İbni Raşid'e düzenleyeceği saldırının masrafları için kendisine bir miktar da aylık bağlandı.Allo scopo gli venne assegnato un appannaggio mensile quale compenso per muovere guerra contro Ibn Rashid.
P371+P380+P375 Büyük yangın ve büyük miktarlar durumunda: Tahliye alanı.P371 + P380 + P375 – In caso di incendio grave e di grandi quantità: evacuare la zona.
Toprakda da bol miktarda demir bileşikleri bulunur.Esso purtroppo presenta numerose grappe di restauro in ferro.
Normal olarak idrarda az miktarda amino asit bulunur.A volte si osserva eccesso di liquido amniotico.
Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.È per questo e per la sua statura bassa che beve molto latte.
Her sene paranın miktarı değişir.Il loro prezzo cambierà ogni giorno.
Her ikisi de büyük miktarlarda üretildi.I due assieme hanno realizzato significativa roba.
Ayrıca tat ve şeker miktarı bakımından çoklu seçeneğe sahiptir.Contiene inoltre una quantità calibrata di zucchero e sale.
Bu para şu ana kadar bir ünlü resmi için ödenmiş en büyük miktardır.Attualmente è la cifra più cara mai pagata per una sola figurina.
Ödülün toplam miktarı 100,000 İsveç kronudur.Il premio vinto ammonta a 10 milioni di corone svedesi.
Farklılık su ve yağ miktarından kaynaklanır.La pericolosità è dovuta alla differenza di densità tra olio e acqua.
Bunun yanında az miktarda madencilikte yapılmaktadır.Tale uso è però minoritario.
Bu dönemde Avrupa’nın nüfusu büyük miktarda artış göstermiştir.La popolazione di Amsterdam crebbe notevolmente durante questo periodo.
Throughput ise belli bir zamanda yapılan işin miktarını belirtir.Throughput: il numero di processi completati in una determinata quantità di tempo.
Tedavi büyük miktarlarda E vitamini içeren diyetten oluşur.Per questo motivo, occorre assumere le vitamine attraverso la dieta.
Büyük miktarda yapıldığında bu karıştırma işlemi büyük fiziksel güç gerektirebilir.Se l'organo era di grandi dimensioni questa operazione richiedeva una discreta forza fisica.
Az miktarda taş kömürü bulunur.Sono rari i contenitori in pietra.
Genel olarak, bir pilin içindeki reaktif malzeme yüzeyi miktarı arttıkça, iç direnci de düşer.In generale, maggiore è la superficie dei materiali reattivi in una batteria, minore è la resistenza interna.
Az miktarda da olsa mısır (çoğunlukla slajlık) buğday ve sebze ekimi yapılmaktadır.Nei frutti si trovano solo pochi semi (circa una dozzina).
Büyük miktarda bilimsel araştırmaya tabi olmuştur.Si tratta di un'enorme scoperta scientifica.
Yasama ve yürütme güçlerinin arasındaki ilişkiler oldukça az miktarda tanımlanmıştır.La connessione tra comportamento e stato mentale è meno stretta di quanto si possa pensare.
Yapılışı Derin bir kap içerisine bir miktar su konulur.Il reattore è immerso in una grande quantità di acqua contenuta in un cestello.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Esistono numerosi processi di carbonizzazione.
İlave olarak sanata hatırı sayılır miktarda sübvansiyon ayırdı.Certamente riuscì a raccogliere molta più arte che Mariette.
Bu sırada büyük miktarda enerji serbest bırakılmaktadır.Ciò libera in tempi brevi una grande quantità di energia.
Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz.Sono stati scoperti dei giacimenti di petrolio.
Britanya İmparatorluğu büyük miktarda insan göçünden sorumludur.In passato, l'impero britannico fu responsabile di grandi migrazioni di popoli.
Yıllık ortalama yağış miktarı ise 808 milimetredir.La media annuale di piovosità è di 808mm.
Zamanla kâğıt para miktarı demir para miktarını ve soy metalini aştı.Con il tempo la quantità di banconote superò decisamente quella delle monete metalliche.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Le zampe posteriori erano leggermente più lunghe.
