Ana içeriğe geç
Sözlük

miktar ile cümle

miktar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her bir çizgi ölçülen sıvının miktarını gösterir.Atunci vor observa cu atenție cantitatea de lichid de pe fiecare foaie.
RAM miktarı 256 MB'ten 512 MB DDR2'ye yükseltilmiştir.RAM: 1 GB, de la 512 MB în sus.
Toplam miktar madde yahut enerjinin özgürlük derecesine bağlıdır.Greutatea sa depinde de cantitatea de materie și energie din jurul său.
Magma aynı zamanda eser miktarda başka kimyasal maddeler de içerir.Există însă și cicluri naturale pentru alte elemente chimice.
Kullanıcıların sınırsız miktarda ses yakalamasına izin verir.Aplicația de ceas suportă setarea unui număr nelimitat de alarme.
Yıllık yağış miktarı 1000–1200 mm’dir.Cantitatea medie anuală de precipitații este de 1000–1200 mm.
Ayrıca önemli miktarda Hristiyan bir azınlık vardır.De asemenea, există un număr semnificativ de arabi creștini.
İlçede bol miktarda göl ve ırmak bulunmaktadır.Pe insulă se află numeroase lacuri și râuri.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Picioarele posterioare au o lungime mai mare.
Bu nedenle, belirli miktarda gereçten yapılan kalın bir kiriş, ince bir kirişten daha dayanıklı olacaktır.Întrebarea dacă un anumit șir al gradelor poate fi realizat printr-un graf simplu este mai dificilă.
Oreos'un popülaritesi arttıkça, onunla birlikte gelen dağıtım miktarı da artar.Popularitatea biscuiților Oreo continuă să crească, la fel ca și cantitatea de distribuție.
Sıcak gazın toplam miktarı görünür galaksilerin toplam kütlesinin 5-10 kat fazlasıdır.Ce tip de stea este, probabil, de 5 până la 10% dintre stelele din galaxia noastră.
Burada çok büyük miktarda altın ve gümüş madeni olduğu tahmin edilmektedir.Pe teritoriul său se găsesc mai multe mine de aur și argint.
Babası yüklü bir miktar para karşılığında ona göçmenlik konusunda yardım eder.Tatăl lor este nevoit să plătească, cu mare dificultate, sume considerabile pentru a le susține studiile.
Vitamin yetersiz alındığında kan ve idrardaki miktarlar azalır.Printr-o medicație adecvată se scade probabil numărul de viruși din sânge și secreții.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.El cuprinde de regulă o proporție mare de siliciuri de fier.
Kredi miktarı Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir.Capacitățile de împrumut de fonduri ale întreprinzătorului sunt, de obicei, foarte reduse.
Günlük dökülen süt miktarı 3200 – 3500 litre arasındadır.Producția medie anuală de lapte oscilează între 3.000-5.000 litri.
Fiyatı düşük olduğu için büyük miktarlarda satın aldı.Pentru că este produs în cantități mici, prețul său este mare.
Bunun nedeni mezarlıklara bol miktarda dikilmesidir.Se remarcă existența în număr mare a obiectelor funerare.
Bu miktarlar çeşitlere göre değişir.Debitul vorbirii variază în funcție de mulți factori.
Buradaki ormanlar önemli miktarda sarıçam (Pinus sylvestris) popülasyonunu barındırır.Rezervația este importantă prin arboretul de pin silvestru ( Pinus sylvestris).
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Eu și cu Henk abia am adunat destui bani pentru un inel de aur.
Bu rapora göre 130.000 Türk katledilmiş, çok önemli miktarda mal ve eşya zayiatı verilmişti.Se spune că ar fi tras în țeapă peste 100.000 de turci, probabil un număr exagerat.
Eski kavuşum tablolarına göre bu olayın önemli bir miktar hatalı verildiğini saptadı.În ceea ce mă privește, am considerat totdeauna aceste comitet ca fiind o farsă deplorabilă...
Yükseltisi fazla ve havanın nem miktarı azdır.Precipitațiile sunt puține, iar temperaturile ridicate.
Madde miktarına b.Infecțiile cu b.
Bu baraj büyük miktarda elektrik üretti.Acest baraj a generat o cantitate mare de energie electrică.
Hem miktar hem de kalite birçok durumlarda önemlidirler.Atât cantitatea cât și calitatea, sunt importante în cele mai multe cazuri.
