Ana içeriğe geç
Sözlük

miktar ile cümle

miktar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Az miktarda taş kömürü bulunur.Каменного угля практически нет.
THK'nın da envanterinde bir miktar AGM-45 Shrike bulunmaktadır.Про ракету см. AGM-45 Shrike.
Kumarda şehrin ünlü gangsterlerinden birine yüklü miktarda para kaybeder.Третий — игрок, проигравший в казино крупную сумму чужих денег.
Yıllık yağış miktarı ortalama 300–400 mm olup bunun % 40 kadarı yaz mevsiminde düşer.Среднегодовая сумма осадков составляет 233 мм, из них 30-40 % приходится на летние месяцы.
Büyük miktarda yapıldığında bu karıştırma işlemi büyük fiziksel güç gerektirebilir.Возможно, это связано с тем, что для такой интерактивности необходим очень мощный физический движок.
Vitaminlerden A oldukça fazla miktarlarda bulunur.Нуждаются в некоторых витаминах.
Çok az miktarda enerji kaynaması için yeterli.Расходует достаточно мало энергии.
Filogeneomik ve filotıp için çok miktarda karmaşık method içerir.В фильме много метафоричных и философских образов.
Aynı miktardaki enerji 40 wattlık bir lambayı 2,5 saat yakarken 50 wattlık lambayı 2 saat yakar.40-ваттная лампочка потребит (выделит) такое же количество энергии за 2,5 часа.
Daha sonra silindirik yığınlara farklı miktarlarda sinyaller göndererek yaptı.Так появились войска-тамачи, которых рассылали по разным местам.
Britanyalılara diledikleri miktarda hammaddeyi satın alma imkânı verildi.Многие англичане стремились дать требуемые обязательства.
Macchiato: Tek veya double espresso üzerine çok az miktarda süt köpüğü dokundurulur.Молодой Азиаго изготавливается из цельного коровьего молока одной или двух доек.
Bu kısıtlamalar nedeni ile bu şaraplar az miktarda üretilir.Это обуславливает небольшой ассортимент и низкие объёмы производства данного напитка.
Fakat genç bireylerle yaşlı bireyler grup olarak karşılaştırıldıklarında eş miktarda etki göstermişlerdir.По сравнению с прочими представителями семейства они считаются довольно робкими.
Kredi miktarı Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir.Обычно это связано с выдачей кредитов.
Köyde bol miktarda Taş (mermer) ocakları bulunmaktadır.В деревне находится камень Купу (эст.
Böylelikle büyük miktarlarda hardal tohumunun kolay ve ucuza işlenmesi sağlanmıştır.Поэтому о крупном и дешёвом производстве хлопка не могло быть и речи.
İlgili ikizi gelişmiş pazarlarda küçük miktarlarda sevk edilen Nokia 103'tür.Nokia 103 поставляется в небольших количествах на развитых рынках.
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.Большие мелководные пруды (которые называются выпарными прудами) заливают морской водой.
Az miktarda diğer mineralller de mevcuttur.Есть также и другие редкие минералы.
Magma aynı zamanda eser miktarda başka kimyasal maddeler de içerir.Mg, вероятно, встречается в молоке в тех же химических соединениях, что и Са.
AB standartlarına göre tereyağındaki su miktarı %16 geçmemesi gerekmektedir.Относительная влажность сухой коры не должна превышать 16 %.
Bu nedenle tam anlamıyla film yapacak büyük miktarda para bulmak mümkün değildi.С тех пор я не мог понять, что делать, чтобы снять хороший фильм.
Fındık üretimi yapılmakta az miktarda da arıcılık yapılmaktadır.В небольших масштабах ведётся добыча пемзы.
Ödülün toplam miktarı 100,000 İsveç kronudur.Размер премии составляет 100 000 норвежских крон.
Televizyon haberciliğinin yaygınlaşmasıyla popülerliği bir miktar azalmıştır.В телесериале относительная роль приключений была увеличена.
Madde miktarına b.N — количество вещества.
Sınırlı sorumluluk, belli mallarla veya belli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir.Частные компании с ограниченной ответственностью могут быть ограничены акциями или гарантией.
Far camı yivleri ışığı çok az miktarda saptırır.Лампы накаливания в переносных часах расходуют мало энергии.
Grubun üyeleri kurulduğundan bu yana büyük miktarda değişiklik göstermiştir.С момента создания состав группы претерпел много изменений.
Bunun yanında El Alameyn Muharebeleri sırasında bu mayından bol miktarda kullanılmıştır. .Многие с лестью отзывались об аль-Кумайте.
