل الذي يخرج من احشائك هو يرثك.
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››耶 和 華 又 有 話 對 他 說 、 這 人 必 不 成 為 你 的 後 嗣 、 你 本 身 所 生 的 、 纔 成 為 你 的 後 嗣
RAB yine seslendi: ‹‹O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.››耶和華 又 有 話對 他 說 、 這人 必 不 成為 你 的 後嗣 、 你 本身 所 生 的 、 纔成為 你 的 後嗣
Şimdi gözler, ikinci mirasçı... ...Park Hae Young'dan gelecek haberlere çevrildi.Ami a második számú örököst illeti, Park Hae Young került a középpontba.
Şimdi gözler, ikinci mirasçı... ...Park Hae Young'dan gelecek haberlere çevrildi.En ce qui concerne le second héritier, Park Hae Young, toute l'attention est focalisée sur lui.
Şimdi gözler, ikinci mirasçı... ...Park Hae Young'dan gelecek haberlere çevrildi.Ο επόμενος κληρονόμος είναι τελικά ο Παρκ ΧεΓιουνγκ. Αυτό έχει δημιουργήσει πολύ ενδιαφέρον.
Şimdi gözler, ikinci mirasçı... ...Park Hae Young'dan gelecek haberlere çevrildi.والوريث الحالي هو بارك هاي يونغ وقد خلف الامر اهتماما كبيرا
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.A Abrahám povedal Bohu: Ó, keby len Izmael žil pred tebou!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Abraham sagde derfor til Gud: "Måtte dog Ismael leve for dit Åsyn!"
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Abramo disse a Dio: «Se almeno Ismaele potesse vivere davanti a te!»
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Áp - ra-ham thưa cùng Ðức_Chúa_Tr » »  i rằng : Chớ_chi Ích - ma-ên vẫn được sống trước mặt Ngài !
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Áp-ra-ham thưa cùng Ðức Chúa Tr»»i rằng: Chớ chi Ích-ma-ên vẫn được sống trước mặt Ngài!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Depois disse Abraão a Deus: Oxalá que viva Ismael diante de ti!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.En hij zei tegen de HERE: "Och HERE, wat zou het mooi zijn als Ismaël U eerde en U hem zou zegenen."
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.És monda Ábrahám az Istennek: Vajha Ismáel élne te elõtted.
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Et Abraham dit à Dieu: Oh! qu`Ismaël vive devant ta face!

İlgili Sayfalar