Makine çok miktarda elektrik üretti.Mașina a generat o cantitate mare de energie electrică.
Bu proje için büyük miktarda paraya ihtiyacımız var.Pentru acest proiect, avem nevoie de o sumă mare de bani.
Her ikisi de büyük miktarlarda üretildi.Mindkettőt óriási mennyiségben gyártották.
Çok az bir miktar da Yahudi vardır.A zsidók kevesen vannak.
Bu çok miktarda dilbilimsel veriyi elde etmek için Google Birleşmiş Milletler dokümanlarını kullandı.A hatalmas nyelvi adatmennyiség begyűjtésére a Google ENSZ-dokumentumokat használt.
Domitian bu miktarı 300 denarius'a çıkarmıştır.Ez változatlan maradt egészen Domitianusig, aki 300 denariusra emelte.
Ancak çözünen madde miktarı değişmez.A függvény tehát nem változhat akármilyen nagyot.
Sebzeler arasında en fazla miktarda Omega-3 içerdiği anlaşılmıştır.Az omega-3 zsírsavak közé tartozik.
Fakat az miktarda suyun ses miktarını arttırabilmektedir.Habár a kis mennyiségű víz igazából növelheti a hang erősségét.
Her sene paranın miktarı değişir.Mennyisége évente változhat.
İhtiyaçlarını karşılamak için ufak bir miktar has verilmişti.Hálából egy kis szobát bocsátottak rendelkezésére.
Bunun dışında Karaman'da da az miktarda Nogay aileleri mevcuttur.Ezeken kívül még két jelentős piac is található Niamey-ben.
Asit miktarının yüksek olduğu gölde balık yaşamaz.A magas sótartalom miatt halak nem élnek a tóban.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Ez az elem nagy mennyiségben található meg a csillagokban és a gázóriásokban.
Genellikle yüzde birlik miktarı olan centipoise (cP) kullanılır.Gyakrabban ennek századrészét a centipoise-t (cP) használták.
Bundan bol miktarda havyar elde edilir.Innen több teljes cápaváz került elő.
Tektosaglardan kalma Keltik özellik taşıyan kalıntılardan çok az miktarda vardır.Valószínűleg ennél jóval kevesebb példány maradt bélyeggyűjtők birtokában.
64-bit veri yolu – bu, her isteyişte bellekten alınan bilgi miktarını ikiye katlamaktadır.64 bites adatbusz-szélesség: Megduplázták a ciklusonként a memóriából lekérhető adatok mennyiségét.
Bulunduğu ortamda su miktarı uygun olduğu takdirde bahar aylarında günde 5 cm'ye kadar uzayabilir.Ha elegendő nedvességhez jut, nyáron akár napi 5 cm-t is növekedhet.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.Ha egyenlőkből egyenlőket vonunk ki, akkor a maradékok is egyenlők.
Yiyeceklerin geçici olarak büyük miktarda depolandığı organdır.A felesleges élelmet nagy mennyiségben tárolták.
1841'de başhakkak olarak yabancılar için ödenen yüksek bir miktar ile göreve başladı.1881 decemberében kénytelen volt külföldről nagy összegű kölcsönt felvenni.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.2004-re az antarktiszi ózonlyuk 20%-kal kisebb lett.
Dergide ortalama bir miktarda ecchi içermekte ve sadece birkaç aksiyon odaklı içerik içermektedir.Szép számmal találhatóak a magazinban eccsi elemek, viszont csak néhány sorozata akció orientált.
Ukrayna'nın 47.1 milyar tonluk bir miktarda kömür rezervleri vardır.Ezután az ukrán aranytartalék 26,1 tonna maradt.
Kasabada önemli miktarda Macar nüfusu yaşamaktadır.A városban jelentős hakka lakosság él.
Az miktarda taş kömürü bulunur.Itt különböző minőségű kőszenet találtak.
Ödülün toplam miktarı 100,000 İsveç kronudur.A díjjal egy millió svéd korona jár.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.A kávé elfogyasztása után jósolni is szoktak a kihűlt kávézaccból.
Yüksek miktarda yumurta ve tereyağı içerir.Óriási mennyiségű almát eszik.
Bu işlemler fazla miktarda elektrik enerjisine ihtiyaç gösterir.A laboratórium sok elektromos energiát igényelt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod