Ana içeriğe geç
Sözlük

miktar ile cümle

miktar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bol miktarda sebze ve meyve üretilir.عدم تناول كمية كافية من الخضار والفواكه.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.الحديد موجود في مواد كثيرة.
Etrafında bol miktarda meşe ormanları vardır.وحولهما سهول شاسعة من النباتات اليابسة.
Köyde bol miktarda söğüt ağacı vardır.في القرية العديد من أشجار النخيل.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Joel e Ethan me permitiram uma certa contribuição.
Timberlake, Madonna'nın önceden hazırladığı kayıtların miktarından etkilendi.Timberlake ficou impressionado com a quantidade de material que Madonna já tinha pronto.
Maasaileri çoğunluğu Hıristıyanlığa geçmiştir, ayrıca bir miktar Müslüman da bulunmaktadır.Para a maioria dos muçulmanos, o hádice contém uma exposição com autoridade dos significados do Alcorão.
Ayrıca Sovyet kaynakları önemli miktarlarda diğer sosyalist devletlere yardım olarak tahsis edilmiştir.Quantidades significativas de recursos soviéticos foram alocados em ajuda para os outros Estados socialistas.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.A Islândia prosperou durante a guerra, reunindo reservas financeiras consideráveis em bancos estrangeiros.
Bu oran, bir önceki bölüme oranla bir miktar daha azdır.Contudo, ele vendeu, comparativamente, menos cópias que seus antecessores.
Buzlu kekler çok miktarda krema nedeniyle popülerdir.Bolos com cobertura são populares devido à grande quantidade de glacê.
Britanya kraliyet ailesine büyük miktarda miras kalmadı.A família real britânica não recebeu grandes heranças.
Normal olarak idrarda az miktarda amino asit bulunur.Depois disso, quantifica-se o amoníaco.
Tokyo Körfezi'inden büyük miktarlarda deniz yosunu toplanır.São também extraídas grandes quantidades de algas marinhas da Baía de Tóquio.
Plazmidlerin bir diğer kullanımı çok miktarda protein üretimidir.Outro uso importante dos plasmídeos é na produção de grandes quantidades de proteínas.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para a maioria das estrelas, a perda de massa é desprezível.
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.A saída do casulo requer muita energia.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Este elemento é encontrado em grande abundância em estrelas e planetas gigantes de gás.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.A Finlândia tem recursos madeireiros e minerais diversos e de água doce.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Quem agora há de encher-me a taça outra vez?
Hızın değişim miktarına ivme denir, ve momentum'un değişim miktarı ise kuvvet olarak adlandırılır.A taxa de variação de velocidade é chamada de aceleração, e a taxa de variação de momentum é chamada de força.
Bu arayüz, RAM (Rasgele Erişim Belleği)'den çok miktarda kullanır.Ele fará quase tudo por formigas (as formigas vermelhas os deixam loco).
Uzayın sonsuz miktarı ile, mümkün olan her olay sonsuz sayıda oluşacaktır.Com uma quantidade infinita de espaço, todo evento possível ocorrerá um número infinito de vezes.
Kuruluşundan beri İsrail GSYİH'nin önemli miktarını savunmaya harcadı.Desde a sua criação, Israel tem gasto uma parcela significativa do seu produto interno bruto em defesa.
İlk baharda ve yazın çiçek ve çok miktar meyve verir.Floresce na primavera e no verão, produzindo grande quantidade de frutos.
Britanya İmparatorluğu büyük miktarda insan göçünden sorumludur.O Império Britânico também foi responsável por grandes migrações de povos.
Eşi, ona bir miktar para verir.A mulher não lhe dá dinheiro nenhum.
Pitayalar ayrıca önemli miktarda fitoalbumin, antioksidan, kanseri önleyici serbest radikaller içerir.Pitaias também possuem quantidades significativas de antioxidantes, que previnem os radicais livres.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.Suas rochas contêm importantes quantidades de ferro.
Üretilen balgam miktarı, saatler veya günler arasında farklılık gösterebilir.A quantidade de expectoração produzida pode variar no prazo de horas ou dias.
Yağmur genellikle Kasım ve Ocak aylarında küçük miktarlarda yağar.As chuvas costumam ocorrer, em pequenas quantidades, durante os meses de novembro de janeiro.
Bunun yanında ona sadece kısıtlı miktarda güç veriyordu.Ele (ou seu exército) demonstrava, porém, pouca disposição para lutar.
Bu gizlediği birlikler az miktarda organize olmuş askerlerden oluşuyordu.Foram, no entanto, mantidos alguns corpos, organizados como exércitos de menor efetivo.
1936'daki başka bir depremse binada, bilinmeyen bir miktar hasar meydana getirmiştir.Em 1336 um terremoto fez outros estragos.
Bu da, ilçenin nüfusu göz önünde bulundurulduğunda, hiç de küçümsenmeyecek bir miktardır.Entretanto, se o sujeito for suprimido, juntamente com o predicado, não haverá contradição nenhuma.
Ayrıca önemli miktarda Hristiyan bir azınlık vardır.Há também uma minoria cristã.
Anne sütü yaklaşık olarak aynı miktarlarda umami içermektedir.O leite materno contém aproximadamente a mesma quantidade de umâmi que caldos.
Bununla birlikte, Japonya kıyılarında nadir toprak elementlerinin büyük miktarda birikimi tespit edilmiştir.No entanto, depósitos massivos de terras raras foram encontrados perto da costa do Japão.
Böylece dekar başına ürün miktarı 220 kg olmaktadır.É comum em diversos fabricantes o limite de 110Kg.
Americano'nun sertliği eklenen espresso ve suyun miktarına göre değişir.A força de um Americano varia com o número de colheres de café e da quantidade de água adicionada.
TNT eşdeğeri, patlamalarda salınan enerjinin miktarının ölçülmesinde kullanılan bir birimdir.O equivalente em TNT é um método de quantificação da energia libertada em explosões.
1864 olarak, Maxwell denklemleri titizlikle bu birleşik etkileşimi miktarı almıştı.Em 1864, através das equações de Maxwell pôde-se quantificar e unificar rigorosamente o fenômeno.
Akış kontrolü: Bilgisayarlardaki bellek miktarları sınırlıdır.Defeito: Ficam demais no computador.
Bu yasaya göre çözünmüş gaz miktarı, gaz fazındaki kısmi basınç ile orantılıdır.Dessa forma pode-se dizer que a concentração do gás é proporcional à sua pressão parcial.
Kalay kaynakları bol miktarda bulunur ve oldukça zengin altın yatakları vardır.Os depósitos de estanho são abundantes, e há depósitos razoavelmente ricos de ouro.
IPA (India Pale Ale), diğer biralara oranla daha yüksek miktarda şerbetçiotu içeren bir bira çeşitidir.India pale ale (IPA) é um tipo de cerveja de lúpulo dentro da categoria mais ampla de pale ales.
Yıllık yağış miktarı 280 mm olup yaz aylarında sıcaklıklar 40 derecenin üzerindedir.A precipitação anual é de 280 mm e a temperatura chega a alcançar mais de 40 graus no verão.
Bir miktar buzdolabında bekletilen kıyma buradan çıkartılır ve uzun kitle halinde enli şişlere takılıyor.Imaginemos uma garrafa cheia de um líquido qualquer sendo deixada durante horas em um refrigerador.
Bazı durumlarda yağ miktarı % 3'e kadar düşürülür.Por outro lado, em algumas regiões de África a frequência pode ser inferior a 3%.
Proton da buna eşit miktarda fakat ters işaretli yük taşır.O elétron apresenta a mesma carga que o próton, porém de sinal contrário.
Kreatin fosfat molekülünün miktarı ise ATP'nin yaklaşık 20 katı kadardır.A quantidade de fosfocreatina é em torno de cinco vezes maior que a quantidade de ATP.
Hafif alkalik olan bu topraklar düşük miktarda organik madde içerir.Seu substrato deve conter boa quantidade de matéria orgânica.
Meyveler az miktarda şeker içerdiğinden tadı pek hoş değildir.Tem como característica possuir pouco açúcar.
Büyük miktarda toprak terk edildi ve buradaki ürünler işlenmeden kaldı.Grandes porções do território ficaram inabitadas e os terrenos abandonados.
Gölde bol miktarda balık bulunur.A pesca é abundante neste lago.
Escherichia ve Lactobacillus gibi aeroblar daha az miktarda bulunurlar.Outros gêneros, tais como Escherichia e Lactobacillus, estão presentes em menor grau.
Kamu eğitimine oldukça büyük miktarda bir para tahsis edilmişti.Teria desaparecido da casa uma importante quantia em dinheiro.
Ani ve ağır akışlara veya 80 ml'den büyük miktardaki akışlara menoraji denir.Fluxos consideráveis e súbitos de quantidades superiores a 80 ml designam-se por menorragia.
Miktar relatifi olarak da adlandırılır.Veja-se Magnitude relativa.
Kredili hayvancılık çok az miktarda olup, genele yansımamaktadır.Aparentemente este espécie é pouco ou nada cultivada..
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod