Af için gürültülü değil, ancak ve burada shipmates, gerçek ve sadık tevbe. ceza için minnettarız.И тук, моряци, е вярна и верен покаяние; не бъбрица за помилване, но благодарни за наказание.
Af için gürültülü değil, ancak ve burada shipmates, gerçek ve sadık tevbe. ceza için minnettarız.І от, товариші, є вірним і щирим покаянням, не галасливий про помилування, але вдячні за покарання.
Af için gürültülü değil, ancak ve burada shipmates, gerçek ve sadık tevbe. ceza için minnettarız.וכאן, המלחים, נכון ותשובה נאמן, לא רועש מכבודך, אבל אסירי תודה על העונש.
Af için gürültülü değil, ancak ve burada shipmates, gerçek ve sadık tevbe. ceza için minnettarız.وهنا ، زملاء الملاح ، صحيح والتوبة المؤمنين ، ليس الصاخب للحصول على عفو ، ولكن بالامتنان للعقاب.
Af için gürültülü değil, ancak ve burada shipmates, gerçek ve sadık tevbe. ceza için minnettarız.罰に感謝。 と神を喜ばせることは、ヨナのこの行為かということでした最終的な救出に示されています
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.T.D.: Ale może w duchu docenienia waszej dobroci mógłbym podzielić się z wami pewną historią na swój temat.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: A morda lahko v duhu hvaležnosti za vašo ljubeznivost, z vami delim zgodbico o sebi.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: Dar poate că in spiritul aprecierii amabilităţii voastre aş putea să vă împărtăşesc povestea mea.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.(TD): 하지만 여러분의 친절함에 대한 감사를 표현하고 싶은 마음으로 저에 관한 작은 이야기를
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.И, может быть, в духе уважения к вашей доброте, я расскажу вам немного о себе.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ט.ד.: אבל אולי ברוח ההערכה שלי לאדיבות שלכם, אוכל לשתף אתכם
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ت. د. : ولكن ربما في الروح من تقدير للطفكم جميعا، يمكنني مشاركتكم
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.感謝するという意味で 私に関する短い物語を お話しようかと思います
Ama şimdilik buna minnettarım.Aber bis dahin danke ich Ihnen.
Ama şimdilik buna minnettarım.Ale zatiaľ vám ďakujem.
Ama şimdilik buna minnettarım.Doufejme, že příjdu na něco o trochu více dramatického a romantického předtím, než zemřu.
Ama şimdilik buna minnettarım.하지만 당분간은 저는 이걸로 만족하게 생각하며
Ama şimdilik buna minnettarım.Maar tot het zover is, ben ik er dankbaar voor.
Ama şimdilik buna minnettarım.Mais en attendant, merci pour ça.
Ama şimdilik buna minnettarım.Ma per adesso sono grato di ciò che ho.
Ama şimdilik buna minnettarım.Mas, para já, estou grato por isto.
Ama şimdilik buna minnettarım.Na dzień dzisiejszy, jestem wdzięczny za to, co mam.
Ama şimdilik buna minnettarım.Nhưng đây là thời điểm để thực hiện, cảm ơn vì điều đó.
Ama şimdilik buna minnettarım.Pero por el momento, gracias por eso.
Ama şimdilik buna minnettarım.Sper să fac ceva mai spectaculos şi mai romantic înainte să mor.
Ama şimdilik buna minnettarım.Αλλά για την ώρα, είμαι ευγνώμων.
Ama şimdilik buna minnettarım.Дръжте под око акулите.
Ama şimdilik buna minnettarım.Но пока спасибо за это.
Ama şimdilik buna minnettarım.אבל בינתיים, תודה לכם על זה.
Ama şimdilik buna minnettarım.لكن في الوقت الحالي , اشكركم لكل ذلك
Ama şimdilik buna minnettarım.サメを見守っていてください
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Cieszy mnie też to, czego nauczył mnie mój mistrz.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Jag är glad för vad mästaren har lärt mig.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Jeg er glad for det, som mesteren har lært mig.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Olen iloinen mestarin opetuksista.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Sono anche felice per ciò che il Maestro mi ha insegnato.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Também estou feliz por aquilo que o Mestre me ensinou.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.También estoy contento por lo que me ha enseñado el maestro.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.Με χαροποιούν και αυτά που μου έμαθε ο δάσκαλος.
Ayrıca Ustamın bana öğrettikleri için de minnettarım.И я рад тому, чему меня научил Мастер.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Aku akan berterima kasih jika seseorang datang menolongku.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Ich wäre echt dankbar,wenn jemand kommen würde um mir zu helfen.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Ik zal dankbaar zijn als iemand me kwam helpen.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Jag vore tacksam om någon kunde hjälpa mig.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Je serais tellement reconnaissant si quelqu'un venait m'aider.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Mình sẽ rất biết ơn nếu có ai đó tới giúp mình.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.O sa fiu recunoscator daca cineva va veni sa ma salveze.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Sarei grato se qualcuno venisse ad aiutarmi.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Θα ήμουν ευγνώμων αν κάποιος ερχόταν να με βοηθήσει.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.Я буду так благодарен, если кто-нибудь придет, чтобы помочь мне.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım..سوف أشعر بالإمتنان إذا جاء أحد وساعدني
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.お!
Bana minnettarsın, değil mi? Evet, uzun süre kalacağım burada. Hayır, ben hallederim.Không biết cảm ơn hử?
Bana minnettarsın, değil mi?Hálás? Szeretlek.) (Szia!)
Bana minnettarsın, değil mi?Доволна сте, нали?
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.Aku bersyukur bahwa aku memiliki guru seperti Mau yang mengajariku cara menavigasi.
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.Estou grata pelo facto de ter tido um mentor como Mau que me ensinou a navegar.
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.Estoy muy agradecida por haber tenido un mentor como Mau que me enseñó a navegar.
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.Hálás vagyok azért, hogy olyan mentorom volt, mint Mau, aki megtanított navigálni.
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.Ich bin dankbar für die Tatsache, dass ich einen Mentor wie Mau hatte, der mir beibrachte, wie man navigiert.