Çünkü bu uçakta bol miktarda uyuşturucu vardır.Nell'aereo vengono trovate anche alcune pasticche di droga.
Bu miktarında büyük bölümü ABD'de bulunmaktadır.Curioso è il modo in cui tale volume raggiunse gli Stati Uniti.
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.Si scoprirà essere il padre biologico di Gabriel.
İlacın ortaya çıkan bu etkisinin büyüklüğü ilacın o dokuda bulunan miktarına bağlıdır.L'effetto come ogni farmaco deriva dalla quantità assunta della droga.
RAM miktarı 256 MB'ten 512 MB DDR2'ye yükseltilmiştir.Aveva di più che semplicemente un incremento del frame-buffer' da 256 a 512 MB.
Bu mayınlar daha sonra Kore Savaşı ve Vietnam Savaşı sırasında çok miktarda kullanılmıştır.Vennero largamente usate anche durante la guerra di Corea e nel Vietnam.
Böylelikle kendisi de eğitimi için bir miktar para kazanarak ailesine yardımcı olabilecekti.Pur venendo da una famiglia povera, riuscì a guadagnare abbastanza denaro per la propria educazione.
Bu tazminatın miktarı da sembolik miktarlardan toprağın gerçek değerine kadar değişebilir.Questo numero può variare a seconda della semantica del verbo.
Bu karışımın miktarı kusurun yani deliğin büyüklüğü ile orantılıdır.C'è molta confusione circa l'altezza di questa vetta.
Ayrıca çok az miktarda Bolu Dağlarında da bulunur.È anche presente in piccole quantità nelle foglie di tè.
Göz bebeği ortamda bulunan toplam ışık miktarına göre genişler, ortamda bulunan en parlak nesneye göre değil.Le specie di questa famiglia non contengono lattice, ma linfa chiara.
Mono- ve diasilgliseroller endüstriyle gıda ürünlerine düşük miktarda eklenirler.I Dog sono prodotti/attività con una quota bassa in un mercato a bassa crescita.
Bu da borcunu ödeyemeyenlere karşı bankanın az miktarda rücu hakkı olacağı anlamına gelir.Ciò significa che la banca avrà scarso ricorso contro debitori insolventi.
Her zaman etrafında aktör ve müzisyenler, bol miktarda ziyafet ve hayatın diğer zevkleri vardı.Era sempre circondato da attori e musicisti, e usufruiva di copiosi banchetti e altri piaceri della vita.
İçerisinde çok miktarda orman alanı mevcuttur.All'interno sono sfruttate alcune foreste.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Questo elemento si trova principalmente nelle stelle e nei giganti gassosi.
Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur.Può provocare seri avvelenamenti se consumato in quantità.
EİE idaresine tahmin edilen su miktarı 7 milyar metreküp kadardır.Il bottino fu stimato in 7 milioni di pesos.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Non eccedere nella lunghezza per non aumentare troppo lo sforzo di erogazione.
Ayrıca,burada önemli bir miktarda su aracılığıyla sürüklenme gösterilir.Da qui sgorgano quindi numerose sorgenti d'acqua purissima.
Günlük kreatin atım miktarı yaklaşık 1-2 gr/gün kadardır.Procedendo con la dieta, ci si stabilizza su un calo di circa 1–2 kg settimanali.
Bu sikke birimi 20 yıl boyunca çok miktarda basılmıştır.Li vissero per circa vent'anni in grandi difficoltà.
Şişe içinde kalan sadece bir miktar süt vardı.В бутылке оставалось совсем немного молока.
O, benden büyük miktarda para talep etti.Он потребовал у меня крупную сумму денег.
Su miktarı giderek azalmaya başlamıştı.Объём воды начал уменьшаться.
Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.Некоторое количество жидкости просачивается в наш офис.
Türk vatandaşlarının banka hesaplarında akıl almaz miktarda dolar var.На банковских счетах граждан Турции имеется невероятное количество долларов.
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.В горах много плодов, клевера и горного лука.
Örnek olarak 1984'te bu miktar GSYİH'nin %24'ydü.К примеру, в 1984 году такие затраты составили 24 % ВВП.
Analistlere göre, satış miktarı 800 milyon markaydı.По оценкам аналитиков, сумма продажи составила 800 млн марок.