Ana içeriğe geç
Sözlük

miktar ile cümle

miktar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a bir miktar borcum var.I owe Tom some money.
Bana aldığı bazı şeyler için Tom'a bir miktar borcum vardı.I owed Tom some money for some things he bought for me.
Büyük miktarda kömüre ihtiyacımız var.We need a large amount of coal.
Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.Even a small amount of human blood in the water can attract sharks from miles away.
Markku ve Liisa kıt kanaat geçinecek kadar yeterli miktara sahipti.Markku and Liisa had just enough to keep the wolf from the door.
Bol miktarda su iç.Drink plenty of water.
Fiber-optik kablolar büyük miktarda bilgi taşıyabilirler.Fibre-optic cables can carry huge amounts of information.
Bol miktarda su var.There's plenty of water.
Tavan arasında bol miktarda depolama alanı vardır.There is plenty of space in the loft for storage.
Harcadığım gerçek miktarı ondan sakladım.I hid the true amount I spent from him.
Gerçek miktarı ondan saklarım.I hide the true amount from her.
Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.The amount payable on the electricity bill was low.
Hükümet eğitimi daha bol miktarda finanse etmeli.The government should finance education more abundantly.
Yemek için bol miktarda aldım.I've had plenty to eat.
Proje büyük miktarda para gerektiriyor.The project requires a great deal of money.
Çok paramız yok ama kesinlikle ihtiyacımız olanı almak için yeterince miktara sahibiz.We don't have a lot of money, but we have enough to buy what we absolutely need.
Bana bir miktar kredi verdiler.They gave me a line of credit.
Tom, Mary'yle aynı miktarda yemek yedi.Tom ate the same amount as Mary did.
Tom bol miktarda alkol içer.Tom drinks copious amounts of alcohol.
Gezim için bankadan bir miktar para çektim.I withdrew some money from the bank for my trip.
Tom'un bilgisayarı çöktü ve o bir miktar önemli belgeleri kaybetti.Tom's computer crashed and he lost a number of important documents.
Topladığımız paranın miktarı önemsizdi.The amount of money we collected was insignificant.
Burada yeterli miktara sahibiz.We've got enough here.
Tom çok büyük miktarda para kazanıyor.Tom is making money hand over fist.
Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.The product may contain trace amounts of nuts and gluten.
Ben de aynı miktarda şüphelendim.I suspected as much.
Hiç kimse o miktarda kan kaybıyla hayatta kalamazdı.No one would survive that amount of blood loss.
Tom Kızıl Haç'a anonim olarak büyük miktarda para bağışladı.Tom anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
O kesin bir miktar.That's the exact amount.
Üzerimde belirli bir miktar para var.I have a certain amount of money on me.
Biz her zaman aynı miktarı öderiz.We always pay the same amount.
Tom bankadan çalınan paranın miktarını hesapladı.Tom calculated the amount of money that was stolen from the bank.
Ne var ki, miktar doğru değil.However, the quantity is not correct.
Bu baraj büyük miktarda elektrik üretti.This dam has generated a lot of electricity.
Soda muazzam miktarda şeker ve kalori içerir.Sodas contain enormous amounts of sugar and calories.
Gezegendeki su miktarı sabit kalır.The amount of water in the planet remains constant.
Gümüş paranın miktarı ne kadar büyük olursa, rüşvet o kadar büyük olur.The larger the amount of silver, the larger the amount of corruption.
Civanın önemli bir miktarı uskumruda bulundu.A significant quantity of mercury was found in the mackerel.
Onların bol miktarda yiyecekleri var.They have plenty of food.
Miktarlar sınırlı.Quantities are limited.
Tom'un alacağını tahmin ettiği süre miktarı makul görünüyor.The amount of time Tom estimated that it'll take seems reasonable.
Onların bol miktarda suyu var.They have plenty of water.
Balıkta kayda değer miktarda cıva bulunmadı.There was no appreciable quantity of mercury found in the fish.
Kilerde bol miktarda yiyecek var.There's plenty of food in the pantry.
Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Tom'a yüklü miktarda para miras kaldı.Tom inherited a considerable amount of money.
Biz ithalat miktarlarındaki hızlı büyümeye şaşırdık.We're amazed by the rapid growth in import quantities.
Makine çok miktarda elektrik üretti.The machine generated large amounts of electricity.
Bol miktarda kıl kaybetmeye başladılar.They begin losing copious amounts of hair.
Bizim bol miktarda yerimiz var.We have plenty of room.
Küçük miktarlarda kurşun bile tehlikelidir.Even small amounts of lead are dangerous.
Çeke miktarı rakamların yanı sıra kelimelerle de yaz.Write the amount on the check in words as well as figures.
Bizim yolların ve köprülerin büyük miktarda tamire ihtiyacı var.Our roads and our bridges need massive amounts of repair.
Tom'un bol miktarda yardıma ihtiyacı olacakTom will have plenty of help.
Tom'un bana nispeten büyük miktarda para borcu var.Tom owes me a relatively large sum of money.
Tom çok miktarda para kazandı.Tom won a large sum of money.
Sana yemek için aynı miktarda kırmızı biber vereceğim.I'll give you the same amount of chili to eat.
Bu kış benzeri görülmemiş miktarda karla başladı.This winter began with an unprecedented amount of snow.
Bütçe kesintileri bölümde bir miktar sürtüşmeye neden olmalı.The budget cuts are bound to cause some friction in the department.
Tom inanılmaz miktarda yemek yiyor.Tom eats an incredible amount.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod