Böylesine minicik şeylerin kocaman bir karanlık getirmesi çok şaşırtıcı ve hayatlarımızı değiştirmesi.Vreemd hoe zulke kleine dingen zo'n immense schaduw en verandering in ons leven brengen.
Böylesine minicik şeylerin kocaman bir karanlık getirmesi çok şaşırtıcı ve hayatlarımızı değiştirmesi.Είναι παράξενο πως τόσο μικρά πράγματα μπορούν να φέρουν τόσο τεράστια σκοτεινιά και αλλαγή στις ζωές μας.
Böylesine minicik şeylerin kocaman bir karanlık getirmesi çok şaşırtıcı ve hayatlarımızı değiştirmesi.Странно, что такие маленькие вещи могут нести такую страшную тьму и перемены в нашу жизнь.
Böylesine minicik şeylerin kocaman bir karanlık getirmesi çok şaşırtıcı ve hayatlarımızı değiştirmesi.巨大な闇を引き寄せ- 我々の運命を変えたのだ 今やアラドール殿の懸念は増すばかり
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!Aber ich erkannte: "Aber ich lebe noch!
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!꾸겨넣을 방법이 없다고. 하지만 저는 깨달았어요. "나는 아직도 살아있다!
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!la enormidad de mi ser dentro de este cuerpo tan pequeño.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!l'enormità del mio essere all'interno di questo minuscolo corpicino.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!Nie potrafiłam sobie wyobrazić, jak można wcisnąć ogrom, którym byłam, z powrotem do małego ciała.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!את כל הכבירוּת הזו של עצמי בחזרה לגוף הזעיר הזה.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!أنه من المستحيل أن أقدر على ضغط ضخامة نفسي مرة أخى داخل هذا الجسد الصغير
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!押し込めるのは無理だろうなと思ったのを覚えています しかし私は"でもまだ私は生きてる!"と思いました
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ale fascinuje ma toto - tieto malé komíny, len tak si dymiace.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ich krieg mich nicht wieder ein - wie hier diese kleinen Schornsteine die Gegend vollqualmen.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Ik vind het echt geweldig dat je van die kleine rokende schoorsteentjes hebt.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Je ne peux pas croire- qu'il y ait ces petites cheminées qui fument.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.아 이건 그냥 지나칠수가 없네요. 연기를 내뿜고 있는 작은 굴뚝이 보입니다.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Naprosto mě dostává -- že tady máme posazené tyto malé komíny, jak si pokuřují.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Nem lehet csak úgy elmenni mellettük -- itt vannak ezek a kis kémények és füstölögnek.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Non smetterei mai di guardarle... questi camini che stanno lì e sputano fumo.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Nu pot trece peste asta -- sunt aceste hornuri mici care scot fum.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Simplemente no dejo de impresionarme por esto... que existan estas pequeñas chimeneas aquí nada más humeando,
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Struktury z muszli... To takie fajne! Stoją tu kominy i dymią.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Tôi chỉ không vượt qua được nó -- Bạn có những cái ống khói nhỏ nhả khói đi
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Απλά δεν μπορώ να το ξεπεράσω αυτό -- ότι έχετε αυτές τις μικρές καμινάδες που υπάρχουν εδώ και καπνίζουν.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Не могу пройти мимо — Посмотрите на эти маленькие дымящиеся трубы.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.Просто не мога да го превъзмогна... тези малки коминчета, които си стоят там и пушат.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.אני פשוט לא מצליח להתגבר על זה -- שיש ארובות קטנות הנמצאות פה ומעשנות.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.لا يمكنني الحصول على أكثر من هذا -- إن كنتم قد حصلتم على هذه المداخن القليلة وجلستم هنا تدخنون بعيداً.
Bunu bir türlü kafamdan atamıyorum yani elimizde oturduğu yerden tütüp duran bu minicik bacalar var.小さな煙突が煙を履いています これはおぞましいほど有毒なんです
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Annoin sille kaikkeni. Nyt se on pieninä palasina.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Ci ho messo anima e corpo per farlo! Sì, e ora è ridotto in mille pezzi.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Isto é o auto-mail de primeira a que dediquei corpo e alma! Sim, e, agora, está desfeito em pedacinhos.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Jag lade ner min själ i det. Och nu är allt i småbitar.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Jeg lagde min sjæl i det. Og nu er alt i småstumper.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.¡Puse mucho esfuerzo en construirlo! Sí, y ahora está hecho añicos.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Włożyłam w niego tyle serca! Tak, a teraz jest w kawałkach.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Έβαλα όλη την τέχνη μου για να το φτιάξω! Ναι, και τώρα είναι κομματάκια.
Evet ama ,simdi minicik parçalara ayrıldı.Да, а теперь всё развалилось на кусочки.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -Deci este egal cu produsul scalar dintre forță și deplasarea noastră foarte mică.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -Es el producto escalar de la fuerza y nuestro super-small desplazamiento.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -Jest to iloczyn skalarny siły i naszego bardzo małego przemieszczenia.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -Skalární součin síly a velmi malého posunu.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -Это скалярное произведение силы и нашего бесконечно малого перемещения.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -זוהי המכפלה הסקלרית של הכוח והמרחק הממש קטן שלנו.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -力とこの極小の変位のドット積です。 力とこの極小の変位のドット積です。
Massachusetts Genel Hastanesine doğru gidiyordum. Ve ana rahmindeki minicik bir cenin gibi tortop oldum.Wiozła mnie od jednego szpitala do drugiego, a ja leżałam skurczona.
-- mikrovoltlar düzeyinde minicik sinyaller çıkaran sıradan fiberler.수백개의 미세한 전선을 신경섬유로 연결해야 하니까요.
-- mikrovoltlar düzeyinde minicik sinyaller çıkaran sıradan fiberler.Signale aussenden.
-- mikrovoltlar düzeyinde minicik sinyaller çıkaran sıradan fiberler.ששולחים אותות מזעריים במיקרו-וולטים.
-- mikrovoltlar düzeyinde minicik sinyaller çıkaran sıradan fiberler.التي تصدر إشاراتِ صغيرة بمقدار جزءِ من المليون جزء من الفولت.
-- mikrovoltlar düzeyinde minicik sinyaller çıkaran sıradan fiberler.信号を読み取る 必要があります これは現在 技術的に
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Các nhà phát triển nói rằng, được rồi, chúng tôi sẽ xây dựng các căn hộ bé xíu.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Constructorii spun OK, construim gasoniere mici de adolescenți.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Die Planer sagen: "Wir bauen winzig."
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Gli sviluppatori dicono, va bene, costruiremo questi piccoli appartamenti.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.개발업자들은 말하죠, "알겠어요 아주 작은 아파트들을 만들죠"
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Les développeurs disent, Bon, nous allons construire des petits appartements minuscules.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Los desarrolladores entonces deciden construir apartamentos mínimos.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Ontwikkelaars bouwen dan kleinere appartementen