Doğada bol miktarda bulunur.Особенно многочисленны в Средиземноморье.
Karaya vurmuş bireylerin miğdeleri araştırıldığında içinde bol ahtopot ve az miktarda balık bulunmuştur.В Средиземном море пойманных акул выбрасывают за борт, но уровень выживаемости, вероятно, невысок.
Her ikisi de büyük miktarlarda üretildi.Здесь их изготавливали в большом количестве.
Ertesi yıl için bir miktar tohum bırakılır.Часть семян всходит на следующий год.
Sonuç olarak önemli bir miktarda gelir kaybı yaşanmaktadır.В результате он рисковал потерей серьёзных сумм.
Çok miktarda mantar zehirlenmesinden sorumludur.В большом количестве трава ядовита для овец.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Они — лучшие в своём деле, и никто из них не может взять верх в этом противоборстве.
Bu yüzden bir miktar para cezası ödedi.За это он был вынужден заплатить большой штраф.
Demir miktarından yapılan tahminlere göre süpernova, Dünya'dan 30 parsek uzaklıkta olmalıydı.По расчётам Лейста руда должна была залегать на глубине не более 200 метров от поверхности Земли.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Эта процедура может занять, например, полчаса.
En eski yıldızlarda çok az miktarda metal varken, daha sonra doğan yıldızlarda daha fazla metal vardır.Самые старые звёзды содержат мало металлов, а более молодые звёзды содержат их больше.
Bazı miktarlar (kilobyte ve daha az) oyuncaklarda da pratik olarak kullanılır.Подобные (и даже бо́льшие) оценки существуют и для полярных акул.
Yağış miktarı da bu kesimde farklıdır.Количество осадков здесь также несколько ниже.
Sebzeler arasında en fazla miktarda Omega-3 içerdiği anlaşılmıştır.Структуры наиболее важных омега-3-полиненасыщенных жирных кислот приведены ниже.
Ortalama yağış miktarı 400-450ml dir Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Средняя высота составляет 300—400 м.Здесь много лесов и сельскохозяйственных угодий.
Akdeniz nal burunlu yarasasının üreme döngüsü hakkında az miktarda bilgi mevcuttur.О том, как проходит гнездование, имеется немного сведений.
Bu miktarında büyük bölümü ABD'de bulunmaktadır.Половина этой суммы придётся на долю США.
Çoğu Irak'ın ana şehirlerinde olmak üzere Yahudiler büyük miktarda mal varlığını geride bıraktı.Оставшись во Франции, бывшая первая леди Гаити сохранила за собой большую часть имущества.
Bazı yiyecekler kızartma esnasında çok miktarda yağ emerler.Лапшу недолго жарят в большом количестве масла.
Türkiye'de IPA üretimi, diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça yeni ve düşük miktardadır.В России масштабы его производства и применения порядком меньше, по сравнению с другими странами.
Hazırlanmasında rafine beyaz şeker kullanılmalı, şeker miktarı ürün litresinde en fazla 10 gram olmalıdır.Количество сахаров после ферментации вина должно быть меньше или равно 4 граммам на литр.
1990'ların sonuna kadar az miktarda da olsa hizmette kalmışlardır.К концу 1990-х годов их осталось работать только 10.
Ancak, miktar iki kardeş için nispeten yetersizdi.Однако этого оказалось недостаточно, недоставало ещё 200 невест..
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.Велась добыча нафталанной нефти.
Ağır olmayacak çünkü üzerinde çok az miktarda metal olacaktır.”"انها لن تكون ثقيلة لأن سيكون هناك القليل جدا من المعدن في محتواها".
Ayrıca Sovyet kaynakları önemli miktarlarda diğer sosyalist devletlere yardım olarak tahsis edilmiştir.كما خصصت مبالغ كبيرة من الموارد السوفياتية في تقديم المساعدات للدول الاشتراكية الأخرى.
Günlük üretim miktarı da 3-3,5 milyon kilowatt/saat civarındadır.ويعد مقدار الإنتاج اليومى حوالى 3 - 3,5 مليون كيلووات في الساعة.
2005 yılında önemli miktarda kilo vermiş ve kokain bağımlılığının üstesinden gelmiştir.في عام 2005، ساعدت عملية تدبيس المعدة السيطرة على زيادة وزنه، وتغلب على إدمانه للكوكايين.
Daha sonra, Niels Bohr, atomların sadece enerji ayrık miktarlarda yayıldığını göstermiştir.وفي وقت لاحق، أثبت نيلز بور أن الذرات تنبعث منها كميات منفصلة من الطاقة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod