Ana içeriğe geç
Sözlük

miktar ile cümle

miktar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.Playing chess requires a certain amount of skill.
O, çok miktarda para borçluydu.He owed large amounts of money.
Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.He began buying gold in huge amounts.
Az miktarda para ödenirdi.He would be paid a small amount of money.
Devletlerin çoğu, büyük miktarlarda para borçluydu.Many of the states owed large amounts of money.
Erkekler ve kadınlar bir gecede büyük miktarlarda para yaptı.Men and women made huge amounts of money overnight.
Meclis üyesi bir miktar tartışmalı önerge sundu.The councilor tabled a number of controversial motions.
Bizim büyük bir miktarda yiyeceğimiz var.We have a huge amount of food.
İki köpeğim var ve onlardan her birini aynı miktarda yiyecekle besliyorum.I have two dogs and I try to feed them each the same amount of food.
Miktar değil, kalite.Quality, not quantity.
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onların hepsini silip süpürdüler.I put some cookies on the table and the kids ate them right up.
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onları hemen yediler.I put some cookies on the table and the kids ate them right up.
Yediğin şişmanlatıcı yiyeceğin miktarını azaltmalısın.You should cut down on the amount of fattening food that you eat.
Onlardan boşuna büyük bir miktarda ödünç para almaya çalıştı.He tried, in vain, to borrow a large sum of money from them.
Tom çok miktarda nakit taşımaz.Tom doesn't carry much cash.
Tom bankaya bir miktar para yatırdı.Tom deposited some money in the bank.
Tom çok düşük karbon miktarına sahip olduğuna inanıyor.Tom believes he has a very low carbon footprint.
Tom bıraktığı az miktarda yiyeceği yedi.Tom ate what little food he had left.
Tom Mary'den büyük bir miktarda para ödünç aldı.Tom borrowed a large amount of money from Mary.
Tom bankadan bir miktar para çekti.Tom withdrew some money from the bank.
Tom bir çekiç daha ve bir miktar çivi almak için nalbura gitti.Tom went to the hardware store to buy another hammer and some nails.
Tom bir miktar borç para istiyor.Tom wants to borrow some money.
Tom Mary'ye çok miktarda faydalı Fransızca öğretti.Tom taught Mary a lot of useful French.
Tom bir miktar aspirin bulmayı umarak ecza dolabını açtı.Tom opened the medicine cabinet hoping to find some aspirin.
Tom bir miktar soğan doğradı.Tom chopped some onions.
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.Tom bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Tom bir miktar elma aldı ve elma sosu yaptı.Tom bought some apples and made apple sauce.
Portakallar bol miktarda C vitminine sahiptir.Oranges have a lot of vitamin C.
Bu iki şişede farklı miktarlarda ilaç var.There are different amounts of medicine in these two bottles.
Bu iki şişede aynı miktarda ilaç var.There is the same amount of medicine in these two bottles.
Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.The doctor told Tom to lower the amount of red meat that he ate.
İsviçre çok miktarda bira tüketiyor.The Swiss consume a large amount of beer.
Fransa'da büyük miktarda şarap tüketildi.In France, a great amount of wine is consumed.
Bir miktar kağıt istiyorum.I want some paper.
Yediğim etin miktarını azalttım.I've reduced the amount of meat I eat.
Bu iki ya da üç yıl içinde, büyük miktarda servet sahibi oldu.In these two or three years, he acquired a large amount of wealth.
Hiçbir eğitim miktarı seni bunun için hazırlayamaz.No amount of training can prepare you for this.
O aşırı miktarda kahve içer.He drinks excessive amounts of coffee.
Bir miktar taze soğuk süt alabilir miyim?May I have some fresh cold milk?
Orada bol miktarda güzel kız var.There are plenty of nice girls out there.
Harcadığın toplam para miktarı nedir?What is the total amount of money you spent?
Büyük şehirlerde çok miktarda suç var.There is a lot of crime in big cities.
Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.I'd like to ask you for some legal advice.
Sıcaklık yüksek olduğu için büyük miktarda klima satıldı.A large quantity of air-conditioners has been sold since the temperature is high.
Krem şantiye az miktarda brendi ekledi.A small amount of brandy is added to the whipped cream.
Bu, yeterli miktardan daha fazla.It's more than enough.
Ken iş yerinde artan miktarda zaman harcıyor.Ken spends an increasing amount of time at work.
Mandalina çok miktarda C vitamini içerir.Tangerines contain a lot of vitamin C.
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.Tom accidentally ate some rat poison.
Yeni köprüye büyük miktarda para harcandı.A large amount of money was spent on the new bridge.
O büyük miktarda para kazandı.He won a sizeable amount of money.
O fazla miktarda eroin aldı.He overdosed on heroin.
Mantarlar önemli miktarda mineral içerirler.Mushrooms contain significant amounts of minerals.
Bir ressamın kalitesi taşıdığı geçmiş miktarına bağlıdır.The quality of a painter depends on the amount of past he carries with him.
Çok miktarda sahibiz.We have plenty.
Nehir çok büyük miktarda su taşır.The river carries a huge volume of water.
O büyük bir miktar.It's a large amount.
Büyük miktarda para bağışladı.He donated a lot of money.
Sana bir miktar alabilirim.I can get you a deal.
Buzdolabında bir miktar süt kaldı.There is some milk left in the fridge.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod