Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Llévales nuestra gratitud y disculpas.
Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Naszą głęboką wdzięczność i przeprosiny.
Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Vår tacksamhet och ursäkt.
Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Vi er taknemmelige og undskylder.
Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Την ευγνωμοσύνη και τη συγγνώμη μας.
Minnettarlığımızı ve özürlerimizi.Нашу благодарность и наши извинения.
Minnettarlık ve umut içinde ya,samak. Bu çok muhte,sem bir ,sey.Se tuo toivoa ja on hieno asia.
Minnettarlık ve umut içinde ya,samak. Bu çok muhte,sem bir ,sey.Это так прекрасно.
Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.-och leva i tacksamhet och hopp...
Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.- og leve i taknemmelighed og håb.
Minnettâr olmak.Dankbarkeit.
Minnettâr olmak.Être reconnaissant.
Minnettâr olmak.Sã fii recunoscãtoare.
Minnettâr olmak.Wdzięczność.
"Minnettar olmak" yasak.Dankbarkeit ist mir gesetzlich verboten.
"Minnettar olmak" yasak. Kanunlar... ...teşekkür etmemi yasaklıyor.Sã nu fi recunoscãtoare. ... poruncile îmi interzic sã mã simt recunoscãtoare.
"Minnettar olmak" yasak. Kanunlar... ...teşekkür etmemi yasaklıyor.Żadnej wdzięczności, nie wolno mi... nie mogę byc wdzięczna.
"Minnettar olmak" yasak. Kanunlar... ...teşekkür etmemi yasaklıyor.Οχι ευγνωμοσύνη Μου απαγορεύεται... με νόμο να νιώθω ευγνωμοσύνη.
Minnettâr olmak.Η ευγνωμοσύνη.
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.Ha annyira hálás, mondhatta volna akkor, amikor magáért mentem.
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.Nếu muốn cảm ơn thì đáng lẽ ngay lúc tôi tìm thấy cô phải nói chứ.
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.Si vous m'étiez reconnaissante, vous auriez dû me le dire quand je suis arrivé.
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.Untuk mencariku. kalau kau berterimakasih harusnya kau lakukan saat aku menemukanmu
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.Visto che mi dovevi ringraziare, l'avresti dovuto fare subito.
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.أذا أنتي شاكره , يجب عليك بأن تشكريني عندما أتيت لأخذك
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.A fost fenomenal, şi ne-am simţit recunoscători că a avut încredere în noi atât de mult.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Bolo to fenomenálne a cítili sme sa vďační, že nám do takej miery dôverovala.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.C'était phénoménal, et nous étions reconnaissants qu'elle nous fasse confiance à ce point.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Điều này thật phi thường và chúng tôi đã cảm thấy rất biết ơn khi cô nàng đã tin tưởng chúng tôi đến như vậy.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Es war phänomenal und wie waren dankbar, dass sie uns in diesem Ausmaß vertraut.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Foi fenomenal, e sentimo-nos muito gratos porque ela confiou em nós a esse ponto.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Fue fenomenal, y nos sentimos agradecidos de que confiara en nosotros hasta ese punto.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Fu fenomenale, e le fummo davvero grati per essersi fidata di noi fino a quel punto.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Het was fenomenaal, en we waren er dankbaar voor dat ze ons zo zeer vertrouwde.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.놀라운 순간이었고 정말 기뻤답니다. 아이가 우릴 그정도로 믿어준거죠.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Rendkívüli volt, és hálásak voltunk, hogy ilyen mértékben megbízott bennünk.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.To było fantastyczne i czuliśmy się wdzięczni, że nam aż tak zaufała.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Ήταν εκπληκτικό, και αισθανθήκαμε ευγνώμονες που μας εμπιστευόταν σε τέτοιο βαθμό.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Беше феноменално и ние се чувствахме благодарни, че тя ни се доверяваше до такава степен.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Це було щось феноменальне, і ми були вдячні їй за таку довіру.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.Это было поразительно. И нам было приятно, что она доверяла нам до такой степени.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.זו הייתה תופעה של ממש, והיינו מלאי תודה שהיא בוטחת בנו כל כך.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.وكان امراً استثنائيا .. شعرنا بالامتنان انها تثق فينا كل هذا الحد
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.とても嬉しかったです でも これが癖になると
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Hvis du er taknemlig, burde du holde op med at stjæle.
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Jeśli jesteś mu wdzięczna, przestań kraść.
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Jos tosiaan olet hänelle kiitollinen, lopeta varastelu!
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Om du är tacksam borde du sluta stjäla.
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Se davvero gli sei grata, smettila di derubare la gente!
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Se lhe estás mesmo grata, pára de roubar!
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!¡Si de verdad le estás tan agradecida, deja de robar!
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Αν είσαι όντως ευγνώμων, σταμάτα να κλέβεις!
Ona gerçekten minnettarsan yankesiciliği bırak!Если ты настолько ему благодарна, перестань воровать!
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.Ich werde ihm immer dankbar sein. Dafür was er gemacht hat.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.Jestem mu za to dozgonnie wdzięczny. Za to, co zrobił.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.Jsem mu za to navěky vděčný.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.Του είμαι πάντα ευγνώμων για αυτό που έκανε.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.Я бесконечно благодарен ему. За то, что он сделал.
"Ona sahip olduğum için minnettarım.""Estoy muy agradecido de tenerlo".
"Ona sahip olduğum için minnettarım.""Sunt atât de recunoscător că îl am."