Sulama: Yazın bitkiye bol miktarda su verilmeli, sıcak havalarda yapraklarına su püskürtülmelidir.De kräver mycket vatten från vår till höst, då de ska odlas under lätt skuggat glas.
Bankalara yüklü miktarda borcu olan bu okulu iflas ve kapanmaktan kurtarmak da yine bu öğrencilere düşecektir.Den höga byggkostnaden gör skolan bankrutt och den tvingas stänga och eleverna blir utan skola.
Bunun sonucu olarak avukatlık ücreti toplam miktarın %47'sine ulaşabilmektedir.Det gjorde att den sammanlagda vinstbeskattningen för storföretag kunde uppgå till 57%.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Джоел та Етан дозволили мені зробити певний внесок.».
Office 365 aboneleri için ek depolama alanı miktarı da 1 TB'a yükseldi.Кількість додаткової пам'яті для абонентів Office 365 також зросла до 1 Тб.
Yağmur genellikle Kasım ve Ocak aylarında küçük miktarlarda yağar.Дощ зазвичай випадає в Мецці в невеликої кількості в грудні і січні. .
1995 yılındaki yakalanan balık miktarı yaklaşık 180.000 tondu.1995 року вилов риби наближався до цифри 180 000 тонн.
Proteinin saflığı ve miktarı SDS-PAGE veya Western blot ile öğrenilebilir.Кількість та якість отриманого білка може бути визначена за допомогою SDS-PAGE та Вестерн-блоту.
Americano'nun sertliği eklenen espresso ve suyun miktarına göre değişir.Міцність американо залежить від кількості еспресо.
Bir miktar askerin kaleye girmesine izin verilmeli.Одна з бійниць захищає вхід в замок.
Her sene paranın miktarı değişir.Кожного року кількість учасників змінюється.
Demir miktarından yapılan tahminlere göre süpernova, Dünya'dan 30 parsek uzaklıkta olmalıydı.На думку науковців, кількість заліза вказує, що наднова вибухнула не далі 30 парсеків від Сонячної системи.
Bu teorinin en büyük delili yerbilimsel katmanlardaki aşırı iridyum miktarıdır.Звичайно, треба вести ці дослідження в найширшому загальнолюдському масштабі.
Bu miktar gezegenin ve yıldızın boyutlarına bağlıdır.Як бог знає розмір і число зірок.
1891 ile 1913 arasında demiryolu inşası için harcanan miktar 1.455.413.000 rubledir.Вартість будівництва Транссибу із 1891 по 1913 склала 1 455 413 тисяч карбованців.
Yarılanma süresi, bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zamandır.Період напіврозпаду — час, протягом якого розпадається половина радіоактивної речовини.
Evrende sınırsız miktarda para veya malzeme yoktur.У фонді немає мінімального чи максимального рівня інвестицій.
Bu nedenle az miktarda inşa edildi.Через це і побудували їх не багато.
Kıvrım miktarı milimetreden-kilometreye değişir.Це значення вимірюється міліметрами.
Sonraki deneyler orantısız miktarlarda L ve D yönelimli enantiyomerlerin olasılığını onamıştır.Деякі пізніше дослідження показали, що можливі непропорціональні кількості L- та D-енантіомерів.
Ancak, kızın babası evlenmeleri için Âşık'ın yüklü bir miktar para getirmesini ister.Графиня неодноразово просила у свого батька гроші, щоб покрити борги коханця.
Bu miktar, bugün yaklaşık 3,6 milyon Euro'ya karşılık gelmektedir.Сьогодні більш ніж 3,6 млн.
Yıllık yağış miktarı ortalama 300–400 mm olup bunun % 40 kadarı yaz mevsiminde düşer.Середньрічна сума опадів 343 мм з яких 60 % випадає влітку.
Değiştirdiği şey yalnızca, kütlenin miktarı konusundaki sınır olmuştur.Обмеження — це відношення, що лімітує значення змінної, які вона може мати.
Burada çok büyük miktarda altın ve gümüş madeni olduğu tahmin edilmektedir.Говорять, що золота та срібла було на ньому дуже багато.
Ayrıca bu bölgede bol miktarda petrol bulunmaktadır.Крім того, в країні було багато нафтових джерел.
Az miktarda üretilmiştir.Вироблено невелика кількість.
Belli bir miktar para toplandı.Вийшов десь мішок грошей.
Yeterli miktarda potasyum almanın en iyi yolu değişik türde yemekler yemektir.Щоб правильно годувати цих папуг потрібно пропонувати різноманітну їжу.
