mirasçı ile cümle
mirasçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.In reče Abraham Bogu: O da bi le Izmael živel pred teboj!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.I řekl Abraham Bohu: Ó byť jen Izmael živ byl před tebou!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.I rzekł Abraham do Boga: O by tylko Ismael żył przed obliczem twojem!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Ja Aabraham sanoi Jumalalle: "Kunpa edes Ismael saisi elää sinun edessäsi!"
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.아브라함이 이에 하나님께 고하되 이스마엘이나 하나님 앞에 살기를 원하나이다
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Lalu berkatalah ia kepada Allah, "Sebaiknya Ismael saja yang menjadi ahli waris saya.
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Luego Abraham dijo a Dios: --¡Ojalá Ismael viva delante de ti
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Och Abraham sade till Gud: »Måtte allenast Ismael få leva inför dig!»
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Og Abraham sa til Gud: Måtte bare Ismael få leve for ditt åsyn!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Şi Avraam a zis lui Dumnezeu: ,,Să trăiască Ismael înaintea Ta!``
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Und Abraham sprach zu Gott: Ach, daß Ismael leben sollte vor dir!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Και ειπεν ο Αβρααμ προς τον Θεον, Ειθε ο Ισμαηλ να ζηση ενωπιον σου
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.И рече Авраам на Бога; Исмаил да е жив пред Тебе.
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.И сказал Авраам Богу: о, хотя бы Измаил был жив пред лицем Твоим!
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.ויאמר אברהם אל האלהים לו ישמעאל יחיה לפניך׃
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.وقال ابراهيم لله ليت اسماعيل يعيش امامك.
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.亞 伯 拉 罕 對 神 說 、 但 願 以 實 瑪 利 活 在 你 面 前
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.亞伯拉罕 對神說 、 但願 以 實瑪 利 活在 你 面前
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Digo, además, que entre tanto que el heredero es niño, en nada difiere del esclavo, aunque es señor de todo
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.내가 또 말하노니 유업을 이을 자가 모든 것의 주인이나 어렸을 동안에는 종과 다름이 없어서
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Mondom pedig, hogy a meddig az örökös kiskorú, semmiben sem különbözik a szolgától, jóllehet ura mindennek;
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Mówię tedy: (bracia!) Pokąd dziedzic jest dziecięciem, nic nie jest różny od sługi, panem będąc wszystkiego;
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Pravim pa, dokler je dedič nedoleten, se nič ne razločuje od sužnja, čeprav je vsega gospodar;
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Pravímť pak, že pokudž dědic maličký jest, nic není rozdílný od služebníka, jsa pánem všeho,
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Vả , tôi nói rằng người kế_tự dầu là chủ của mọi vật , mà đương còn thơ_ấu , thì chẳng khác chi kẻ tôi_mọi ;
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Vả, tôi nói rằng người kế tự dầu là chủ của mọi vật, mà đương còn thơ ấu, thì chẳng khác chi kẻ tôi mọi;
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Λεγω δε, εφ ' οσον χρονον ο κληρονομος ειναι νηπιος, δεν διαφερει δουλου, αν και ηναι κυριος παντων,
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Глаголю ж: доки наслїдник малолїток, доти не відрізняеть ся від слуги, хоч він і пан усього,
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.Еще скажу: наследник, доколе в детстве, ничем не отличается от раба, хотя и господин всего:
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.ואני אמר היורש כל עת היותו קטן אין הבדל בינו ובין העבד אף אם הוא אדון הכל׃
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.وانما اقول ما دام الوارث قاصرا لا يفرق شيئا عن العبد مع كونه صاحب الجميع.
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.我 說 那 承 受 產 業 的 、 雖 然 是 全 業 的 主 人 、 但 為 孩 童 的 時 候 、 卻 與 奴 僕 毫 無 分 別
Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır.我 說 那 承受 產業 的 、 雖然 是 全業 的 主人 、 但 為 孩童 的 時候 、 卻與 奴僕 毫無 分別
Ve biz, yalnızca savaşı değil, barışı da kazanan kişilerin mirasçısıyız.하지만 우리 또한 전쟁뿐만이 아닌 다른 수단들로 이뤄낸 평화를 우리 선대로부터 물려받았습니다
Ve biz, yalnızca savaşı değil, barışı da kazanan kişilerin mirasçısıyız.Pero también somos herederos de los que ganaron la paz, y no sólo la guerra.
Ve biz, yalnızca savaşı değil, barışı da kazanan kişilerin mirasçısıyız.最大の敵を 最も信頼のおける友 に変えた者の後継者です