Çok az miktarda arıcılıkta yapılmaktadır.Він необхідний у невеликій кількості.
Disiklopentadien büyük miktarda NAFTA ve gaz yağının etilene buharla ayrıştırılmasından elde edilir.До темних нафтопродуктів відносяться будь-які типи мазутів і дистилятів масла.
Alt kısımlarında maki türleri hakimdir.Yıllık yağış miktarı 800mm.Північна частина муніципалітету отримує більш опадів — 800 мм на рік.
Bu evrede bol miktarda anklavlara rastlanılmıştır.Тут, як і раніше, багато споруд громадського призначення.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Розпродані наркотики приносять величезні гроші.
Ama zengin olan teyze oğlunun göndereceği para hiç de göz ardı edilecek bir miktar değildir.Попри незлічене багатство батько синові не виділяє навіть найменші кишенькові гроші.
Yıllık büyüme miktarı yaklaşık %10 civarındadır.Очікуване зростання споживання становить приблизно 10% на рік.
Günlük dökülen süt miktarı 3200 – 3500 litre arasındadır.Надій на одну фуражну корову становив 3200-3600 кг.
Yoksulluk sınırı, yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarıdır.Межа бідності — мінімальний рівень доходу, який вважають адекватним у певний країні.
Bu miktarında büyük bölümü ABD'de bulunmaktadır.Особливо великі досягнення в цьому напрямку мають США.
Sistemin onayı ile yatırmış olduğunuz para miktarı alıcının hesabına geçer.Користувач вносить будь-яким з можливих у системі способів грошові кошти на свій рахунок.
Analistlere göre, satış miktarı 800 milyon markaydı.На думку експертів, йшлося про 800 млн доларів.
Temel kazma işine başladıktan sonra buradan çok miktarda su çıkması inşaatı sıkıntıya soktu.Після завершення будівництва греблі, незабаром після цього розпочалось заповнення водосховища.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Дерма містить багато нервових закінчень і кровоносних судин.
Ehman, yakın zamandaki yazılarında "az miktarda veriden büyük sonuçlar çıkarmamak gerektiğini" belirtmiştir.У своїх останніх роботах, Ейман воліє не «робити далекосяжних висновків із вельми недалеких даних» .
Bu devletler büyük miktarda toprak istedi.Цим собакам потрібна велика територія.
Az miktarda taş kömürü bulunur.У невеликих кількостях добувається кам'яне вугілля.
Çok az bir miktar da Yahudi vardır.Євреїв залишиться мало.
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.Розвідані запаси нафти.
Salgıladığı zehir miktarı ortalama 124 mg'dır.Рівень цукру в крові в день отруєння досягав 142 мг%.
Kozmik toz parçacıklarının çoğu boyutları 0,1 mikrometreye ulaşan az miktardaki moleküller topluluğudur.Космічний пил утворюється в космосі частинками розміром від декількох молекул до 0,1 мм.
Kımızda çok az miktarda alkol bulunmaktadır ve çok içilince sarhoş edebilmektedir.На його боці багато з тих, кому набридло пияцтво і кумівщина.
Bol miktarda su ile yetiştirilir.Формується з багатьох водойм.
Her ödül sahibine, bir madalya, bir diploma ve miktarı yıllara göre değişen para ödülleri verilir.Кожен лауреат отримує медаль, диплом та грошову винагороду, сума якої змінюється протягом років.
Fakat bunlar için büyük miktarda mali yardıma ihtiyacı vardı.Але для його будівництва потрібно було багато коштів.
Örnegin köpeğini kaybeden şahıs A bulunması halinde bulana belli miktarda para vereceğini taahhüt eder.Власник, який загубив певну річ, обіцяє винагороду тому, хто її знайде.
Ama buradaki ozon hem miktar, hem de yüzde olarak çok fazla değildir.В цілому його частка незначна і не перевищує кількох відсотків.
Ödülün toplam miktarı 100,000 İsveç kronudur.Розмір премії становить 100 000 норвезьких крон.
Fiyatlar gümüş miktarıyla belirlenen para birimi birliğine göre verilirdi.Народ мав приймати їх за однією ціною зі срібними копійками.
Yanlış eşleştirmede ise para sıfırlanıyor ve yarışmacı kalan para miktarları için yarışmaya devam ediyor.Звучить просто, але твій конкурент полює за тим же автомобілем і не менше тебе бажає отримати трохи грошенят.
Bol miktarda balık bulunur.Є численні залишки риби.